Friday, October 17, 2014

Ozge ve Mehmet (intihar)

Ortaokulu ve liseyi farkli okullarda okudum. Lisede gittigim okul ablamin okuluydy. Kucuktu ve cogunluk ortaokuldan ve hatta anaokulundan beri bu okuldaydi. Ben, sadece hazirlik sinifi 250 kisi olan bir okuldan gelmistim.
Okulda Ozge ile sira arkadasiydik once. Degisik bir insandi. Okuldan sonra geceleri saatlerce telefonda konusurduk. Onun ve ablasinin ayri bir telefon hatti vardi. Aile de degisikti.
Arada bana fasikullerden bahsederdi. Hayatta herkesin bir gorevi oldugunu ve onun gorevinin intihar etmek oldugunu. Deniz kenarinda intihar etmek istedigini vs.
Hic ciddiye almamistim o zamanlar.
Bir zaman sonra gece telefon konusmalari azaldi. Ben bu konulardan bunalmistim belki. 
Bir aksam telefon caldi, ablasi Ozge'yi sordu. Bilmiyorum dedim. Bilmiyordum. O gece telefon susmadi. Birden aklima deniz kenari gelince kime soyledim bilmiyorum ama evde misafir olmasina ragmen babama deniz kenarina bakalim diye aglamistim. Oysa Izmir'de yasiyorduk o zaman.
Sonra ogrendik ki, siniftan bir arkadasla Bodrum'a gitmisler. Yolda inmisler. Oglan hayatta kalmis, Ozge gorevini yerine getirmis.
Neydi o gorev, beni mutsuz bir insan yapmak mi, zor arkadas edinmeme sebep olmak mi? Neydi? Fasikuller neydi?
O oldu, sonra Ozge'nin bana kirginligini anlattigi eski en iyi arkadaslari, en yakin arkadasi olduklarina dair beyanatlar verdiler. Ben sustum. Arada agladim. Hic unutmayacagim dedim. Unutmadim, uzun bir sure Karabaglar'a mezarina gittim. Servislerde okula gidip gelen ben, toplu tasima ile her ay mezarina gittim.
Simdi olum tarihini hatirlamiyorum. Olenlerin hicbirinin. O nedenle de artik blogumda kendime not dusuyorum. Bu yazi benim icin. 

Mehmet'le ortak 3 arkadasimiz varmis. Dolayisi ile onlarin yorumlarini okudum o vidyonun altinda. Isten bir arkadasim da bir iliski yasamis kendisi ile.
Acisini gordum ama birsey diyemedim.

Ozge'ye hala saygi gosteremiyorum, belki de bana anlattiklarini dinlerken saygi gostermemeliydim. Ama Mehmet'e saygi duydum. 

Sebebini cozemiyorum. Bu sene cok olum oldu. Ne eski nesem var, ne sagligim. Sabah cumhurbaskaninin araci altinda eziliyordum. Ogleden sonra da bir sure nefes alamadim. Ben olumden bu kadar korkarken, nasil ya? Nasil?

Mehmet icin bir kadeh sarap da ben icecegim. Sanki yasadigimiz hayat onunkinden farkli mi?

5 comments:

  1. Sen, ben ve bizim gibi birileri saygı duydu bu ölüme. Sanırım benzer duygular içinde olduğumuzdan. Belki de bunu bu kadar klas bir biçimde yapabilmiş olmasından. Kim bilir...

    ReplyDelete
  2. Farklı. Hem de çok.. Yazıcam bu konuda ama özetle, Mehmet'e insan olarak acıdım ama medyanın onu ve intiharını sempatikleştirmesine ve normalleştirmesine insan olarak da psikolog olarak da çok karşıyım. İntihar bu denli medya içinde yer almamalı. http://www.psikiyatri.org.tr/news.aspx?notice=1307#.VEEjBxq7XRY.twitter

    ReplyDelete
  3. Şimdi senin sayfanda haberdar oldum intihardan, sayfandan ayrılınca Google dan arayacağım intihar eden kişiyi ve yüzlerce haber çıkacak karşıma ve her şeyini öğrenebileceğim... oysa Özge...

    ReplyDelete
  4. Ay keske bakmasan o zaman.
    Ozge'yi ben arattim. Cikmiyor birsey. Hayatta ona bicilen rolu ustlenmis. Bu bir hezeyan degil midir?

    ReplyDelete
  5. Camlaralti Koleji?

    ReplyDelete