Saturday, February 11, 2012

We Love You Alf!

Alf'in içinde biri olup olmadığını sorgulamayacak kadar sevmişim meğer. Koşulsuz sevgi sahibiyim!


Kedi düşmanlığı da benimkine benziyor! Şu anlamda, ben de korkumu yenmek için eve iki kere kedi almıştım. Sevmiştim yani, benim de kalbim vardı!!
İkisini de doyurmuş, ishallerini tedavi etmiş idim. İkincisini hiç unutmuyorum, Rum evinde kapılardaki camları içerden görünmesi için örten kapaklara "kuzuluk" denir. Kapıda bizim cam yerine ayna vardı, kuzuluklar açıktı hep gündüz. O kedi kapının koluna kadar tırmanmış, eve girmek istemişti. Ancak ben Ankara'ya mı Mersin'e mi bir yere gitmek zorunda olduğum için içeri alamamıştım geri. Bir tanesinin adı Dozer'di, tortorundan dolayı. 


Neyse, konumuz ALF: Alien Life Form.


Dün Behzat Ç'den sonra kendimize dizi ararken, bir adet Alf seyrettik. Çok keyifliydi. Bebeğe bakıcılık yaptığı bölüm. Sonra da Bay Kuş içindeki adamı gördüğünü söyleyince fark ettim. Küçükken merak etmişsem bile hatırlamıyorum.


İşte siz de bilmiyorsanız, görünce "aaa! bu muymuş?" diyeceksiniz.
Hee, bu işte.


Adı Michu Mezsaros; Macarmış kendisi. Tek sorum şu, o koca kafasını oraya nasıl sokuyordu?


Sevgiler,


curiosity killed the cat.

No comments:

Post a Comment