Wednesday, December 30, 2015

Iyi hissetmek Bolum 465758 (tekrar)

Gorukmuyorsa, Nina Simone - Feeling Good diye aratabilirsiniz.

Yarin Parov (Stelar), Bent, Nina ve Massive Attack yollardayiz. Planlamamistim. Belki kar yuzunden donerim geri, bilmiyorum ama dö la Falci yola gitcen demisti, di mi? Ö_ö evet Izmir'de kar atistiriyor, kuzeyde. 

Tuesday, December 29, 2015

Kutlu!

Bugun benim 2003 senesinden beri savastigim bir meselenin cozum/sonuc gunudur.
Herkese kutlu olsun.
Bundan sonra basim dik, cok minnettar ve mutluyum.
Bu kadar sene arada yildigim da oldu ama arkami donup gitmenin care olmadigini gordum. Ogrendim.
Tam bir yol hikayesi, ice yolculuk benimki.
Su an olursem her seyim tam ama daha fazlasini yapabilirim.

Bu senenin en guzel seysi bu ve ben bunu sonuna kadar hak ettim.

Bu sene direnmeyi, iyi olmayi, iyi dusunmeyi ve bunun sonucunun da iyi olacagini ogrendim.

Konu biraz ozel, paylasamayacagim ama sevincimi paylasip, siz de bir seye minnet duysaniz, ayni duyguyu birlikte hissederiz.
Gecen seneki sukretmeler iyiydi ya, bu sene de yapalim!

Sukurler olsun,

Antagonisit J'den sevgiler!


Ve Jardzy okuyucu kitlesinin yarisini kaybeder ahahaha

:))))

Su 3 sorunu da cozersem, bu hayattan gitmeye hazir olacagim. Inancla..

Saturday, December 26, 2015

Almanak 2015 | horişit

Selams bebeqler!

Artık senenin sonuna geldik, yılbaşını nerede kutlayacağımızı belirledik mi??
Ohyeh.

2014'e lafları diz diz, 2015 ondan bok olsun.
O yüzden 2015i sevgiyle uğurluyorum asfkhdfkshdfkasdf
Her şey için teşekkürler 2015!

Baktım da, bu sene sızlanmaktan başka bişi yapmamışım sanki.
Gezdiğim yerler Batı olmuş.
Tek bir yurt dışı seyahatim olmuş bu sene. İyi. Yurt içi seyahatlerimi de Çin HastırolojisiOrdan yüzünden araçla yapmamaya dikkat ettimdi.
Yani bak belki bir kazamı önlemiş oldum!

İşte, Barselona'ya gittik biz, E.D. ile. Veri nays. Orada bir şakır şukur hasta oldumdu, aktar aradımdı. Öpüldüğümü özel taciz günlüğüme sakladım.
Az çıplanınca, o sene hastalıkla geçiyor. Bu sene de etimi açmadım alerji nedeniyle. Ancak seneye daha korumalı ve planlı güneş almayı düşünüyorum. Nağğsip, kismet.

Diğer gittiğim yerler; Çandarlı, Bergama, Cunda, Frigya (Eskişehirli kısmı), Sivas, Kayseri, Kırklareli miydi? Kırıkkale mi? Ank'nın komşusu olan, oyh of, Alanya, Uşak, Kula, Eskişehir ve bol bol İstanbul, Caddebostan.

O kadar İst'a gidip oradan kimseyle görüşmemek de süpers! Tebriks. Olur öyle, hayatlarımız çok yoğun. Yalnız arada insanın dönüp kendine bakması lazım. Scooterla İst'a gittim (trene atıp), orada bindim, Ank'da bindim falan. Şimdi ben yaptım bunu desem, kimse inanmaz. Ben de inanamadım. Yaptıktan sonra "lağn nağpmışım" diyorum. 
Konu açılmışken, bende fil hafsalası var sanArdım, yokmuş.

Ege'li hayatıma verdiğim reklam arası bitince, ilk olarak lisedeki dostuma gittim tabi. Kadın bana eski sevgililerini ve benimkileri saydı. asekrhsker
Sonra, senin hafızandan istiyorum dedi. Ben de balık balık baktım yüzüne. Al.

Bu sene, Gürcüstün'e gidemedim, yüreğimde taş oldu, taş. Yeminlen. Ah Macar bey yaktı beni.

Babam bey vefat etti. Ruhu şaağd olsun. 

Ay ne hasta olduk bu sene, yat yat bitmedi. Kız bana, ben kıza, o 40.9 ben 38.3 eheh ateş topu evde, anası da ateşlendi. Ev Hariciye Koğuşu gibiydi vallahi.

Toplamda 6 kitap okumuşum. Az sıkarsam bu hafta sonu, 7 yapar, valla bak. 
Ama kitap okumadıysam, hiç okumadım değil, 2nci üniversite, bir yüksek lisans yaptım. O yüzden aslında 56552 kitap okudum sayılabilir. Zira gözlerim isyanlardaydı, artık 3 numara oldum. Çok tenks. 

Bu sene hakikaten kendime yatırım yaptım. 
Pamuk gibi bir insan oldum. Bunu her dediğimde, aslında daha pampamuk olmadığımı fark ediyorum bir sonraki adımda, olsun. Adım adım, bir mil bile bir adımla başlar.

Bu kendine yatırım ile baktım atomu gözlerimle parçalayacağım, hayatıma ve kendime bakışım da değişti. 
Mutlu, salak bişi oldum. Güzelleştim. 
Baktım, yaptıkça yapıyorum. Atomu parçalayıp, fezaya çıkacak kıvamdayım, kulak memesi kıvamının bir üstündeyim. 

Bu kıvamla, çektim geldim kendimi Orta Anadolu'dan. Daha denize tamamen vermedim. Ancak oldu olacak. Kendime göre hesaplarım var.

İnsan bazen de, hayatının tamamı istediği gibi geçince korkuyor. Yahu neden bu korku?!
Oysa bak, bu düzen güzel.

Düzen demişken, bu sene benden 20+ adamların eline düştüm. Dudak kenarımdan öpenler, popomu elleyenler, varlığım ile boşananlar. Ayh bıktırdılar valla diycem de, işte bir pürüzün tepesindeyim şu aralar. 

O da düzelir, vakti gelmedi.

Cumartesi çalışmıııyooooom dediğim işimde, size ofisten yazıyorum sevgili okurlar. Böyle de nazar, fitne sahibiyim. 
Belim ağrımış, soğukta dışarda susuz kalmışım, kafalarım ağrıyor. Otele dönüp, bayılmak istiyorum güneş kaçmadan.

Aslında fiiliyatta çok yoğun (yok ya, evdeki koltuğa uzanamadığım birkaç ay olmuştu tren tren üzerine) değildi ama ruhen çok yol katettim bu sene.

Çok kıvançlıyım.

Fena değildi be 2015 sonlara doğru. Artık Jüpiter mi geldi, nedir, iyi gelmiş bence. Ayh bir takma adımın da Jüpiter olması :/
Adımı değiştirmek istiyorum.
Senenin bombası, pipiyi kestirmeden kadın olan Burus Cenır'ın kendine yaptığı isim alma töreni düzenlemek istiyorum da, ilk aşkımın bana taktığı lakaba kıyamıyorum. Bir de evrak işi falan. 
İkametgahı değiştirip, ona da girişirim diyorum. Blogun adını da Bardzy yapıcam aekrhskerhek
Bardzo!
Barzo! 

