Thursday, October 23, 2014

Sevinmek

Ah O dalgalari kopurtmesi falan.
Bugun uzun zamandir osuracak kadar guldum. Evet ya, hem de arabada. Hafta bitti ya artik, ustune hastalik da hafifledi. Yarin yoldayim, eve donecegim. Mutluyum.

Tum bunlardan buyugu; gecenlerde etsy'de dikiz halindeyken bir baktim, denizde asinmis cam parcalari satiyorlar. Yok artik dedim ya, olamaz yaneaaa.

Sonra da bu camlari kucukken topladigimi ve aslinda insanlari pastel renklerinden dolayi sevindirdiklerini dusundum. Ben de toplayacagim dedim.

Bugun isten de erken kaytarip yine Dikili'ye gittik. Yanimda yamagim Biles var. Once yazlik tarafina gittim. Yagmur bastirdi. O taraflar da hep kum. 3-4 ufak parca buldum. Baktim Biles cocuk yagmur altinda islaniyor. Off dedim, bindik arabaya. Sonra mezbaha tarafinda durdum. Cocuk bunaldi tabi, o etrafta dolaniyor, denize bakiyor dusunen adam misali. O bulutlar dagildi tabi. Bir sicak. Ne dengesizmis hakikaten buranin iklimi. Uzerimdeki gocugu, yelegi cikarip elimde sopayla kum karistirdim. 
2-3 avuc topladim. Toplarken sagildim. Iyilestim. Cok rahatladim. Sonra gulmekler. Gittigimiz sabit restoranda arkadaki masadaki iki beyefendiden biri, digerine karisinin menapozundan baslayarak, hayatindaki diger kadinla iliskisini acik ve secik anlatti. Sanirim secik ingilizcedeki specific kelimesinin tam karsiligi.
Bir de kullandigi kelime s.e.k. S. Karisi ilac almayi sevmiyormus da, kendisine dokundurtmuyormus da, e bir sure sonra gegirmeler falan, hos degilmis. Diger kadin pek gururluymus. Evli oldugu icin onunla Ayvalik'a yemege gitmiyormus ama evinde agirliyormus. Karisindan bosansa, aylik maas verecekmis ya, ekonomik olarak uygun degilmis. Ekonomik durum olusmuyormus. Cunku hanfendi ile gezmek istermis, alisveris yapmak, Almanya'ya gitmek istermis. Ama torunlarini belki goremeyebilirmis bosansaymis. Oglanlardan biri ile tanistirmak istemis ama olmamis. Arkadaslarinin %80-90i ayni kanaattelermis. Kadin menapoza girince istemiyormus. 'Bana dokunma, oraya gitme, sigara icme' diyormus. 
Hanfendi cok gururluymus. Cocuklara demis ama inanmamislar. Boyle Biles'e baktim, anlamadim dedim. Cunku kulagim da sumuk dolu, agir isitiyorum. Ne, ne dedin, duymadim diyen biriyim. Duymayan Bayan.
Biles'e sordum, 'ne yani olmus mu olmamis mi?' O da demez mi, 'az bir kayinti olmus' ahahah
Lafa bak. Hala guluyorum sesli sesli.

Adam anlattikca agzim acik bir sekilde dinledim. Yetmedi, telefonuma soylediklerinin ozetini cikardim. Onlarin arka masaya oturan oldu da, konu ekonomiye, dine kaydi.
O yasta adamlarin bunlari konustuklarina inanamiyorum. 
Yaptiklarina cok sahit oldum ama boyle detaylari ile anlatmak?
Neyse ki belalti detaylara girmedi ama tum lokanta duyduk kart zamparayi. Gurel Aykal'dan bile bahsetti, ki kendisi genc kizlarla evlenmek isteyen erkeklerin bir numarali bahanesi ve gizli kahramanidir. 40 yas cunku fark. 
Klak klak klak dedi bir de. Kalple ilgini bir konuydu. Benim hilti rezilligim gibi mi ki, gulmekten anlayamadim. Sonra donuste bunlari konusa konusa karnimdaki tum gazi attim valla. Utandim. Bir daha Biles'le ne bir yere giderim ne de gorusurum. Gece vardiyasina gectiginde gelirim artik. 

Ne diyordum ben? Iste bu camlar, mikro yengec bacaklari, deniz kabuklari falan, neselendiriyor beni. Askerden kocasi donmus gelin senligindeyim, havalara ates aciyorum.
Hala iki buklum sahilde dolasip cam toplayasim var. Deniz kenarini iste bu mevsimde seviyorum ben ya. Ah o kisin yapilan plaj piknikleri, gece oturmalari. Izmir'e mi donsem, napsam ben? Neden karar veremiyorum ki yah?
Ben anlamiyorum ama neyse bu kabuk ve cam toplama isini sevmeyen var mi ya?
Gunes batiminda hala islak tenimizle plajda gozumuzun hizasinda icine giren gunese karsi, boynumuzu bukup, avcumuzda hangimiz toplamadik? 
Napcam bu taslari bilmiyorum. Cop kadinlik var serde, yurekte. Isteyene postalarim artik.

2 comments:

  1. Antropozlu zamparağğğ diyip kafaya bir çalı süpürgesi indireydin. Kadıncağz 40 sene bakmıştır buna, çorabını elde yıkamış, tıçını toplamıştır, yetmeeeez. İlla bir yeni modelle değiştirecek. Ayol bi sor o kadına 40 sene aynı hoşaf yenir mi hulen de ağğğ sinirlendim.
    Cam konusuna gelince, avcı erkeklerin toplayıcı hatunlarıyız yevrum, sevmemek ne keliĞme. Lakin bak ben bunu terapi niyetine toplayıp renklere göre ayırıp, sonra rahmetli goldfish'imin eski yuvarlacık akvaryumuna en alta kahve, üste yeşil en üste de beyaz şeklinde koyup nefis bir dekorasyon yapmış idim, yarının çöpü olmadı valla hala duruyor, çok cici.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Erkegin dogasi bbu diyebilmeyi isterdim ama zor.
      Bu camlari kendim yaparim diye kum, tas ve su da getirdim. Aklimca meetalurjik bottle roll test yapanlara verecektim. Millet cimento karma makinasi ile bana fark atti. Pembe, mavi, turkuaz camlar falan. Pff hatta dernek bile var yav.

      Delete