Thursday, March 20, 2014

21 Mart

Senelerdir 21 Mart benim için yaz başlangıcıdır. Coğrafya derslerinde en sevdiğim konu ekinoks, en uzun gün, en kısa gündür falan. İzobarları saymayı da severdim. Fyord, falez, horst and graben derken, bak meYer ben coğrafya severmişim yav. Özet geçeyim.

Severim ve kutlarım kendimce. Ama google da doodle yapınca, yine cemre takibi gibi laçka olur demştim sabah. Lakin, bir inşaat firması içinde nar geçen sitede bu akşam etkinlik yapıyormuş nar ile.

Ben de eve gelirken, tembih üzerine nar almaya çıktım. Yakındaki markette "bitmiş" Ouv fakh!

Güvenpark'ın önünden seyirteyim dedim. Girdim "Muasır"a. Aldım narları, bir de bugün sevdiğimiz bir tatlıyı yapmalıymışız. İrmik-süt. Bizim adını prenses bildiğimiz, ancak ağda hikayeleri dinledikten sonra "irmik tatlısı demeyi tercih ettiğim tatlıdan yapayım, üzerine kırdığım narları döker, yirin" diye düşündüm. 

Kasaya geldim her bir alışverişin sonunda olduğu gibi. İki yaşlı beyefendi, belli ki, akşama keyif yapacaklar. Yarasın! Benim önümdelerdi ve kapalı kasaya yönelip, reddedilince, benim arkama geçtiler. İtiraz edip, sıralarını onlara verdim. Bir tanesi biraz şaşırdı, itiraz etti. Ama ısrarcılık bu toprakların mirası. Ben kazandım. Sonra onların önündeki adamın aldıkları fazla olunca, iş uzadı tabi. Arkada sıralanan mutsuz kadınlar miykmiyklemeye başladılar. Te Allam!!

Böyle durumlarda gözlerim insiyaki devriliyor.

Beyefendilere yardım teklif edip, o lanet olası birbirine yapışık alışveriş torbalarından açıp, aldıklarını yerleştirdim. Arkadakilerden ses kesildi. 

İşiniz gücünüz şikayet amk. Bir saygı, bir nezaket, bir insanlık gösterin arada yahu!! (tabi bunu derken küfretmiş olmam da bilinçli ince alaylamadır)

Arkadaki mutsuz kadınları, arkada bırakarak eve geçtim.

Böyle insanlar var, elbette mümkün olduğunca iyi insanlardan örnek vermeye çalışıyorum. Ama onlar da var. 

Linkini bulamadım. Blogum aramaya da kapalı. Belki hatırlarsınız. Bir sabah kalkıp, Sivasına yola çıkacakken arabanın aküsünün bittiğini fark etmiş. Götümüzün dibindeki "komşumuz" taksi durağından yardım istemiştim. "Transfer kablomuz yok" diye bana yardım etmemişlerdi. Sonra kabloyu götürdüğümde, yine yardım etmemişlerdi. O sabah ağlaya ağlaya, yan koltuğa attığın kabloya dokuna dokuna Sorgun'a varmıştım.

Evet, o sevimsiz insanlar yine. 

Sondayı çıkartmaya gittiğimiz gün, annem gecelikle sokaktayız. İçinde yolcu olan bir taksi durdu, içerdeki bayan belli ki bizim için erken indi. Sağolsun. Arkadaki taksi şoförü de, kornaya basmalar, bağırmalar "hanfendi, hanfendi". Senin de taksinin de, dedim ben de. "Düğmeye bastınız" dedi. "Basmadım" dedim bindim.
U çektik, adam peşimizde. Kornalar vs derken, bizim içinde olduğumuz aracı durdurdu. Bizim aracın sürücüsüne, "söyler misiniz inmeyeceğim" dedim. Adam da bizi korudu tabi. Diğer sevimsiz kekeleyerek birşeyler söyledikten sonra "ahlaksız, şerefsiz" dedi ve gitti.

ö_Ö ne dedin sen?

Ben de mutsuz bir ev kadını gibi, bana yaptıklarını anlattım bizim sürücüye. "Kime şikayet ediyoruz?" dedim. 
Şoförler Odası'nın numarasını verdi. 0 312 212 60 60
Açtım telefon, şikayet ettim elbette. Adam da, durakla görüşüp beni aradı sonra. Adama terbiyesizlik yaptığını, benim de zile bastıysam binmem gerektiğini söyledi. Hmmm. 