Bana yabancı gelmeyen bir isime dönüp bakmak istiyorum. 

Ne zararı var?

Senenin en güzel şeysi de, ağırlıklardan, yüklerden kurtulmak oldu. İşten ayrıl, odayı boşalt, hayatı ve bedeni boşalt. Olmuşsun eski 28lik hali ile J.J.Z.! Go girl!!

40ımda parti diyorum da, bakalım güruha bağlı. 

Bu arada, kıyafetlerimi 1 TL * 50 adet, pabuçları 2 TL * 7 çift olarak sattım. Ahahaha
Eve ekmek parası bıraktım. 

Daha az ile yetinmeye, atmak ile başladım. 
Şimdi mouse almam lazım, ama evdekini alırım diye bekliyorum. Eve de eşya toplamaya gitmicem, karbon ayak izi, üşengeçlik ve benzin nedeniyle jasrerjerser

Yılbaşında tek başıma kendi evimde olmak istiyorum şimdilik. 
Çünkü bu tempo ile ben yine dayanamam sanki. Ay yaşım ve kafam kaldırmıyor, kafam.

Valla bu sene iyiymiş be. Teşekkürler.
Manevi çok yol katettim. Kendimi iyi hissediyorum, korkularımın üzerine gidiyorum. 
Tek bir sorunum var, onu da nadasa bıraktım, meriiksmıs olayları.

Seneye hedef henüz koymadım. Kafamda birkaç şey var ama dile henüz getirmicem. 

Gelecek sene tüm geçmiş senelerden iyi gelsin.
Geliyor senemiz kutlu olsun.
Yaşasın 2016!
Yaşasın ben!
Sevgiler,
J.J.Z.


Thursday, December 24, 2015

İlçeyle Tanışma

Gittiğim yerlerde, önce sorduğum tarihi eserler olur.
Hem meraktan hem de sosyalleşmek için en doğru yol budur.
Bugün şoför de benim doğduğum yerde doğmuş olunca, hemşerilik işte, tüm işler mis gibi halloldu. Sandım.
Bankada hesap açtırmaya gitmiştik, yaptık ama İK belge, evrak istedi şimdi. 
Neyse hallederiz.
Eskiden kilise olan bir camiiyi görmeye gittik.
Çok yakışıklı di mi?
Binaya şu an mevcut dinsel gerilimden uzak bir mimari eser olarak bakmanızı rica ederim.



 Tavandaki el işine bakar mısınız?
 İmam dükkanda değilmiş. Karşıdaki kahveden tel numarasının duvarda olduğunu öğrendik. Şoför hemşerisi aradı, izin aldık ve içine girdik.
Böyle tavanlara bayılıyorum. İşte İzmir, işte Levanten kafası!
 Niş ve söveler kalp kalp kalp

 Cep telefonu ile ancak bu kadar, şu minber de çıksaymış iyi olurmuş.
Olduğu kadar.



 Küçücük minber.
Velhasılı burası Rum evi kaynıyor.
Sonbahara Rum evine mi geçsem diye düşünmekteyim. Hayallara daha varsa bir hesap yapıp tespit etmeli. Ona göre ilerlemeli.
Şimdi değilse ne zaman?
Ben değilsem kim? ehehe

Tuesday, December 22, 2015

Bu sene sonunda

Size bu yilin basi icin abuk sabuk el isi kart atmadigim icin sanslisiniz ey blog dunyasi.
Ahahahah
Dun kartlarin fotolarini sildim.
Bir de mail siliyorum, o en keyiflisi. Hakikaten bir hafifleme geliyor.
Ozellikle bana boynuzlari bindiren dingilizin maillerini sildigimde iyi geldi.

Siz de deneyin. Eski sevgililerinkini silin ki, yenisine yer acilsin.

Sevgiler,
J

Monday, December 21, 2015

Aşıklar Şelalesi

Bu hafta sonu epey hareketli geçti.

Önce Aliağa'daki arkadaşımla buluştum. Biz kafede otururken, yanımıza gelen kadın bize bakla falı baktı. İlginç şekilde tam tarihler vererek, işle ilgili bilgi verdi. Eğer haftaya iş yeri beni bir yerlere gönderirse, o kadını hepinize bildircem.
ehehe

Aliağa'dan Izban'a binerek, lise arkadaşımın yanına gittim. J <3 Izban.

Fiilen görüşmeyeli 10 seneden fazla olmuş. Telefon, yaş günleri elbette var. Sadece fotoğraflarını gördüğüm kızı ile tanıştık. İlk karşılaştığımızda sarılıp ağlayan ben oldum. Oysa hep onunla dalga geçerdik sulugöz diye. :)

Ertesi gün de, dönüp BFF ile buluştuk.
Aşıklar Şelalesi'ne gittik.
Hani Girlevik ve Muradiye şelalelerinden sonra bana ufak geldi tabi. Dilek ağacı varmış, mekanın sahibi de emekli Din Öğretmeni imiş.
Batıl itikatlara inanmazmış, sadece Allah varmış. Allah'tan isteyecekmişiz ama gidin dileğinizi asın tabi dedi.
Ben de peçete ile dilek dilemeyi tuhaf bulmuşumdur. Boynumdaki eşarptan parça kesmesini istedim. Bıçakla kesti. Madem batıl yapacağız, tam olsun dedim. Bıçakla kesti adam.
Sonra yanımıza geldi gitti sürekli. Bizi çok sevmiş, eş miymişiz.
HAYIR!
 Elbette şu an suya girip Zindan'a veya Ağlayan Mağara'ya gitmedik. Baharda gideriz diye düşündük.
Tam biz mekandan çıkarken, mekanın küçük sahibi, "size diğer şelalerin videosunu seyrettireyim" dedi. Ayıp, tabi oturup seyrettik.
Benim yorumum şu oldu.
"İkimiz de oraya çıkamayacak kadar yaşlıyız, videoyu da seyrettik, trekking falan boşver. Zaten su sesinden çişimiz gelecek."
Ortak karar deniz kenarında yaymak oldu. Ben balkonda oturmayı tercih edeceğim gibi görünüyor.
Falcı kadının bilmediği konulardan biri benim uykuyu çok seviyor oluşum oldu. Her gece sadece 5 saat uyuyan biri olarak, dün gün içinde ekstra uyudum, kalbini kırmıyım dedim teyzenin. 

Friday, December 18, 2015

Doz

Bağzı çok bilmişleri kenara atıp, üzerine de basarak ben teee lisedeyken,öğrendiğim bir şey var.
"Her şey zehirdir, mühim olan dozudur."

Bunu neden böyle sokmalı, kinayeli anlattığımı aktaramayacağım :) 
Kişisel meseleler işte.

Bugün hekime çıktım. ehehe
Doktora çıktım. 
"Her şey iyi ama bradikardi var sanki. Bir ara test yaptırın"

Ya pampiş, iş yeri hekimlerinin şu uzmanlaşmadıklarında kendilerini latinceye sığındırmalarına bozuluyorum.

