Tuesday, October 14, 2014

Bedenim Serisi - Göz

ehehe

Böyle bir saçmalık başlatıyorum. Daha önce yazanlar oldu ama böylesi olmamıştı.

Bedenimdeki sorunları yazayım diyorum. Bugün salı ve gerisi gelmeyebilir. 

Gözlerimden bahsetmekle başlayacağım. Hazır iğneler batıyorken kendilerine. Arada tek gözümü kapatıp yazıyor olacağım.

Son göz doktorumun bayıldığı bir çift göze sahibim. Rengi çok güzelmiş. Her muayenede bunu söylüyor şu makinalarla baktığında, sonra puff hava üflüyor tansiyon için. O zamanlar ben de o tatlı insana "ya off" diyorum. Nazımı çekiyor.

Bana göre sıradan ela gözlerim var. Elbette ela olanda, ağlayınca en yoğun renk ne ise o ön plana çıkıyor. Bende de yeşil ağırlıklı. Gri olsa fena olmazdı ama. Babamın gözleri kahverengi, annemin mavi. Bana da böyle bir karışım çıkmış. 

Ela da olsa, renkli gözlerde katarakt olasılığı yüksek olduğu için kara gözlüksüz dolaşmamamı söylüyor oftalmolojistim. Zaten ben de işten dolayı gözlüksüz dolanmıyorum hiç. Ofiste güneş gözlüğü ile dolap içinde kitap okuma dedikodum da mevcut ama o kadar da değil. Yapmıyorum böyle hareketler, zaten dolabın içine nasıl girip ne kitabı okuduğumu açıklayamadılar bir türlü. 
Ama polo tişört yakamı kaldırırım bak, ensemi güneşten koruyayım diye. Bedenim Serisi - Cilt'te okursunuz. kehkeh

Renkten sonra geldi şekline. Burada bir sıra dışılık mevcut. Zira benim gözlerim çıkıkmış. 
Ayıplamayacağım, benim de aklıma ilk Sedat Bucak gelmişti. Onun durumu farklıymış benden. 
Sizin gözler yuvarlak gibiyken benimki geoid! eheh yani dünya şeklinde. Tabi böyle demedi de, oval gibi işte. Sanırım. Çıkık kelimesini unutmuyorum bir tek. Bir de büyük benim gözlerim. Eşek gibi dendiği vakıtlar olmuştu. Bence o denli büyük değil ama küçük hiç değil.

Kirpiklerim ok gibi tam anlamıyla. Dümdüzler ve çok uzunlar. O nedenle düzenli kullandığım tek makyaj hilesi budur. Rimel de sürmem. Ama göz makyajı yapasım var 3 gündür. Kalkıp bir denemedim. Eskiden göz içine beyaz kalem sürerdim. Bildiğiniz hevesliyim yani göz makyajına.
Bir de gözaltını kapatınca fotolarda, fotoşen çıkıyorum. Test ettim. Bunu da yapayım arada yav. 

Göz çevresinde son 6 ayda bir kırışıklık oldu gibi. Ama bu kadar suya neden oluyor ya da ben bir daha dikkatli bakmalıyım. Bakayım hakikaten. Gülen gözlerin kırışması sorun değil bence.

Heh tam sırası. Gözlerim genelde fotoğraflarda TürkanŞoray ya da ölü köpek gibi çıkabiliyor. Çünkü genel ifadem sanırım şöyle:
Ne biçim bir dünya bu?
Ya da "ne diyon sen ya?"

NurYerlitaşmeyşın'a güldüm tüm gün.

Ve gelelim gözün kalitesine. ühühühü
Geçenlerde göz bozukluğundan şikayet edenler mi olmuştu?

Ben bunu anlattım galiba da, bir daha anlatayım. Amnezik durumum ortaya çıksın.
İlkokulda, göz taramasına gelmişlerdi. Olası ve mevcut göz bozukluğu olanları öne aldılar. Ben şüpheli listesinde değildim. Ama sımsıkı arkaya taratıp, bağlatmama rağmen sanki yanlardan saçım sarkıyormuş gibi gelirdi. İterdim elimle. Ama saç yok?!

