Wednesday, January 25, 2012

Ne Var, Ne Yok?

Oh stres kaynağım gitti bugün. Sanırım birkaç hafta yok.
İşlerimi kontrollü yapabileceğim demek bu. Gel keyfim geri gel.


Bizim binanın arka tarafı. Saçaklardaki buzlara dikkat!
Bugünkü işim çok keyifli. Mama sandalyesi, çocuk koltuğu, Prima giyilebilir (don) bebek bezi, gelişim oyuncakları bakmak. Ay yok, doğurmadım. Küçük patronun eşi ile bebeği geliyor üst kata. Umarım geceleri uyuyan tatlı bir bebektir. Yoksa bir sonraki alışverişte mamaların içine pasiflora enjekte edicem. eheh Yapmam ayol, şaka lan şaka!


Bugün güzel olan başka birşey de, günlerdir donmuş vaziyette olan ve beton altında gömülü olan hatlarımızın açılması. Sabah 9da geldiler, öğleden sonra 3te gittiler. Hilti ile kafamız şişti ama napalım! En azından kendi tuvaletimize giricez. Ha bir de yan ofisin tuvaletine gittim de dün, kilitli kaldım içeride :/ Neyse sesimi duyan oldu da, kurtuldum. Cep telefonumu alıcam bundan sonra bilmediğim tuvaletlere işemeye giderken.
Benim sümüklü Ay Parçası, hasta hasta kendini suya verdi. Suyun sesi kesilmedi akmaya başladığından beri. Ne var ne yoksa yıkıyor. Umarım aynı temizlik emaresini, doldurduğu tuvaletimi temizlerken de gösterir.


Heh, bir de kopan telefon kablolarını tamir ettirdim bugün. 1.5 saat sürdü ayol. Kapıyı da kapatmadım, güvenlik önlemi olarak, sanki binada insan varmış gibi, ev de buz gibi oldu, biz de. Neyse benimki tamam, üst kat sorunlu. Yine paylaşcaz artık. Olsun. Akşama internetler açık! Yihuuv.


DİKKAT - içerik biraz mide bulandırıcı - sümüklü. KUSABİLİRSİNİZ!


Sabah yine 6:10da kalkıp, yıkanmaya banyoya girdiğimde suların donuk olduğunu görmüştüm. Isıtıp açtım da, ısıtıcıyı tekrar koymalarını söyledim. Bir daha donmasın artık ya, hayattan soğuyorum handiyse. Hala sabah yıkanma huyumdan da vazgeçemedim. -8'i görüyoruz iki gündür, daha da iniyor derece ama ben böyle ıslak saç-bere. Hasta olmasam da, ileride sağlam bir sinuzit yaparım sanki. Sonra her sümkürmemde, "anneee beynim çıktı" diye sümüğümün fotosunu çeker, anneme yollarım. Beni bir o anlar. Heh!


Aklıma gelmişken, küçükken de böyleydim; saç taramayı sevmediğim gibi kurutmayı da sevmem. Eskiden ağrılarım da olurdu. Bir gün, kafamı vurdum ben duvara, yatakta dönerken. Burnumdan birşeyler akmış gitmişti sıcak sıcak, sümük değil eminim, sıvılı birşeydi. Sonra da sümkürdüm, böyle hakikaten pişmiş beyne benzer birşeyler çıkmıştı. Sakladım onu, anneme bağırdım "anneaağ bittiiiiii" gibi, geldi kadın. Ben sümüğü göstererek "anneağ beynim çıktı" demiştim. Hala güleriz. Belki de, hani şu boruyu burna sokup iltihabı çekiyorlar ya, belki de benimki öyle çıkıverdi. Kim bilir.


Bugünün tek sorunu, Akmarların trafik kazası. Detay yok. İyiler.


Ben gidiyim de, tuvaletimi kendim temizliyim, bir de ifrazat yapayım. Özledim soğuk tuvaletimi. 

No comments:

Post a Comment