Sordum tabi, kardi kalpli bişiy de, adam da yaşlı. Allam!!1 
Bu sene yaşlı adam tacizi bitmedi bir türlü. O konuyu geçiyorum. 

Aynen böyle lakayıt, adama istediğini vererek, ağzımı da yaya yaya
"bardikardiii neee deemmeeeek?" diye sordum.

Paramedik atladı, "kalp yavaş atıyor" dedi. "Nabız da zayıf." 

Oha dedim ya, bu kadar huzur bulmuşluğun fiziksel sonucu, oh yeah dedim içimden.

"Bi' tIroidlerine baktır" dedi.

Hayda, e iyi değil mi bu şimdi? 
Bazal metabolizmada yaşıyorum. 
Baktım şimdi; nefes darlığı, yorgunluk, baş dönmesi, bayılma yok. Hatta açlık kan şekerim düşük dediler bana senelerce bu hekimgiller.
Bugün hala öVle yemeği yemedim ve hayatımda belki de 2 senedir terlediklerimi toplasam, bugünkü efora anca ulaşırım. 
Şakaklarımdan, burnumdan ter damlayana kadar sahadaydım üstelik. Ve meaşşalah da domuz gibiyim.

O yüzden pek umursamıyorum. Ama baktırayım tabi. En son 3 ay önce delmişlerdi kolumu. Bu sefer eski testlerle idare ettim de, baktırayım.

Ne zararı var?


Thursday, December 17, 2015

İyi hissetmek

Beni kendine tehdit gören yeni iş arkadaşım şöyle bir rahatlayıp, arkasına yaslanana kadar zulüm göreceğim sanki. 

Ben de napıyorum? İnternette orda, burda takılıyorum gördüğünüz gibi. Odaya girip ısınabileceğim günler olmayacak ilerde. 

Tüm bunların birleşiminde ben de açtım fal, mal, zodyak, burç bakıyorum. Ne ilginçtir ki, Şubat ayında değişecek olan yeni yılın forkestleri yayınlanmış.

2016 şubattan itibaren benim yılımmış arkadaşlar. Çin Hastırolojisi öyle yazmış.

Oh yeh!



Wednesday, December 16, 2015

Bugün Ne Giydim | What I Wore Today

Yeni bilgisayarda foto müdahale programı yok, o yüzden foto gürültülü gibi geldi bana. Düzeltemedim.
Aslında bunu dün giymiştim.
Uzun zaman sonra sahaya dönünce, Batı cephesinde değişen bir şey yok diyorum, Ege'den :)
Kıyafetler aynı, bir botun markası değişik.

Ha diğer botun altından bir boşanma hikayesi çıktı, çok fena.

Bana botu hediye eden adamın meğer bana azcık meyli varmış. Karısı da benimle bir ilişkisi ve hatta çocuğu olduğuna inandırmış kendisini. Adamı boşamış.
Böylece oturduğum yerden ve farklı bir ülkeden bir evliliği yıktım. Kötü kadın oldum. Demek son 3 senenin derdi bu kadının ahıymış diyorum.

Ben de bot karşılığında çadır hediye etmiştim oysa ki? Ne var yani bunda? İşte, yuva yapmaya çalışmışım o çadırla asdasjhdsjfhsdj

Çok üzülmüştüm ilk duyduğumda ama şimdi suçsuz olduğumu bildiğim için gülüyor ve paylaşıyorum. 
Amerikalı yenge, adamdan bıkmışın, bana sarmışın. 
Thanks Obama!!!
Hep Obama yüzünden!!
aeaskhraskeras

Sunday, December 13, 2015

Su

Medeniyetler bosuna su kenarlarina kurulmamis.
Hey Mezopotamya!


Dogu Anadolu'da senelerce 35 plaka ile fink attim. Simdi Dogu Anadolu plakamla o arabami aldigim ve surdugum yerlerde fink atiyorum. Ilginc eheh

Bugun yarim gunu, sahilde oturup, dalga sesi dinleyerek gecirdik. Gonca okursa eger, bulusmaya az kaldigini gorecektir. 

Sahildeyken arada konustuk tabi. Hayatimin nereye gidiyor oldugunu biliyorum ve acele etmemem gerektigini de biliyorum.

Ilk gorusmelerimin bir kismini bugun yaptim. Ve Pinarcigimin dedigi gibi, havale ettim ve isaret bekledim. Otele donerken arabami yeni aya dogru suruyor olmam benim icin cok iyi bir isaretti.
11inde yazdigim dileklerimi Izmir sinirina gelene kadar cebimde tuttum ve siniri gecer gecmez, hava kararmadan gomdum dun.
Cok batilli ama mutlu bir insanim.
Size ornek olabilmek dilegiyle.

Yarin da cok onemli bir gun.
Guzel bir gece gecirmem lazim.

Cuma gunu de size evden yazmak istiyorum. Kucuk, sevimli ve deniz manzarali evimden.

Sevgiler,
Dunyada her sey iyilerin diledigi gibi olsun.
J


Saturday, December 12, 2015

Abbas veya Jack

Daha once soyledim mi hatirlamiyorum,
Bu blogun ilk postu 14tur.
Geri sayim ve bir sali gunu baslamistir. Salilari sonucsuz bulurum ben.
Isten ve o zaman yasadigim Dogu Anadolu kentinden ayrilmak icin geri sayimdi. Sonra elbette, o geri ssyim 1de sonlanmadi, 1 hafta daha uzadi. Kalmam istendi. Sonra etik degil dendi vs bir suru is. Ve ben sanirim som gunden 2 hafta sonra Ank'ya gelmistim. 1 ay sonra geri gittim ama :)

Iste o geri sayim suresincesadece, 'hayat bu degil, dissrida farkli bir hayat var' diye dolaniyordum, tek hedefim mutlu olmakti. Giderken Karasu uzerinden gecerken geri donmeyi ve aslinda caliskan bir calisan oldugumu ispatlamayi dilemistim.
Dondum ve ispatladim. 

Son birkac senedir, sadece mutlu olmak diye bir hedef olmayacagini gordum. Ozellikle bu sene o kadar cok hedefim oldu ki, ulastim cok sukur coguna.
Kervani yolda duzmeyi biraktim.
Iyi ve hedefli biri oldum, bundan oturu de mutlu bir hayatim var.
Yakalayamadigim hedefi, onceden yaptigimin aksine, tekrar hedef aldim. Bugun de yarim kalani bitirmek uzere, umarim, yola cikiyorum.

Icimde tek bir ozlem, hasret, pismanlik yok. Odamin 3/5'ini atinca onlar da gitmis.

Dun geceden beri icime donup donup bakiyorum, yoklar!

Aze, gectim pampish! 
Bu da ozel not olsun. 

Bundan sonra farkli bir ip numarasindan seslenmeyi dusunuyorum.

Tum sevgimle,

Julide

Abbas kim, Jack kim?
Yolcudur Abbas ve Hit the road Jack!
Hangisini istersen!


