Sunday, August 11, 2013

Tatil 1 - Başlamak Bitirmenin Yarısıdır

Daha önce dediğim gibi, bağlı olduğum kişi, daha 1 yılım bitmemiş olmasına rağmen beni tatile gönderdiği için yola erken çıktık!

Ama BK trene binmeden 30dk önce cüzdanını iş yerinde!! unuttuğunu farketmiş. Arası nerden baksak bi 30km vardır. Geri dönüp almışlar.
Ama yetişti tabi trene.

Genelde en eç 11'de gelen tren, 13:30 gibi geldi. Neyse bindik bir şekilde araca, yola çıktık gidiyoruz. Araç hızlanınca alttan takır takır sesler geliyor. Meğer plastik kartelin bağlantısı kopmuş, rüzgarda altımız açılıyor. Böyle tuhaf bir gün. 

BK Eskişehir'de birşeyler yemek istedi.

Güzergah şöyle: Eskişehir - yemek molası ve Bursa. 16'da arkadaşları var Bay K'un onlarda kalıcaz bir gece. Yolu 2ye bölücez sonra onlar arkamızdan gelecek.

Durduk 26'da. Aracı otoparka teslim ettik. Porsuk kenarında üstünde dolaştık. Dandik "ayvalık tostu" yedik. 

Belki de gün içinde yaptığımız en faydalı iş, Ali İsmail için açılan imza kampanyalarına imza atmak oldu. Otobüs duraklarında, duvarlardaki faili bulmak için verilen ilanları gördük. Espark önünden geçtik, ağladım kendimi tutamayıp.

Umarım imzalar işe yarar ve kütüphane ile parkın adını değiştirirler.

Eh artık dönelim tabi.  Aldık arabayı otoparktan. Ama bende bir paranoya var. Acaba bişi alırlar mı arabadan diye endişeleniyorum. Otoparkın telefonunu alayım dedim kendi kendime birkaç kere. Bişi kaybolmuşsa, hesap sorarım diyorum üstüne.

Sonra otoparkçı adam aracı getirince, baktım benzin kreditkartı yerinde, polaroid yerinde, "paranoyak olma kızım" dedim kenime. Otopark "20:00de kapatıyoruz abi" demişti BK'ya. Bindik, yola çıktık.

Yolda sürekli araba içinden ses geliyor. 26'dan 16'ya 30km kadar gittik ki, bir ses, tıkır tıkır. Ama sıkıldık artık seslerden. Ben, evet ben :( "bari müziğin sesini açalım da, şu sesi duymayalım" dedim ve açtım. Güldük halimize, aracın bakımı da gelmiş de geçmiş bu arada!! 

Tıkır tıkır bir süre devam ettikten sonra ses, çat kesildi!!

Oleys! 

Bu arada 45km olmuştu. BK'a anahtar nerede diye sordum. Benim araç anahtarsız çalışıyor. Üzerimde, çantamda ise motoru çalıştırabiliyoruz. BK hemen ilk kenara çekti. Deli gibi anahtar arıyoruz. Her yere baktık, yok. Yolda düşmüş olmalı diyorum kendime ama anlamsız. Aracın içinde boşluk yok ki düşsün. Bir de şehirden çıkarken son trafik ışığında BK aracın motorunu stop ettirince çalışmıştı? O zaman otoparkta kalmış olamaz?! Motoru kapatmadık tabi.

Sonra, biz araca binip, kapıları kapatınca ekranda "anahtar araç dışında" erörü geldi. Motoru durdurursak, olduğumuz yerde kalıcaz!!

Şimdi bu durumda 16'ya gidemeyiz. Saat 19:45, otoparkın kapalı olma ihtimali çok yüksek!!

Ama geri dönmemiz gerek tabi ki! Günlerden Cts! Geri döndük. Bu arada sevgilim bey kızmasın ama aracı kaldırırken, motoru durdurabiliyor! Motor dursa, dünya duracak!

