Tuesday, December 23, 2014

Temel İlk Yardım - 2

Ders: Yanık

Yanıklar üçe ayrılıyor:

1nci derece: deride kızarıklık bırakanlar (su, güneş yanığı gibi)
2nci derece: deride bül denilen su toplamasına sebep olan yanıklar (kızgın yağ :/)
3ncü derece: tam yanık artık o. fena olan. elektrik, kimyasal, alev vs

Bunları önlemek için evlatlarımızı, kendimizi bu tür kızgın yağlar, sıcak fırınlar vsden uzak tutmak en iyisi.

İşte benim gibi güneşten kaçınız. Tropik adadaki bacaklarımı hatırlarsanız, birinci derecedir. Üzerleri toplu iğne başı gibi su toplamış olsa da. O da ekvator çizgisine yakın olmaktandı. Fakin tropik topik adalar.

Güneş yanıklarında, cilde nemlendirici sürüp, bol su içmekte fayda var. Bu tür yanıklar, ısı stresi ile birlikte, sinirlilik hali falan da yapar. Aman.

Eskiden ishal olduğumuzda tevelerde yayınlanan formülü hatırlarsanız, ondan içirin kişiye.
  • 1 çay kaşığı karbonat
  • 1 çay kaşığı tuz
  • 1 litre su
Ama oldu ki, üzerine/üzerimize çay döküldü; hemen suya tutuyoruz 15 dakika. Çeşmeden akan suya. 
Buz gibi olmasın. 15 dakika çok uzun gelebilir. Bu durumda uygunsa, bir kaba su doldurup içinde de tutabilirsiniz.

2nci derece ise, buzlukta her zaman buz bulundurun. Buzu peçeteye, ince beze sarıp tene doğrudan temas ettirmeyerek hastaneye gidin.

Büller asla patlatılmaz. Patlatan sadece sağlık görevlisi olmalıdır. Büllü müllü ise, temiz bez ile örtüp, yaraya yapıştırmadan hastaneye!!

Yanık üniteleri iyidir. 

Bal ile yanık tedavisi üzerine islami kesim bilim adamları çalışmaktadır. Çok da iyi netice aldıkları vakidir. Ben seyrettim tvde ve önce/sonra fotoğraflarını gördüm. 

Lavanta yağı, kantaron yağı da önerirler. Ama bir deneyimim yok.

Ben artık biliyorsunuz ki, çay sevmem. Bu konuda kesinlikle Türk veya Biritanyalı değilim! Değilim!

Kardeşim 2 yaşında falandı. Yerde oynuyorduk. Ben de babama sanırım, çay koymuştum, bardağı da yere bıraktım elbette. Kardeşim geldi çay tabağına bastı ve sıcak çay ayağının üzerine döküldü.

Sonrası üzüntü, Behçet Uz hastanesi yolları, asansörü, gidip, gelmeler. Neyse ki, ne yaptılarsa iz kalmadı, iyileşti. Belki de çay sevmememin bir nedenidir bu. Anlatırken bile içim şişti, öküze özenen kurbağa gibi şiştim ama özenmekten değil. Off

Hala gözümün önünde o hali ile ayağı. Senden nefret ediyorum çay, nefret, nefrettt! ühüh
Lütfen bana çay vermeyin :((((((((

Ben Doğu Anadolu'da iken yine bir gün bir köy evindeydik. Eğer bir işletmenin inşaat sürecinde çalışmaya başlarsanız, şirketin CEOsundan her bir köylünün evine gidecek kadar geniş bir yelpazede insanlarla çalışabiliyorsunuz. İşim farklı olmasına rağmen, halkla ilişki için gitmiştim. Yanımdaki arkadaş, ki perş kendisi ile buluşacağım, ilişkileri kuruyor, ben de yanında peynir, bal ne varsa misafirlik kontenjanından verilen her bir ikramı mideme indiriyorum. Ne kilo almışım hee. Bir de her bir işe burnumu sokturmuşlar vallahi.

Ortada da bir bebek var yine. Bebeğin ayağına, tıpkı sevgili prenses kardeşimde olduğu gibi, çay dökülmesin mi?

Hoop, mutfağa koştuk. Ayağını suyun altında tuttuk. Ben müdahale ettim. Sonra da hastaneye götürdü babası bebeği.
Veee, ne iz kaldı ne yara!! 

Göğsüm kabardı kendimce. Ama bak hala kurbağa gibi şişim. Amaç farklı olsa da.

Şiş
İyi amaçlar için kötü hikayeler anlatmak... ve üç nokta hüzünleri

6 comments:

  1. çayla ilgili çok pis bir anım var.anlı ,şanlı insanlar misafirliğe gelmişlerdi.çay ikram etmiştim.bende karşılarında güzelce oturup çayımı yudumlarken nasıl becerdiysem kucağıma döküldü çay.anlayın işte düştüğüm durumu.gittim üzerimi değiştirdim. ama yürürken canım ağzıma geliyordu.hiç birşey yokmuş gibi gelip tekrar karşılarına oturdum.çay servisine devam ettim.bacaklarımın acısını hiç unutamam.ama yine de bir çaykoliğim.benimki pisboğazlılık galiba.rezil olmuştum
    mevki sahibi insanların karşısında.allahtan iz kalmadı.silverdin iyi bir yanık tedavi kremi.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Eheheh
      Bak akıllarında kalacak biri olmuşsun :)
      İlk yardımcılar ilaç kullanmaz o nedenle ben ilaç yazmamıştım.

      Ben de bunları yazdım ya, öğlen önüme çay koydular :(((
      Yapmayın ühüüh yapmayın, lütfenn.

      Delete
  2. Ömür boyu yanık izi taşımayalım diye mutlu olalım diye hatırlanması acı veren anılarını açıverdin. Üç nokta hüznü ile sonlandırmadan önce " ne yüce gönüllüsün"...

    ReplyDelete
    Replies
    1. :)) Ayşeeeee :))
      Valla içim şişti hakikaten.
      Yeni bir şeyler yazıp, postu geride bırakayım diye düşündüm.

      Delete
  3. yanıklara, çay yanığı gibi olanlara, diş macunu sürerdi annem. sanırım bilimsel bi açıklaması yok. iyi geldiğini de hatırlamıyorum, daha çok yakardı.
    geçmiş olsun, ki zaten geçmiş.

    ReplyDelete