Tuesday, December 8, 2015

Vaziyet Raporu

Attikca atasim geliyor.
Eski fotograflar.
Daha iki gun once atilacaklar posetine koydugum kot ceketimi fotografta gordum.
Ne biriktirmisim.
Var oldugunu unuttugum eski sevgililerim fotograflarini, umrumda olmayanlari oldugu gibi, umrumda olanlari yirtarak attim. Once bir tur temizlik dun gece yapmistim. Bu sabah bir daha uzerinden gectim.
Doymadim.
Eski sevgililerin mektuplarindan bir tanesi haric, okumadan yirttim. O girdaba girmek istemiyorum.
Olen sevgilimin, seni severek o aciyi cekiyorum zaten yazdigi mektubu bir sure saklayabilirim. Belki sabaha kadar. Olunun arkasinda rahmetle analim biz.
Bugun gunumu kiza ayirdim.
Parka ciktik ama uykusu var. Kucak istiyor. 2 yasinda gulleci kizi kucagima uzun sure alamadim elbet, sirtima attim. Eskilerin bir bildigi varmis. Ve ana caddede kostuk.
Sonra parkta, kaydiragin kenarlarina bastim ve altimdan kaydi ahahha
Etrafta kimse yoktu ama pencereden bakan teyzeler olmussa ayiplamislardir.
Simdi uyuyor umarim.
Cunku benim de uyumaya ihtiyacim var.
Attim attim ama hala bitmedi sanki, duzene koyamadim gibi.
Ha bir de bir elbise sattim. Cok mesudum.
Sokaktaki teyzeye de alir misin diye sormaya gittim. Onu da yarin goturecegim. Sattikca yuzde vericekmis, bildigin ortaklik.
Haftalik ugrar, harac keserim ahahha

Sunday, December 6, 2015

Hadi Derle Topla Rahatla

Dun basladi yeni hayat.
Evde acaip skildim. Yatmaktan boyun fitigim azdi. Yillarin yorgunlugu yatarak cikmiyormus. Ogleden sonra 4 gibi yeterince bunalmistim. Sevgili Mari'animin hediyesi kitabi okumaya basladim,
Su an kitap bitmedi ancak ben uygulamaya basladim bile. Ben ikna olmus ve kitabi edinmisim ve okuyorum zaten. Bu kadar cok ornek vermese olurmus. 

Battal boy bir cop posetine atilacaklar, digerine de satilacaklar konulmus olmak uzere ayiklama yaptim.

Bazilarini gittigidiyor'a koydum. Gerisini de bizim sokaktaki ikinci elciye goturecegim yarin. Umarim alir. Ordan gelcek parayla bir meme daha yaptiririm.
Hehehe

Saka tabi. Yeni gozlukerimin parasi ciksa keske.
Sanirim mavi konusunda birazcik israrciyim; arka sira gomleklerim. Onde pantol, gomlek ve hirkalar var.
Bence oldu.
Aralarina da at kestanesi attim.
Sitede henuz kiyafetlerim listelenmedi.
Bu hafta pabuclarimi da saticam, hic giymediklerimi elbette.

Belki sonra kitap falan.
Ya da bagis kampanyasi bulursam okullara gondermeyi tercih ederim.
Simdiden bir hafifledim sanki. Bazam bosaldi.
Bu da feng shui'ye gore rahat uyku demek.
Bu yorgunlukla zaten bu gece iyi uyurum gerci, belim kirildi handiyse.
Satin almama seysine daha giremedim cunku zir zir sikayet etmeyi birakip, sevgili doktoruma gittim. Gozlerimin numarasi degismis. Yas ilerleyince olur dedi. Hrrr ne var yav yasimda!

Yakini goremiyorum ben.
Gecen gun kucagima aldigim bebege goz agrisiz bakamadim. Tek gozum 3 derece. Sadece onu cizdirebilir miyim diye goz hastanesine gidecegim.
Cunku tek gozum kalmis. Yakin sorunu tekrarlarmis ama neden olmasinmis.
Bu hafta doktorlara gidip, sigortami bitirsem diyorum.

2016 da girmese bari, valla bak yer kalmadi.

Wednesday, December 2, 2015

Ohhh hmmsss

Ohhh hmmmsss

3 sene kadar sorun yasadigim kotu bir iliskiyi sonlandirdim bugun. Isten ayrildim. Bu anlasilmayan seyler de aldigim nefes ahahaha
Strese bagli reflu falan olmustum bir ara. Cok kotu gunlerdi.
Ancak ben ne yaptim?
Ogrendiklerimi kar saydim. 
Zaten ayrilcakmisim gibi donmustum. Masamin uzeri bombostu. Ayrilirken kimi saha kalkmis beyaz atimi, kimi tibet canagimi istedi ani olarak. Evden getiremem artik. Ben de anahtarlik falan biraktim. Ha bir de genis bir masa. Daha ne olsun?

Gitmemi istemeyen kodaman, odasina ilk girdigimde bana 'neden mutlusun?' diye sordu, inanabiliyor musunuz? 
Sonrasinda kararimi acikladigimda, 'beni ikna et, icim rahat degil' dedi, ona mutlu sifatimi gosterdim.

'Git, dusun gel' dedi inatla.
Yok yeaa daha ne dusuncem dedim ama gittim tabi. Ertesi daha kararli ve mutlu bir ifadeyle, 'Ayh' dedim 'hadi'.
Yani kac gundur sonuclansin diye bekliyorum.
Cok sukur sonuclandi.
Hatta eski arkadasim olup da benim hayatimi burnumdan getiren adamla uzun bir zamani konusarak gecirdik.

Nasil mutlu oldugumu anlatamam.

Insan kaybetmek cok kolay ve kisi degerli ise cok aci.
Bu sene bunu cok yogun bir, yok degil birkac kez yasadim. 

Icim hasret, pismanlik dolu ama hala minnetle aniyorum. 

Acimi daha once yaptigim gibi buyutmek yerine, aldigim dersleri gozden gecirip, tesekkur edip, yoluma devam ediyorum.

Ama ozluyorum :))

Simdi, bugun geri kalan muhtesem hayatimin ilk gunu. O degnek var ya, o degnek gelmedi ama ben planlarimi hayata gecirmeye basladim. Cunku o degnek benim genclerrr! 
Turkuaz kolyem gozunuzu aliyor mu?

Email adresimi, telefon numarami degistirmekle basladim.

Sonra meme buyutme, gotume dudagima, botoks.. yok saka be.

Tek hedef, ders alarak mutlu olmak. Iyi insan olmak, iyi insanlarla karsilasmak. 

Surekli sikayet eden kisiler hepimizi bunaltiyorsa, neden biz de sikayet edelim?

Bugun veda mailime ne yazmis olabilirim sizce?

'Dunyada her sey, iyilerin gonlunce olsun'.
Amin bin.

J

Not: 
Ne kar yagdi ama bugun Ankara'da.

Bana ne yapacaksin diye soranlara, 'o benim derdim, esas siz ben gittikten sonra ne yapacaksiniz' dedim.

Ahahahaha

Isyerindeki insanlarla ozel hayatimi paylasmak pekmhosuma gitmiyor. O yuzden. 

Cok isim var, musadenizle.

Operim tum sevgimle,

J.

Sunday, November 29, 2015

Bolum 3

Anlasilan hicbir sey olmamis o gece.
Eheh
Uykusuzluguma yanayim, onlar da endiselerime.

Hayatim boyle kurgu zaten.

