Tuesday, October 21, 2014

Kırk Kırkbir

Hasta insanlardan nefret ediyorum. Son 3 haftadır sürekli hasta olduğum için de kendimden nefret ediyorum. Ama mukusum sarıya döndü, iyileşmek yakındır!!!

Batıdayım. Buradaki iş yeri hekimi KBB uzmanı <3 <3 <3 (kalpler kendisine değil, uzmanlığına)

Aslında bunu "Bedenim Serisi - Solunum Sistemi" altında yazabilirdim :P

Deviasyonlu bir burnum var. Kendisi kallavi ama gel gör yarım işlevli, yine de tek bir burun işlevi göremiyor. Son 2 haftadır kafatasım içindeki mevcut tüm boşluklar mukusla dolu olduğu için, burnum da bu durumda çeyrek işlev görüyor. Nefessiz kalıyorum. Kontrolümü bıraksam, panik atak, zort. Beyazlık (sinemada göstergebilimsel olarak beyaz, ölüm demek)

İşte neyse, bu sabah muayene oldum kendisine. Beyefendi sigara tiryakisi. "Ben kaç yıldır sigara içiyorum, benim bile ciğerim böyle değil" dedi. Hırlıyormuşum. Stetoskobu bıraktı. Bir elini bağrıma, diğer elini sırtıma koydu ve "kırk kırkbir" de" dedi. Hmm peki oke, "kırk kırkbir". 
"Bak ciğerlerin de titriyor" 
"A titreşime almışım kendimi doktoor".

Sonra ümüğümü sıktı, öncesinde "şimdi burnundan nefes alma ve on onbir de".
"Yapmayın doktor, başka yerden nefes alamıyorum zaten"
"Yaparsın" dedi. 

Ha tabi bu arada, burnum, kulağım, ağzım bunların hepsinin içine.. baktı. Burna bile soktu o ışıklı cihazı yav. Ben burnum sürekli kanadığı için, eski zamanlarda kan paketlerimi lazerle yaktırmıştım. Hiç sevmem burnuma dokunulsun. 
Baktığı her yer kırmızıymış. Döşedi reçeteyi. İlaç almaktan kaçtıkça, avuç avuç geliyorlar!

Bu sayılarla tayin etme konusunu araştırdım. 40 - 41 "fremitus vocalis" tayininde kullanılırmış. Ses ile yaratılan titreşim ile ciğerin kontrolüymüş. Bu google adamı doktor eder hee.

Diğeri de, soluk+nefes borusunun gerisinde ödem var mı diyeymiş. 
Neticede, ben düşündüğümden kötü durumdaymışım. Faranşik miyim (bkz: Doğu Anadolu köylüsünden hastalık isimleri) dedim, hayır dedi. Bronşik miyim, hayır. Ama kötüymüşüm. 

Telefonda Sivas ile konuştum. "Bu sesle bir Sivas türküsü söyleyebilirsin Seher Dilova'dan" dedi müdürüm. "tamam çalışayım" dedim. Kendisini de google ettim; soyadı Dilovan'mış. Benim de gençken yüzüm böyle dolgundu yav. Biz büyüdük, küçüldü yüzüm. İskeletor gibi dolanıyorum şimdi ortalıkta.

Neticede, güzel günler göreceğiz sevgili izlekler!; mukuslar sarıya dönmüş. İyileşmek yakındır!  Hep beraber neşelenelim.

4 comments:

  1. :D Bu akşam da ben gidiyorum tohtura, benim mukusum da sarıya döndü ama beyazdan sarıya ayol.. Gidici miyim? Doooru söle, sen anlıyo gibisin bu işlerden.

    ReplyDelete
  2. ehehehe
    sümük sarıya dönende, iyileşmek var.
    Haber eyle, sms atarım yoksa :D

    ReplyDelete
  3. Geçmiş olsun Jardzy Hanım. Sigarayı bırakmayı düşünüyor musunuz?

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ben sigara icmem ki. Ama maruz kaliyorum tum savaslarima ragmen.

      Delete