Wednesday, November 27, 2013

Karar!

Bugün dolgumu değiştirttim.

Adını sanını unutmadığım doktorum Ahmet Cesur'u takdirle andım. 23 sene olmuş sanırım ilk ve tek dolgumdan beri. Kendisi benim ortodonti tedavimi de yapmıştı. Fotoğrafına baktım, yaşlanmış ama değişmemiş.

O matkapların insan beynini nasıl deldiğini unutmuşum o kadar sene sonra. Bugünki dişçime de , "aynı performansı sizden de bekliyorum" dedim. 
Onca korkuya geçti bitti işte.

Yüzüp yüzüp kuyruğuna geldiğimde, intihar eden lise arkadaşımın "bu sana özel" demesiyle, ortodonti tedavime kendimce son verip, ön dişlerimi çarpık bıraktım. O zamanki dişe yapışmayan damaklı tellerimle hizaya girmiş çarpıklık, zamanla tango yapan bir çifte dönüştü. Çok göze battığını sanmıyorum ama memnun değilim.

Hayatını devam ettiremeyen bir insandan tavsiye aldığıma inanamıyorum. Bugünlerde kendisine kızar oldum. Kabul oluyorsa da, rahmet okumuyor değilim ama kızıyorum işte.

Neyse, yarın kalıp aldırıp, tel takıp takmamaya karar vereceğim.

37 mi artık 38 mi bu yaşta diş teli mi olur diye azcık düşündüm de biraz önce, çok rahatsız etmedi beni bu düşünce. 

Sonra porselen tel mi, metalik ve fosforlu tel mi diye görsellere bakarken şu aşağıdakini buldum.

Sen ne güzel kadınsın Faye Dunaway!
 En fazla 1 sene. 1 sene dediğin nedir ki?! Ben döneli Doğu Anadolu'dan zaten 1 yıl oldu bile. 

Şu fotoğrafı bir tişörte bastırıp, giysem ne güzel olurdu.

No comments:

Post a Comment