Tuesday, February 21, 2012

Baş Kent

Yollar tertemizdi, sadece bir kısmında buz vardı ama çok rahat geldik. Ancak anlamadığım bir şekilde yol boyunca uyukladım. Bay Kuş sürdü tam 10 saat! 
Yolda Sivas'ın köylerinin color block evlerini çekecektim, tek bir tane çekmişim, sonrası horpiş.


Eve gelende tekrar uyudum üstelik! 


Ertesi gün de, Fermina'anım ile Koko'anımlara gittik, kahvelerini içtik!


Oradan çıkıp, hiç sevmediğim halde petshopa gittik. İstediğim köpek oradaydı. King Charles! 1500 Dölar deyince de, cam küp içindeki yavrulara bir nebze daha üzülüp, QuickChina'ya geçtik.
Meğer, açık büfe günüymüş! SushiCo'ya göre daha lezzetli, kabul. Ancak açık büfe diye de çok özenmemişler. Wasabi alıp, soyaya banayım diyorum ilçede. Japonya'da yaşamak istiyorum.


Bugün de tüm gün arabanın muayenesi ile uğraştık. Ostim'lere gittim. Çok sevimsiz bir iş olunca, beyefendiye destek olmak istedim. Pizzaya doydum.


Ama tükendi bitti Ankara benim için. Ostim'den dönüşte kaçırmışız sokağı, Anıtkabir'in arkasındaydık en son, çatlayacak haldeydim. Yol bitmiyor!! 


Bir tek ben huzursuzum, etraftaki her sürücü kabullenmiş durumu. 


Olanakları falan iyi de, yok ben artık büyükşehirde yaşayamam. Bir kere daha anladım. Büyükşehirin kıyısında yaşarım ama bak, o olur!

2 comments:

  1. biz de karar vermeye çalışıyoruz, gerçekten dağ başında, böyle verandasında tüfekle oturacağımız bi ev mi yoksa bi takım şehir nimetlerine çok uzak olmayan, kenarda bi ev mi? ona göre hayal kuracağız :)

    ReplyDelete
  2. aynen, ormana yakın ama yangın tehlikesine karşı tam içinde değil, deniz gören ama 2 kulvar halinde taş bir ev!

    bir ev vardı, tepesinde havuzu vardı, yangında koruma amaçlı! bulabilsem onu inceleyip, hayal panosu yapıcam! ahuerhshure

    ReplyDelete