Wednesday, December 31, 2014

YBSG 2014!

Oysa bir hevesle başlamıştım ben 2014'e. Benim senem olacak demiştim. Ellerin oldu! 

Fena da başlamamıştım. Ama işte Şubat'ta ilk çelmeyi taktı bana. Annemin çekapında böbrekte kitle tespit ettiler. Adını Marla koyduk. Marla Singer. 
Sonrasında da ameliyat. O dönem ameliyat tarihini Merkür'den uzak bir gün seçtik. Marla'yı "hayatımızdan sevgiyle çıkardık" eheh.
Ve ben sigaradan bin kat daha nefret ettim. 
Sadece sigara içtiği için ne sevgililer feda ettim, kanını döktüm, içtim peh! İyi ki yoklar artık hayatımda. 

Kendi yaşamım boyunca ilk defa refakatçi kaldım. Anneme bir şey olursa diye çok ağladım. 
Ben 4-5 yaşındayken anneler gününde trtde bir anne filmi vardı. Kız (sanırım Gülşah'tı o) annesini kaybetmişti. Kendimce gizli gizli çok ağlamıştım o filmde. Belki o zaman kaybederim diye bir evlat sahibi olmama kararı almıştım. Bilemiyorum. Lanet olsun Türk filmlerine adamım!!! İşte bunlar hep paraleller!

Yine dağıttım konuyu. 

Ben tekrar ağladım gizli gizli. Gecenin bir vakti odaya hemşire gelince tıpkı bir meerkat gibi dikildiğimi ve heyecanlandığımı bilirim.
Kaynak: Wiki
Tavşan uykusuna sahip olduğum için refakat görevi ilk gün benim oldu. Sonra başarılı performansımdan ötürü hastaneden çıkana kadar. Hiç böyle stres yaşamamışım. Neyse ki geçti o günler. O günlerde uzun zamandır görüşmediğim bir akrabamla tekrar görüşmeye başlarız diye umarken, kapılar yüzüme kapandı. Böylece bir sorun bitti, başka bir tanesi de biterken başladı. Herkesi sevmiyordum zaten de, insanları hayatımda tutmak için çaba göstermekten vazgeçtim.

Sonrasında bana Avropa yolları. Hem de toplamda 1 ay. Birinci sefer İlk bir Prag ziyareti. DUS ve ufak kent.
Sonra ev. Sonra tekrar Almanya. Bu sefer Amsterdam. Valla festival gibisin, katılmak istiyorum sana tekrar, tekrar, tekrar!

Ve Mayıs'ta kara haber. O zaman ben Almanya'daydım. Gece yarıları çok değer verdiğim akıl hocamla telefonda ağlaştık. "Sevgili Jardzy, sayı yükselecek diyorlar." "M bey, vardiyada bu kadar adam var, sayı 300'ü bulur. Şimdi şununla konuştum, şöyleymiş, böyleymiş" Böyle de bir kehanet işte, kehanetse tabi.

Neyse, bu konuyu benim kadar bilmeyin, ben bile kaldıramadım. Almanya'dan çerçöp olarak döndüm. Keyifle, zevkle aldığım kglarımı Almanya'ya bıraktım. Üstüne çok üşüdüm or'larda, çok.  

Sonrasında bana yollar Ege. Çok gezdim sanıyordum. Ama aslında çok değilmiş, baaak:
Ama nedir o leylekler?! 2005 Rock'n Coke zamanı İst'da üzerimizden bir leylek sürüsü geçmişti. Tıpkı bir Grange romanında olduğu gibi. 50+ gördüm leylek. Ama sıtkım sıyrılmıştı.

Ama yeterince sıyrılmamış, ilişki dediğimiz fedakarlık silsilesi ile Uzak Doğu'ya gittik.
Hong Kong ve Boracay.
Ah o alerjiler ve nem ve koku.

Aklımda iyi olarak bir tek zencefilli yeşil soğanlı yeşil midye kaldı. Bir de geriye ayak başparmağımın üzerine düşen ahşap DND levhasının bıraktığı siyahlık. Hala duruyor!!
Neyse ki, derim topladığı suları bıraktı. Alerjim de hafifledi, aşırı hale getiren ilacı bitirdikten sonra. Artık normal bir insanım. Tropik adaya yerleşebilirim. Tolgaaa!!
Kim yapabiliyor böyle bir başparmak?!

Bu sene çok çocuk öldü. Ne anneler gününü ne de 23 Nisan'ı kutlamadım bu yüzden. 

Bu sene çok insan öldü. Kazalar fırsattır bizim için dedim ama ben de inanmadım derken. Ülkemin insanı kollektif hafızasını yitireli seneler olmuş. Marşal yardımı ile verilen süt tozları mı bunu yaptı, Amerikan şerbeti kolalar mı bilemiyorum. 

Bu sene çok tanıdığım insan öldü. Biri Gökçe, diğeri annesi ve babası, diğeri Işıl K, sürekli ölüm haberleri aldık.

Çok üzüldük de, aslında sevinmeli miydik? Ben ne günah işledim de dünyanın bu halini, tüm bu kötü insanlarının yaptıklarını görüyorum, duyuyorum, yaşıyorum, maruz kalıyorum?

Hoffff. 
Değiştir, değiştir konuyu.

En son lisede kısalttığım saçlarımı bir şehirde bilmediğim bir kuaföre kestirdim. Güzel oldu. Sonra abarttım, altlarını kazdırdım. Tam bir orta yaş krizine eksiksiz girdim. 

Bu sene 16 kitap kesin okumuşum. Bir 10 tane de yarım bıraktım. Uygar Şirin'in bana ilk aşkımı hatırlatan Karışık Kaset'ini ayrı tutuyorum. Haruki Murakami'yi de.

