Monday, February 10, 2014

Haftalık Rapor 9

Fotoğraflar kafalarına göre dizildiler. Ben de o kafaya göre yazdım.

Ben bu sefer trenle döndüm. Güney Kurtalan Ekspresi ile. Daha önce binmemiştirim ve Diyarbakır'dan kalkmasından kelli, "binme" diyen de çok olmuştu. 
Diğer 2 trende yer olmayınca aldım. Zira telci randevumu kaçırmak istemedim. Ve, bindim.

Yataklı vagon her zaman en sonda olur. İstasyon küçük olunca, sondaki vagonlar her zaman biniş platformundan sonra oluyor. E tren de pek beklemek istemiyor. Ben de sondan ikinciye atlamış bulundum! Aradaki kapının üzerinde "geçmek yasak" yazısını görünce, aklıma neler geldi neler! Neyse ki, o da yataklıydı ve görevli bey amca çıkıp beni kendi vagonuma geçirdi. Diğer tüm kompartman görevlilerinden daha ilgililerdi bu arada! Ve yaptığım en rahat tren yolculuğu oldu. Demek ki neymiş, önyargılı olmayacakmışıK.

Vidyolar çektim, fotolar çektim. 2 kere sigara içtiler. Güzeldi epey. Buzdolabındaki krakerleri yedim yine. Mmmm. Suyu ve meyve suyunu içmedim. 
 Burası Elmadağ tarafında. 
 İnince garı da çektim. Giden de Güney Kurtalan ancak tren üzerinde artık Kurtalan yazmıyor. Sadece Güney Ekspresi yazıyor. Doğu'nun da adı Doğu Kurtalan'dı sanırım. Ne güzel bir isimmiş. Neden kaldırdıklarını merak ediyorum. Bunu araştırayım bi'.
Bu arada, trenden inince merdivenlerden geçip rezil rüsva olana kadar, kısa yoldan geçiyorum. Oh mis. Kompartman amcası hatırlattı. Yoksa unutmuştum. Sağolsun.
 Ankara sokakları: Kennedy. Hoş geldi Kuir. 
 Bu, Orta Anadolu'da hala mevcut olan Aile Salonu uygulamasının bir örneği. Üst katı olmayan lokantalarda, böyle kafeslere giriyorsunuz. Ama lokantaya gittiklerim hep erkek ve hiçbiri ile de ne kan ne de gönül bağım olmasına rağmen aile kategorisine giriyoruz. :/ 

Namusum korunuyor bu şarap şişeliği duvarlardan. Ha, biraz boyum uzun olsa, tüm suratım bu "duvar" üzerinden görünecek. Tövbe namusum elden gidecek. Neyse ki, boyum pek uzun değil. :s
 Trenlerde en sevdiğim şey, TCDD sabunu iken, artık hepsi sıvı sabun oldu. Ayna önündeki havlu da, ilginç şekilde nem kokuyordu. Tabi suratı sildikten sonra fark ettim. Hiç adetim değildir havlu ile yüz kurulamak. Ama yaptım işte. Ve ardından tekrar yıkadım. 
 Bu da aldığım kilolar. Eheheheh 
 Bu aralar, hayatta bağımlı olmadığımı savunduğum anlar geride kaldı. Deli gibi her fırsatta, tuvalette, film seyrederken vs oyun oynuyorum :s
Thesaurus Rex oldum! :m
 Veee, bugün gelen singing bowl'um.

İlk çalma deneyimim başarısız olunca "bana bozuk çanak satmışlar" dedim, he. Ama sonra 3ncü de çaldım ve o kadar hoşuma gitti ki, satıcıya tekrar mail atıp, binlerce teşekkür ettim. Sonra da diğer sattıklarını takibe alıp, teklif verdim.
Tokmaklı, çanaklı bir gündü bugün.

Ekstra hayatımda olanlar;
Bugün sakız çiğnedim! Hell yeah!
Göbek adım tehlike benim. 

Bir de sakız öncesi soda içtim, hem de limonlu! Ohh fak! Ama pipetle.

Bunlar size normal ama bana yasak. Hiç de olumsuz bir durum olmadı. He bu arada, geçen hafta dişçide tellerim değişti. Daha kalını takıldı. 2 aydaki ilerleme muazzam. Diş tellerimi çıkartmak istemiyorum şu sıralar. Vakit geçtikçe de, hiç istemeyeceğim sanırım. Tel bloğuna foto koyucam. Vaktidir. 

Hafta güzel geçmiş. Kardeşime de JustinTimberlake bileti aldım. Kız bulup, arkadaş ayarlayıp gitmezse, oradayım! Rock your body!

2 comments:

  1. Kuir ne yahu, Queer eye for a straight guy mi ne? az ye az 1,2 ton olmussun, bak boyun da kisaymis zaten, olmaz cik cik cik :))) imza yer cucesi biliyosun.. bu arada senni kiskanirmisim da haberim yokmus, geceleri dis gicirdatma huyu varmis bende, disci bana tel yapiyo hadi buyur bakalim.. telligiller olduk bu yasta alla alllaaaa

    ReplyDelete
  2. hepimiz kuiriz! nerdesin aşkım??!?!

    çok kg verdim hemşire. tartı lbs tartmaya başlamış.

    şu diş işini ayrı konuşalım. ben çok seviyorum yav.
    bildiğin tel tel mi? retainer mı?

    ReplyDelete