Biz geri döndük 26'ya. Yolda bin stres! Neden otoparkın telefonunu almadım ki diye hayıflanıyorum. Bir yandan da, arabayı bize teslim eden nasıl farkına varmaz diye düşünüyoruz. Normalde, anahtardan ayrıldığında basıyor yaygarayı çünkü araç. Ama trafik ışığında tekrar çalıştırdık?!

Neyse, motoru durdurmadan geldik otoparka. Bu arada hakkaten Ank dışında navigasyonum SÜPER!! 
Navigasyon aplikasyonuna bakmadan BK'u otoparka yönlendirdim. İşte o içgüdü Ank'da çalışmıyor. Manyetizmamı bozuyor amk.

Neysseeee!

Otopark kapalı ama yanındaki dükkan açık. Adam bize, geceleri de okulun otoparkını işlettiklerini söyledi. Ay sevinçle birkaç metre öteye gittik. 

Kapıdaki adama söyledik durumu. "Abi siz aracı şuraya çekin, motoru kapatın ben arayayım gelsinler" dediği anda ben; "Yoooooo olmaz" diye çığırdım.

Dostum şaka mı yapıyorsun?!!? BK da aynı fikirde, kapatmadık, araç hır hır çalışıyor. 

Adamlar geldi. "Bizde anahtar yok" dediler. Otoparka gidildi! Bakıyorlar, arıyorlar YOK!

Ruhsat nerde dedim bu sefer kendime. Evi arayınca, ruhsatın da evde olduğunu öğrendik! Süper di mi?

Ara, tara sonradan anlaşıldı ki, anahtarı aracın üstüne koymuşlar. Biz de yolda düşürmüşüz. O müzük sesi ile bastırdığımız ses de büyük ihtimalle, anahtarın "ben burdayım" çığlıkları imiş!!!

Adamlar dört dönüyorlar, yapılacak en mantıklı şey Ank'ya geri dönmek ve yedek anahtarı bulmak!!! O da aylardır ortalarda değil! Of bu ev çok küçük, 3 ev eşyası barındırıyor tabi! 

Anahtarın kayıp olduğundan emin olduktan sonra, telefon numaraları takası yapıldı. Adam bize çok yardımcı olmaya çalıştı. "Varınca arayın" dedi vs. Yola çıktık, Ank dönüyoruz. Saat de 21:30 falan. Benzin bizi ancak Ank'ya götürecek kadar var, sadece 20km daha götürebilir görünüyor. Ama tedbir emniyettir diye benzin almaya karar veriyoruz 50tllik. Motor çalışırken benzin koyulabiliyormuş ama fulleyemiyormuşuz. Pompacıya anahtarımız yok diyemedik!!

BK kullanıyor aracı. Motoru durdurmasın diye dualar ediyorum. O da farkında, trafik ışıklarında kalkarken basıyor gaza!

SPEED filminin DONT STOP THE ENGINE versiyonu!!!

Gece yarısı gibi eve geldik. Binlerce eşyayı eve taşıdık. Artık bin kere kontrol ettikten sonra motoru kapattık! Araç anahtarasız hareket edemez ama kapıları açık!!!

Evde deli dana gibi anahtarı aradım. Ve kışlık montun göğüs cebinde buldum!! 
Çıkıp kapıları kilitledim, yattım artık.

Otoparkçı sms atmış, aramış vs. BK ile konuşmuşlar.

İçindeyken daha heyacanlı oluyor tabi bu işler!

Böylece dandik bir tost yemeğe ve neyse ki imza atmaya orlara kadar gitmiş olduk. 26'yı avcumun içi gibi bilmekle birlikte, haritamdan sildim!!!! 

Tatilin ilk günü böyle zebil oldu. Kimin gözü kaldı lağn?!

4 comments:

  1. Yok valla benim gözüm değil :D Ama 16'yı görünce "hay bin kunduz!" da çekmedim değil..

    ReplyDelete
  2. Ben de keşke haber verseydim diye düşünmedim değil!!!

    ReplyDelete
  3. ileri teknolojinin gözü kör olsun anacım! okurken güldüm baya utanmadan :)

    ReplyDelete
  4. ben de anlatırken gülüyorum :)

    ReplyDelete