Sunday, February 23, 2014

Haftalık Rapor | 10

Ankara'nın tuhaf halleri... ve üç nokta hüzünleri.

Şehrin anlamsız ve oldukça çirkin kapılarından sonra, içine saat kondurulacağını zannettiğim şu alakasız "şey" trafikte sürücülerin dikkatini dağıtmak için özenle yapılmış ve Kızılay göbeğine konmuş görünüyor.

Ne lüzumu vardı şimdi bunun?

Madem oraya birşey konacaktı, taa aylar önce bir saat yapılmasını istemiştim İMG'ten, ama saatin tasarımını biz seçecektik.
Zayıf estetik anlayışı ile kedilerden sonra şimdi de bunlar. Çok fena.
Hadi bunlar fena da, beğenenlere ne diyeceğim?
 Sevgili Kuğulu Park ve ağaçlar.
 Pencere.
Ben hala postahaneye gidemedim. Geçen hafta geç çıktım iş yerinden. Ancak acayip şeyler yaptım.
Şirketteki mevcut şakalaşma (eşek şakası) furyasına katıldım. Oysa ben buna karşıydım. İş ahlakım buna karşı durmamı söylüyordu. 
Yine de efsanelere isim atmış durumdayım.
Ne oldum demicen işte, ne olurum tövbe yareppim diycen.

Bu aralar favori mekanım Mood Shifters. Her haftasonu oradayım artık. Beklerim.
Yağmur yağsın, amin bin

Ayh, şu da var.
Banyoda unuttuğum için kararmış küpelerimi diş macunu ile kuru sildim ve pasparlak oldular. Hala bilmiyorsanız, en basiti bu.
Evet, gümüşlerimi parlattım, sırçalarımı temizledim hemşire.

No comments:

Post a Comment