Dun arabayi otoyikamaya verdim. Zira artik bir guvercin kafesi gibiydi, mobil. Yikamaci binanin bodrumunda. Oglen almaya gittim. Kafes oldugu gibi duruyor. Ilk gelen de bendim. Noldu diye sorunca, 'sizin araba calismiyor' dedi. Ehehe debriyaja mi basmadiniz dedim.
Sonra anahtari alip arabanin kapisini actim, bas bas bagiriyor!
Eybaaa!
Debriyaj tas kesmis, dortluler yaniyor ve o korna sesi.
Ciktim aractan. Kendi kendine sustu.
Telefon zindanda cekmiyor tabi. Ben sasi numarasina bakmaya zindana girip cikana kadar telefon baglantisi koptu.
Ben de anahtari iade edip, arac yardimi arayip gelicem dedim.
Ve anahtar calisti ve araba calisti!
Ohh yeah!
Sihirli dokunuslar ve dedim ki, benim arabalarimin ruhu var. Bensiz guvenmedi bu adamlara!
Arabayi yikamaya biraktim ve 2 saat sonra telefon geldi. Sizin araba yine ayni seyi yapiyor! Ahahha
Sanki kresten ariyorlar ve ben de veliyim!
Telefon gorusmemi yaptim ve sorunu cozdum. Arabada denedim ve cikardim zindandan.
Kumandanin pili bitmis meger.

Sonra da bugun fark ettim ki, arabadaki kristalimi almislar yikamacilar. Belki baska seyleri de almislardir ama calindigini dusundugum anahtarligim ortaya cikmisti.
Belki kristalim de cikar.

Ya boyle iste.

Yine gecen gun camdan bakarken, kagit toplayici ve iki kopegi dikkatimi cekti. Bir adam yonunu degistirip adama bir seyler verdi. Adam da copten birkac kagit cikarip okumaya basladi.
Iste o zaman da hikaye yazdim, iste ajanmis da, mitmis de, hirsizmis da vs.
Ama daha fazla seyredemedim, zaten kopekler de bunalmisti artik o copun basinda 10 dk kadar beklemekten.
Ben camdan ayrildim.

Ya iste boyle hayat oyku, roman falan.
Artik senenin de sonuna geldik.
Sene sonu yazimi bile hazirladim kafamda. Etiketi bomb*k olucak.
Sevgiler,
J

Tuesday, November 24, 2015

Bölüm 2

Bölüm 1'den kalanı yazayım önce.
Sabaha karşı uyuduğum sürede, rüyamda eve girmiştim. Ortalıkta hiç bir iz görünmüyordu. Benim odamın üstündeki odaya gidene kadar. Etrafa bakıyorum, hiç bir girişim ibaresi yok. Tam odadan çıkarken, çekmecelerin açık olduğunu, koltuk üzerinde bazı takılar olduğunu fark ediyorum.
"Ah işte söylemiştim" diye böğrünüyorum falan.

O derece takıldım bu konuda. 

Evet, şimdi sıra;

Bölüm 2

Skimsonik telefonum çaldı. Yine Dicitürk arıyordur diye düşündüm ama baktım, üstüne cevap verdim. 
Bilmediğim bir numara; ev sahabımın eşiymiş.

"Eşime mesaj atmışsın"la başladı ehehhe.
Yok ya kötü niyetle değil.

Anlattım durumu. Polisi bile çağırdım dedim. Ama polis gelince ses kesildi demedim. "İki erkek sesiydi ve sizin ayak sesinizden farklıydı. Yine de yanılmış olabilirim ama endişe ettim. Sizin sesiniz değildi", dedim ve sonrasında anlıyor musunuz, değildiiii!!! Öldürdüler sizi zannettim! Sizin için endişelendim, çok korktummmm demek istedim. Ahahah 
Valla oda değiştirince kalbim sıkıştı. Öncesinde oha lan macera hoo yeeeh diye baktım olaya.  

Çok saygılı konuştum. Gürültüden çıldırdığım süreler haricinde edepli, müşfik bir bireyimdir kendilerine karşı.

Eh, kadının ve artık kocasının da içine kurt düştü. 

En azından o testere sesinin bu yaşlı çiftin kemiklerinden gelmediğini biliyoruz. Öldürülmemişler.

"Kapıya baktım, zorlanma yoktu" dedim ama uzaktan bakmıştım. Cts geliyorlarmış. O akşam Bölüm 3ü de yazarım.

Monday, November 23, 2015

Bölüm 1

[korkunçlu film müziği girilecek]

Günlerdir kah salonda kah yatağımda devirdiğim bedenimi, artık işe gitmenin çaresizliği ile normal saatinde yatağına yatırdım. Yatağa baktığımda, kulak tıkacı takmamaya karar verdim. Meh dedim.
Gayet güzel, delikleri açık bir burunla uyuyordum ki, çatır çutur bir ses duydum. Uykum daha baskındı ama, tekrar dalmak için konum aldım. Sonra alışık olmadığım iki adam sesi duydum. Kulak kesildim tabi, ses üst kattan geliyordu. Uykum dağıldı.
Koridorda yürüme, konuşmalar kesinlikle ev sahiplerim değiller. 

Ev sahibime sms attım. Cevap yok.

Yok bir emin olayım, yok bir daha bir ses duyayım, ah polisi arasam mı, karakolu mu bulsam, 155i mi derken, tableti açtım. Belki online bir bildirim seçeneği vardır.

O sırada bir testere sesi duyulmaya başladı.

Polise sms atabiliyormuşuz 155. Çok mutlu oldum ve yatakta oturup görmeyen gözlerimle polise mesaj attım.
"***adreste şüpheli sesler geliyor ev sahibi evde yok"
Noktalama kullanmadım çünkü gözüm görmüyor yav. Saat 04:17
Tüm bu süre boyunca bir heyecan olsun, bir kalp atımı hızlanışı olsun bir şey yok :/

Sonra üst katın zili çaldı dışardan. Yukarıdaki ses kesildi. Bir süre sonra adamın sesi tekrar duyuldu. 

Yahu polis, madem geldin neden zile basıyorsun? Eskiden de ışıkları sirenleri yakarlardı ya, suçlular kaçardı hemen olay yerinden. Aynı hesap. Başka zile de basmadılar.

İlginç olan zil çalınca sesin kesilmesi. 

Eee? Aferim, bu adamlar şimdi nasıl kaçacak?
Balkondan kaçmaya çalışıp, bizim eve girerler mi? Topladıklarını bahçeye atıp, evden çıkıp üst kata mı saklanırlar? 
Sonra sessizde olan telefon çaldı ve ben yine bu gözlerimle kimin aradığını göremedim.
Üstüne katıldığım toplumsal olaylar ve öncesinde sürekli yere düşen bir telefon olduğu için de birden ekran simsiyah oldu. sms dışında bir faydası yok aletin. Ama 1 saatte şarjörü doluyor <3 
8 gün sürüyor (kullanılmadığı için).

Telefonu kapatıp açtım. Arama kaydı yok!!!! En son ben kendimi aramışım, hep aynı terane, telefonu bulamamışım veya numarasını unutmuşum!!

Polise tekrar sms atıp, "bizim daire şu, zili çalın kapıyı açayım, balkondan kaçarlarsa ev şu cephede" desem mi?

Sürekli bir soru sorma hali. 