Basıp basıp kaçmayı düşünmüyor değilim ama işte inançlarıma aykırı. Terbiyesiz Işık Taksi Durağı. Işık Taksi. Terbiyesiz Işık Taksi.

İşe gidiş, gelişlerde hala yaya yollarında kollarımı açıp, karşıya geçiriyor olabilirim ama ben umutluyum. Muasır medeniyet seviyesine yükseleceğiz.

Neyssse, 21 Mart demiştik.

Yarın aynı zamanda, Down Sendromu Farkındalık günü. 

 Şu yukarıdakini facebookta profil fotosu yapıyoruz veeee...
yarın farklı renkte çılgın çoraplar giyip, farkındalığı artırıyoruz.

Ben çok kurumsal firmamda, "bakın ben bunu yapıcam" diye mail atınca, farkındalık üst yönetime ulaştı tabi. Giymesem bile amacıma kısmen ulaşmış durumdayım. Ama aklımda kahverengi gerçek deri pantalon altına pembe çorap giymek var, ama tellerimdekinden değil, çarpıcı pembe!

Bu yazı uzun ve çileli oldu sanki.

Size Ankara'dan manzaralar sunuyorum.
 Yukarıdaki Çevre Bakanlığı kampüsüne giren bir çöp arabası. Ama araç üzerindeki plastik çiçekleri görmüş müydünüz? Hani ben konteynerimi ev gibi yaptım, ofisime pembe koltuk aldım falan böyle bir bulunduğum yeri kişiselleştirme ve sahiplenme faaliyetlerimi paylaşıyorum ya, atıklarımızı toplayan insanlar da, böyle yapmışlar. Ben beğendim. Kendi kendime "işte Türkiye'de bir kistch örneği daha! Harika, harika" diyerek eve döndüm.
Aynı yerde aylar önce Egemen Bağış'ı da görmüştüm. Ama kimse ona plastik çiçek takmamıştı. Peh.
Bu yukarıdaki de, bizi korumakla görevli kolluk kuvvetlerinin pusuya yattığı meclis girişinde sabah arkalarında bıraktıkları atıklar. Her müdahale ve pusudan sonra böyle zaten.

Bir de dün dikkatimi çekti. Kızılay Meydanı da aşırı pis. Çünkü içine bomba koymasınlar diye çöp kutusu yok.

Ama akşamları şu gençler patenleri, kaykayları ile toplanıyorlar ya orada. İşte ona bayılıyorum. Aklımda paten kaymak var. Bak alacağımı bulmuştum da, almayı unutmuşum!

Ankara sana kaymaya geldim!

Amaaağğn, konuyu unuttuk. Bu akşam 21:00'de kapımızın önünde nar kırıp, yaza bereketli girme batıl itikatını gerçekleştirip, (bir torba içinde aman!) 3 dilek dileyeceğiz! 

Hadi, dünya barışı isteyelim!!!11
Ben bir de Tayland'a gitmek istiyorum.

5 comments:

  1. Genelde profil fotomu özel durumlar için falan değiştirmem ama bu defa yapacağım. Teşekkürler görseller için...

    ReplyDelete
  2. Bende Tayland'a gitmeyi çok ama çok istiyorum.

    ReplyDelete
  3. Şu yazını okumam, bitirip yorum yazmam tam 8 saatimi aldı desem!
    Üstelik bu arada ne diyecektim onu da unuttum ama Işık Taksi bu hadiseyi bi kez de bana yaptı ama bu sefer ben öbür takside "abla sen burda iniversen, şu müşteriyi kaçırmayayım" diye indirilen "kibar kadın"dım. Etme bulma dünyası Işık taksiiii..
    Ha bir de ben de bu Down farkındalık gününe iki ayağıma farklı iki çorap giyerek ve kızıma da giydirerek katıldım ha :D
    Nar kıramayacağım, yok burda bu mevsimde, evropa evropa diyolar bi de, bir nar bile yok peh.. Happy Nevruz!

    ReplyDelete
  4. Leylak hanim, tesekkurler.
    Ahuuu, bu sene gitmeyi planlitorum. Kizarmis bocek yemek istiyorum.
    Sevgili C, 8 saat! Maya'yi operim. Coraplarin fotosunu da yolladin mi?
    Ben birazdan kiyafetmi de post eyleyim. Belimin halini de gorun.

    ReplyDelete