5 ülke /şehir gezdim. 

Hayatımda ilk defa bir çiçek yedim: Nevruz çiçeği.

Bu şehirden, bu şehrin bana anlattıklarından, hatırlattıklarından, insanlarından, şehir ile özdeşleştirdiğim her şeyinden tekrar nefret ettim. 

Yine de bu sene iyi insanlar girdi hayatıma. Aralık ayında kanka bile yaptım! Barselona'dan bildiririz artık. 

Senenin bitişini çok güzel kutladım. Bugün de kutlayacağım. Hem de 14:00'ten itibaren içmeye başlayarak. 
Hakikaten bir de şu var; İzmir'den Doğu Anadolu'nun bir ilçesine gittim de, çevremdekilerin hepsi alkolik oldu, ben olmamıştım. Ank'ya geldim, içip duruyorum. Durduramıyorlar.

Sonra bende başka bir değişiklik daha oldu bu sene. Etrafımda sürekli gevşek insanlar var arkadaş!
Bir işi başlayıp da, devam ettiren kimse yok. Ben de asimile oldum. Ne verdiğim sözleri zamanında yerine getirdim ne de eskiden çok derin hissettiğim o vicdan azabını hissettim.
Plankinge başladık 3 kişi, bir tek ben devam ettirdim. Sonra baktım kafa tutcak biri yok, bıraktım. 

Bana arkamdan delikanlı derlerdi. Şimdi bilmiyorum. Belki de ayyaş diyorlardır. Ki her zaman sizin hissettiklerinizi ben hep 2 katı hissettim. 
Çünkü bu hayatımın anlamıymış. Doğum tarihimi toplayıp elde ettiğim sayı bunu gösteriyormuş.

Bu sene belki de ben inanmayı bıraktım da böyle oldu. Bilemiyorum. 

Yeni yıldan tek umudum adalet. Ama isteklerim hep bana geç geldi. Kaç sene önce benzin ucuzlasın diye Hıdırellez dileğinde bulunmuştum ben? O vakitler D.Anadolu'daydım, bana gülmüşlerdi. 

Yeni yıl, yeni hayat kafasında olmadım hiç. Yapacaksam bir yıl başını hedef seçmedim kendime. 1 aydır üzerinde çalıştığım bir konu var mesela. Seneye Eylül'de de kendimi çizime vereceğim. Ama o vakitten önce başlayacağım alıştırmalarıma. 

Bugün 14:00'te beyaz şarabımla seneye merhaba diyeceğim. Mehmet Pişkin'in insanı rahatsız eden ama yine de huzur veren ifadesi ile "every time we say goodbye" diyeceğim. 

Bu sene sona eriyor diye kadehimi kaldıracağım. Yenisi geliyor diye değil. 

Çünkü benim senem Şubat'ta değişiyor.

Ve bu senenin özetinden sonra da, 2014 ybsg diyorum, hadi pls ltf tşk cnm.

Yeni seneden bir tane de, akıllı insanlar talep ediyorum. Yazdığım yazıyı, söylediğim lafı bir seferinde anlayabilen insanlar. Art niyetli insanları hayatımda istemiyorum.


Sevgiyle,

J, Ankara 
31 Aralık 2014

11 comments:

  1. Güzel bir yıl sonu yazısı olmuş, beğendim. Ben deönce evi temizleyip, sevdiğim yemeği yapıp, nergisimi alıp, oturup yazmayı planlıyorum. Acele etsem iyi olacak.:-)
    Umudumuzun kaybolmadığı yıllar olsun.
    Selamlar,

    ReplyDelete
    Replies
    1. Biraz küfürlü ama 2014'ün bana ettiği ile kıyaslayınca az kalır.

      Yeni yıla temiz girmek, ben de işten erken çıkıp yapıcam temizliği.

      Ne umudumuz kaybolsun ne de adalet!
      Sevgiler,
      J

      Delete
  2. Ben bir okuyuşta anlayamıyorum seni, bilmediğim ülkeler, terimler, kısaltmalar, tekrar başa sarıyorum bir daha okuyorum, tekrarını okurken bile çok mutlu oluyorum.
    Çok seviyorum seni.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ben de blogda bazen eskileri okudugumda anlayamiyorum kendimi. Ama blogu kendim icin yaziyorum da, is yerinde dikkat ediyorum yeminle!
      Ayrica basliktaki kisaltma bir kufur :)) senin gibi narin bir insan bilmesin boyle seyler.
      Iyi ki varsin.

      Delete
  3. başlık öğrenci seçme sınavı gibi.küfrü bende anlamadım ama 2015 güzel geçsin hepimiz için.düşünsene yine bahar gelecek sonra yaz sonra güz, kuşlar gene göç edecek.heyecanlanıyor insan.annene çok geçmiş olsun.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ooo olme esegim olme yani :)))
      Burcuma gore bu sene de 'supermis'. Battaniyeme sarildim, elimde de krep tavasi bekliyorum!

      Delete
  4. 'Ne verdiğim sözleri zamanında yerine getirdim ne de eskiden çok derin hissettiğim o vicdan azabını hissettim.'
    hislerime tercüman olmuşsun!
    annen tamamen iyileşti mi bu arada? büyük geçmiş olsun...

    ReplyDelete
    Replies
    1. Senenin kararlarindan biri de eski 'delikanli' halime donmek :)
      Annem iyi, tesekkur ederim. Bu aralar bobreginde bir yirtilmadan bahsediyor ama kontolu yakinda. Cok tesekkurler

      Delete
  5. Kotu bir yil ancak boyle guzel ozetlenirdi, cok sukur bitti...

    ReplyDelete
  6. Evren'in annesi de olmus. Hem de yas gunumde gecen sene.
    Bunu neden simdi ogrendim ki. Offf

    ReplyDelete