Ses uzun süre çıkmadı ama sonra duydum tekrar. Ya benim olduğumu fark ederlerse, bana zarar verirlerse ile devam etti süreç.

Sonra yattım başka odaya. Birden kalbim çarpmaya başladı. Sesleri dinlemeye kararlıyım ama burnum tıkandı. Ya sümkürürken duyarlarsa vs. Balkon kapısının önüne 30cm uzunluğundaki çöp kutusunu koydum. Çok zekalıca bir davranış, tebrikler.

Burnuma hava gelsindi, sesi dinlemekti, feneri alırım suratına tutarımdı, şu eski telefonu suratına atardımdı derken uyumuşum. Ezanla uyandım.

Yine hepi topu 2.5 saat uyku.

Arayan kimdi bilmiyorum hala.

Şimdi kafamdaki senaryolar; bayramda sms attım diye beni defalarca arayan ev sahibim neden beni aramadı?! Aradıysa ve o açamadığım zamana denk geldiyse neden tekrar aramadı? Arayan polis miydi? Bana asılsız ihbar yaptın seni dövücez derler miydi?
O testere sesi aslında, es sahaplarımın kesilen kemiklerinin sesi miydi? 
Çıkarken duymadım adamları, hala evdeler mi?

Bulana kadar bölüm 1. 
Bulursam bölüm 2yi de yazarım.

Bana kalan uykusuzluk yine. Endişelerime ortak ettim sizi. Ehehe

Thursday, November 19, 2015

Okaliptus

Su an koklayamadigimdir.

1 haftadan fazla oldu, iyiyim dedigim her gunun ertesinde daha agir hasta oldum. Geceleri sadece 2,5 saat uyudum. Ama neden 2,5?!1

Bugun doktor ve ilac degistirdim.
Leylaya dondum. Hamile kadinlar gibi surekli uyuyorum. Ya da 1 haftanin acisi mi cikiyor bilemedim.

Neyse ki atesli kismi atlattik, zira iki kardes bir yegen bir arada logaritmik bir hastalik sureci gecirdik. Aramizda surekli mikrop transferi vardi yakartop oynarcasina. En yuksek ates rekorunu 40.9la bizim kiz tutuyor. Kiz iyilesti, buyukler evlerimizde surunuyoruz.
Ceteyi dagitinca iyilesme sureci hizlanacak umarim. 

Dunyayla bagimi koparttim yine bu aralar. Aslinda hem yogun hem de bos bir hayatim var. Popom tepsi gibi oldu yatmaktan, sonunda 53 kg da gormus oldum. En son 2007de bu normal kiloma donmustum.

Tekrar ilac alip, Alice'in Harikalar Diyari'na gitmeden dunyaya bir bakip cikayim.

Sevgiler,
J.




Monday, November 16, 2015

Geldim ve sıraya girdim

Aslında yazacak şeylerim oldu da,
Birincilik telini buna veriyorum. Gerisinin önemi kalmadı. 
Teşekkürler ismine ve saçlarına bayıldığım Mari Antrikot!!!

Çünkü teşekkür, minnet, şükran hep daha fazlasını doğurur. Her iki tarafa da!
Kaç gündür sayıkladığım, "almama" sırasına ben de girmiştim.

Ben her gün, "oturup plan yapayım ama önce şu Aralık gelsin" derken, kitap ayağıma geldi.

Burnumdan sümüğün akmadığı nadir anlardan birinde, kitabı koklayarak selfi çekildik. Gözlerim çukurlarında dibe düşmüş halde olduğu için yüzümü saklıyorum.

Parayı hayallarıma ve gelecek seyahatlarıma ayırmayı planlıyorum.
Yine spiritüel türkuaz kolyeli, saçaklı elbiseli bir kadına bürünerek diyorum ki, hayatımız işteş;
ne verirsek onu alırız.

Ayrıca, ne demiş, sevgili büyüğümüz Mari Antrikot, "Bazen hasta olmak da iyidir". 
Hem de nasıl! Toplantıdaki terörden kurtuldum bu sayede. 
Herkes Silvan olmuş ben yokken. 
Ama bu onlara sevindiğim anlamına gelmiyor kesinlikle. Aksine nemesisime çok üzüldüm. 

Monday, November 9, 2015

Hovarda

Ikidir oluyor bu.
Ustelik silicege ters yerlestiriyorlar.
Plakadan oturu ya beni hasta yakini ya da arabadan oturu ensesi kalin bir hovarda saniyorlar.


Tuesday, November 3, 2015

Müjde!!

Bugünkü Resmi Gazete'de Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Şehir İçi Yollarda Bisiklet Yolları, Bisiklet İstasyonları ve Bisiklet Park Yerleri Tasarımına ve Yapımına Dair Yönetmelik yayınlandı!!!

5 sene süre var.
Ölmez sağ kalırsak, artık şehir içinde bisiklet yollarımız olacak!!

Tabi ben sukutırımla orada olacağım! Bisikleti de bahara alırım diyorum.

Eskiden bu Resmi Gazete hakikaten gazete olarak gelirdi. A5 boyutunda olurdu. Mürekkep kokardı :)
2002den bahsediyorum. Mutlaka içindekilere bakar, ilgimi çeken bir şey olduğunda okurdum.

Şu an online ve herkes rahatlıkla ulaşabiliyor. 

Vatandaşı olduğumuz ülkede bu gazete bizim gazetemiz.

Başka bişi söyliyim, yollarda, mücavir sahada yani 50km/saat olan yerlerde, radarlar var. Nihayetinde söz verilen paraların geliri yine biziz. Dikkatli olun. 
Dün 6 radar varsa, 3üne girmişimdir.

Bu sabah da, 12 km yol üzerinde 2 radar vardı. Bu kadar radarı hiçbir tatilde görmediniz.

Sevgiler,
J




Monday, November 2, 2015

Kafamdaki Ampul Yandi!

Cumartesi gunu, fuatavni'nin hilekar listesine bakacagim tuttu. Bakmaz olaydim!
Koskoca Tubitak'ta bir tek benim oy kullandigim ve musahitlik yapacagim sandik saibeli sandikmis!
Bina sorumlusuna sordum, haberi varmis. Deneyimli biri ile degistirebiliriz isterseniz dedim. Olur ya, ben comezim. Sorun olmasin. Orada oy kullaniyor olmam avantajmis, bana zaten yardimci olurmus.
Endiselenmedim degil.
Hayatim neden bu kadar atraksiyonlu diye de dusundum bir sure yine. Layigim bu dedim. Yattim yine erkenden. Size gore erken.

Pazar sabahi 04:00te uyandim.