Ben bunu taramadaki doktorlara söyledim. Beni karartılmış öğretmen odasına almış ve şunun karşısına oturtmuşlardı:
Sonra da göz doktoruna yönlendirdiler. Sene 1986. Kemeraltı'da bir doktora gitmiştik. YKMnin arka girişinin bir üstündeki sokaktaydı. Adını hatırlamadım iyi mi :(

Veee ben ilk kemik gözlüklerimi aldım. Onlarca gözlüğün ilki oldu tabi. Takmadığım tek renk yeşil çerçeve kaldı. Onu da bu sene alayım dedim de, gözlerime hayran doktorum "değişmemiş numara" dedi. Kaldı öyle. Kırmızı, çokca siyah, mavi, şeffaf, çerçevesiz her türlü gözlük. Şu an şeffaflı mor bişi takıyorum.
Amaan yazmışım işte üstteki hikayeyi. Gözlükler de orada. Geçenlerde anneme gözlük alırken yuvarlak çerçeve denedim ve yakıştı iyi mi?! Bir dahaki güneş gözlüğüne yuvarlaklı bişi almaya karar verdim.

Heh işte. Numarası da, işte uzak, yakın, uzak + yakın, süreçlerinden sonra yakında durdu.
Tuvalette şampuan şişelerinin arkalarını okuyamıyorum, o sorun değil de, alışveriş esnasında ve ilaçlarda sorun oluyor. 
O nedenle bu yazıya vesile olan cüzdan boyu büyüteçten almayı düşünüyorum. Eski arkadaşım bunlardanistiyorum.com'da satılıyor.
Sorun şu, cüzdan taşımıyorum. Hatta para bile taşımadığım zamanlar oluyor.

Tedavi ol derseniz, yakını çiziyorlarmış. Ama bazı yerlerde 5in altı, bazılarında 5in üstü diyorlar. Bilemedim. Bu sene olmaz ama seneye belki çizdiririm. 
Yakın + astigmat olunca güneş gözlüğümü numaralı yapmama gerek yok. Hatta yaptırmamalıyım.

Bu ay gitmem gerek doktora ama gitmeyeceğim. Arada aklıma gelince damla damlatıp, mevcut batma sorununu geçiştireceğim. O kadar içtiğim su nereye gidiyor hakikaten?

Gündeme dair de, iki laf edeyim.

Mevcut haberler, gündem, hep bizi yıldırıp, "daha kötüsü var bizim derdimiz ne küçükmüş" dedirtmek, boyun eğdirmek için. Seyretmeyin.  Bu haberlerden kaçtığınız için de, suçlu hissetmeyin. Bizim sağlıklı düşünen bireyler olarak ayakta kalmamız lazım.

Sevgiyle gözlerinizden öperim.
J

4 comments:

  1. Bedenim serisi he, güzel :) Merakla devamını bekliyorum. Nur Yerlitaş capslerine ben de çok güldüm. Güzel ifadesi var :D

    ReplyDelete
    Replies
    1. Sırada saç var. Onlar da sıra dışı!!

      Pulp Fiction olanını profil fotoğrafı yapmak istiyorum.

      Delete
  2. ne güzel, çeşit çeşit gözlüklü jardzy...ben de de miyop luk var. ama yenisi için en az dört beş sene parçalanana kadar beklemem gerek, üç sene evvel gözlük değiştirdiğimde oğlum annesinden korkmuş eski annemi istiyorum diye ağlamıştı...çok güzel bi yazıydı...seni tanıdıkça umudum artıyor...

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ah Yunus, nasıl korktuysa artık :D
      Senin gibi asla yazamam. İnşallah kitapların basılır. Bence seni herkes okumalı. Çok sağol.

      Delete