Saatim ecnebi sistem, bilmiyorum neden. O yuzden aslinda alarmi aksam 5:45e ayarlamis oldugumu sabah fark ettim. Zaten uyanik olunca kalktim.
Annemin bir gun onceden yaptigi borekten yedim, yuruyerek sandigima gittim.
29 Ekimdeki egitimden once bana x partisinin musahit kartini vermislerdi. O sabah, ayni partiden olalim diye kartimi degistirdiler.
Saibeli sandigimin yanina, elimde buz kirici kozum boreklerle gittim. Sandik kurulundan kimse olmamasina ragmen cuval acilmis durumdaydi. Iyi karsiladi beni, ben elimi uzatinca nazikti. Musahidim deyince bozuldu. Kartimi gormek istedi. Gosterdim. Sizin partinin kurulda musahidi var dedi. Peki, gelmezse ben girerim dedim. Akbaba gibi uzaktan gozledim kendisini. Bina sorumlusu da kasabin kedisi gibi, gitti gitti, geldi.
Sonra da partinin musahidi geldi. Beni baska sandiga otelediler.
Bozuldum biraz. Gorev adamiyim. Egitim beni kesmemis, bir gece once kanun, genelge okumus, altini cizmis, post itle sayfalari isaretlemisim.
Hay dedim ya. Ama kendi korkum, tirsmam veya bir kavga neticesinde olmadi bu durum. Hayata birak kendini Jardyz, yeter kurek cekme, yuzme akintiya karsi. Sen somon baligi ya da her ne ise ondan degilsin dedim.
Diger sandiga gectim. Tanistim. Baktim pusula damgalaniyor, ancak damga diger pusuladaki parti kismina bulasiyor.
Hemen ikaz ettim. Bakti, evet bulasmis dedi. Soyle yaparsaniz daha rahat olmaz mi dedim. Haklisiniz dedi. Sonra dayanamadim, ben yardim edeyim mi dedim. Cok iyi olur dediler. Basladik damgalamaya. Ford uretim bandini benden once icat etmeseymis, ben edermisim. Ya da meger onceki hayatimda Ford benmisim!

Eski banka personelinin neden islak sunger bulundurdugunu da anladim. Insanin tukurugu bitiyormus arkadaslar. Bana 2 litre su yetmiyor ustelik, yine de o 3 litre su bana tukuruk yapamadi.
Ben kurul sandalyesinde oturunca kurula girdim sanmislar :)
Isim bitince kalktim.
Uzun zamandir eglenmedigim kadar eglendim sandigimda. Detaya gerek yok. Hatta arkadas oldum ikisiyle. Bir tanesine gunun 3ncu mailini biraz once attim.
Gozumu korkutan musahitlik bu muymus da dedim.
Sandigim guvenilir, esitlikci ve esprili bir sandikti. Gun boyu birlikte borek yedik.
Bazi konularda benim resmi gazete severligim de onlara yardimci oldu. Tesekkur ettiler. Hic terslemediler. Oradaki niyetimi kotu almadilar. Kusursuzduk.
Haddimi asmadim. Kurul gorevine damga disinda mudahil olmadim. 
Bir tek isminde kardeslik gecen partinin musahidi ayrimci bir tavir sergiledi. Sutyensiz harika memelerini agzimiza soka soka secim bitmeden once 2 kere falan tutanagi istedi. 
Dayanamadim yine, anlattim. Bak bebisim, o istedigin o tutanak secim sonuc tutanagi, 17:00de sandik kapancak, su su yapilacak. Oylar sayilacak, sonra alacagiz. Ben de o amacla buradayim.
Hadi o arastirmadi da, parti neden bilgi vermedi. Tek kusurumuz oydu. Ama ayiplamadik, ayristirici tavrina da espirilerle karsilik verdik. Onun cevabi ise ben tekvando biliyorum. Oldu Kendisini uyardigimda da, ki komikli yaptim, keske hepiniz olseniz dedi. Komik degildi.

Bizim genel sorunumuz, vatandas olarak, anayasamizi da, kanunlari da bilmemek.

Ayrica, bu secim ile de kafamin uzerinde ampul yandi.
Biz aslinda tenkit ettigimiz kisiyiz. Tenkit ettigimiz partiyiz. Karsimizdakinin dogrusunu asla kabullenmiyoruz. Kendi dogrumuz yolunda gitmeyi, karsimizdakini degistirmeyi seciyoruz. Bosuna kurek cekiyoruz. Ampul falan dedim diye de, taraf, tavir degistirmis bu puuuu sana demeyin. Devam edelim.

Ben kendim bu bahsettigim gibiyim. Illa benim dedigim olacak. 
Cok sevgili mudurum bana dedi ki, 'biz Avusturalyalilar soyle deriz; ati suya goturursun ama su iciremezsin'. Aslinda bunu 4 hafta once dediginde aymaliydim.

Peki ne yaptim?

Bu sabah her seyi oldugu gibi kabul etmeye calistim. Hayatim tepetaklak evet. Ama bir birak kendini dedim. Gelen gelsin. Bir sus artik. Tenkiti birak.
Sonra isler biraz yolunda gitti. Dunun verdigi bir tatmin de var. Arti arkadaslik.
Biraz once de dusta, 'hani ilkokulda dusunuyordun ya; hayatindaki insanlar hep birer oyuncu. Senin istedigin hayatta onlar yer aliyorlar. Bak, iste olan bu. bu hayatta tek onemli sey sensin (bencillik anlaminda degil). Karsina cikan her kisi sana seni anlatiyor'.

Eger anlamazsan sana anlatilani, bir daha karsina cikariyor. Kesinlikle! 
Amac tekamul mudur nedir, bilemiyorum ama kendimiz icin bu hayat bir egitim ve sinav.
Ben iyi oldugum zaman karsima iyi insanlar cikiyor.
Ama kotuysem, en alasi.

Ben yalanciysam, karsima da yalancilar cikiyor.
Bu biraz agir oldu sanirim. Ancak 3ncu maili yazarken ozur diledim sandik baskani arkadasimdan. Cunku onlara OveOnden degilim dedim. X parti musahidiyim dedim. Ayrica oyumu x partiye attigimi saniyorlar.
Demek ki neymis, ben yalanciymisim!

Hirsiz?
Farkinda olmadan baskalarinin hakkini ellerinden almis olabilirim. Bugun mesela, ogle yemegine durdugumuzda arac havalansin diye, kapiyi ardina kadar actim park yerinde, uzerimi giyiyorum. Kapiyi biri kapatti, kapsonlu olunca gormedim.
Yandaki aracin soforu araca binmis, kapilar denk geliyor. Onun kapisi acik bu sefer.
Evet birisinin hakkini calmisim. Farkinda olmasam bile. Kendi aracina binmesini engellemisim.
Cok konusan birisinden mi rahatsizim? Bakiyorum, aaa ben de bu salak kadin gibi car car yaptim zamaninda! Ogreniyorum. Ben de baskalarina salak gelmisim bir sure.

Dolayisi ile su an benim hayatimdaki kisiler bana bir seyler ogretirken, siz de dahil sevsem de sizi sevmesem de, siz de kendi hayatinizda insanlardan ogrenmelisiniz.
O yuzden de kalpten inandigim su soz de gercek; 'insan kinadigini yasamadan olmezmis'.
Benim sizden ogrenmem, sizlerin sevdigim veya sevmedigim davranislarinizla bana ayna olmaniz gibi.
O hic sevmedigim mudurun aslinda benim de vakti zamaninda yaptigim seyleri bana yansitmasi gibi, dun sandiktan ayrilirken, son yarim saatte tanistigim ama bana sarilan cehapeli aydin Turk kadini gibi.
Ben dun yalanci ama iyi bir insandim. Cunku tek kotu, tek iyi insan yok. Her seyiz biz. Amac iyilik yuzdemizi artirmak.
Dolayisi ile ben dersimi alip, iyiye dogru yurumeyi tercih ediyorum.
Ah basimiza gelen demeyecegim.
Bunda bana yansitilani gormeye calisacagim. Goremezsem gitmeyecek veya tekrar karsima cikacak.

Ha bir de ders calismam lazim tabi :))
Ama bunu yazmak daha onemli benim icin.

Umarim kendimi anlatabilmisimdir.
Tenkiti birakmak, giybeti birakmak lazim. Kisileri degil sistemleri tenkit edebiliriz ama kendi sistemimizde hata yapma olasiligimiz var.

O yuzden 'ort ki senin de ayibini ortsunler'.

Simdi yukaridaki tenkitimi silmeden, herkesten ozur diliyorum.

Lessie'nin bize anlatmak istedigini cozduk, hayatimizi cozemedik :)

Simdi o evliyalar, suskun ve sabirli insanlar neyi biliyorlarmis ben goruyorum.

Umarim iyi bir insan olabilirim ki, hayatim iyi insanlarla dolar. 

Su aralar en sk soyledigim sey de, 'umarim her sey iyilerin istedigi gibi olur'.
Herkesin gonlunce degil, iyilerin gonlunce.

Olmamiz gereken, gitmemiz gereken yol bu.

Dermis ve yarin ölermiśim :))

Ya bir de ne diyecektim.
Aksam evde, twitterdan tanimadigim insanlarla konustum. Ama onlar saldirmayi tercih ettiler. Ben sakince onlara. Neyi elestirdigimi tekrar anlatinca, benden biri ozur diledi. Digeri yazdigi cirkin seyleri sildi. Hatasini gordu. Ama amacim kisiligine hakaret olmadi ikisinin de. 
Bunu da gorunce hayatim yoluna giriyor diye bir neśelendim hani.

Boyle bir yasam kocu, soyle bir didaktik tavir sahibi bir sey oldum ama aydinlandim. Kafamda ampul yaninca, baska ampuller patlayacak. Eminim.
Dunyanin duzeni bu, kesintisiz devri daim.

En derin sevgilerimle,
Umarim gelecegimiz iyi insanlarin gonlunce olur.
Jardzy Z. Pekkan
Ege'nin en kotu havasina sahip ilce, Turkiye
Kasim 2015

Bu da benim yalniz ve guzel oyum:


Thursday, October 29, 2015

Hadi

Vatan borcumu odeyecegim bu pazar fulfors!
Bugun saat 1de toplanti, 2de egitim var.
Oyumu da Komunist Partiye verecegim. Belki de ilk defa icim rahat donecegim sandigimdan. (Oo cogzel ikili anlamlandirma yaptim).
Sosyal medya oyunu kime verecegini aciklayip, arkadasliktan silinme talebi furyasindaymis. Silen silsin, dagin haberi yok!
Blogumda pek siyaset konusmam, sevmiyorum zira. Bu seferlik olsun. Gelsin kapimi holmatrolarla kessinler. Acitacak neremiz kaldi?

Bayramimiz kutlu olsun. 

Sunday, October 18, 2015

Ulubey Kanyonları

Arabaya bindiğimde bulamadım. Fotoğraf makinesinin hafıza kartı yok! "Amaaan yolda bir şey çekmem ki zaten, hep gördüğüm yerler "dedim. Evet, öyle bir bıkkınlık. Sadece bende yok, hepimizde var.

Uşak'a vardığımda, kanyona uğrasam mı diye düşünürken, levhayı gördüm. "Hmm en iyisi şehir merkezine gireyim de, oradan hafıza kartı alayım, şur'daki dönel kavşaktan döner, geridekinden de içeri girersem" diye düşünürken sağa saptım. Solda bir fotoğrafçı gördüm. Hala ilerliyorum, sonrasında dükkanlar bitti ve bittiği yerde yine kanyon levhası gördüm. U yapıp, fotoğrafçıya gittim. Kartı satan dükkan yoksa, satanı bilen fotoğrafçı vardır?!

Hakkaten de biliyormuş. Hemen 2 dükkan sonrasındaki telefoncuya götürdü beni. Ellerindeki 2 adet 4 gblık karttan birisini aldım. Dönüşte tekrar fotoğrafçıya teşekkür ettim. Çünkü böyle insanlar az ve kıymetlerini bilmek lazım. Amca yerinden kalkıp, bana o an fark etmediğim yeri göstererek "şuradan dön" dedi. 

Döndüm.
Karnım acıkmıştı ben değil, güneş tepedeydi. Fotoğraf için hiç uygun değildi. Yine de gittim.
 Güneş bari azıcık da olsa yatsın diye yemek yedim. Güzeldi.
Her yerde tartışma var, ben de ilk okuduğumda "hade len" demiştim.
Bu kanyonun dünya sıralaması hakkında çoğu kişi yazmış, etmiş.
Gerçek şu; bu kanyonlar silsilesi dünyanın EN UZUN ikinci kanyonuymuş.


Beslenmemi tamamladıktan, ona buna inat, nispet yapmak için fotoğraf yolladıktan sonra kalktım. Niye nispet, çünkü Kula'dan sonraki gezi noktası burasıydı.
İşte kafaya koyduğunu yapma, işte determinasyon!!!
Sonra da cam terasa çıktım.  
 Cam terasa cüzi bir para verdim. Yakınına geldiğimde birçok insanın ensesinden mandallanmış kedi gibi kaskatı kesildiğini görmüştüm. Cık cıkladım içimden.
Sonra bana verilen galoşları yeşil kısımda ayağıma peh peh diyerek geçirdim. İlk altı betonlu cam kısmı geçtim ve alttan boşluğu görebildiğim yere geldiğimde, eh benim de kaskatı olmam gerekiyordu.
Geçenlerde yayınlanan Çin'deki cam köprüde insanlar emekleyerek geçiyorlardı ya, o vakit anladım.
Korkunç. 
Çok ürkütücü!!!!
Ben de uçak sallanınca koltuğa tutunanlar gibi, çelik kirişlerin birleştiği yere basa basa yavaşça uca geldim.
Geldim de, sallanıyor koca teras.
Çocuğun biri ardına neft yağı yemiş at gibi bir oraya bir buraya koşuyor. Aşağıya da bakıyor eşek!
Herkes ince çığlıklar atıyor. Sallanıyor, sallanıyor!!
Anası laf etmiyor çocuğa. Ben de titreye titreye fotoğraf çektim. Tam döneceğim baktım neftli çocuk sakin sakin dolanıyor terasta.
"Noldduuu?" dedim. İnadına yapıyormuş, başladı yine koşmaya. 
Te'Allaaamm!
Koşma dedim ben artık ama korkar bir halde. Annesi artık müdahale etti. 
Neyse, indim oradan.
Gidince anlarsınız.



İşte böyle bir yer. Sağda cam terası görebiliyor musunuz? Bir fikir versin.

Fotoğraflar ışık koşullarından ötürü şahane değil. O yüzden boyutunu küçülttüm. Makine ile henüz zaten kaynaşamadık. Bana bu makineyi neden salı günü verdiniz ki zaten :Ü

Bu ülkeyi, dünyayı sevmek için binlerce neden var. Yeter ki kötü insanları olmasın.