Friday, May 15, 2015

Çoktan Değişti Her Şey

Ben Doğu'ya gitmeyeli sanırım bir 10 ay olmuştu.

Kayseri üzerinden gidelim dedik.
Cacabey Camii önemli bir yermiş, Kırşehir'in içine girdik.
Ahilik kutlamaları vardı.
Her şehirden insanlar gelmiş, emeklerini sergiliyorlardı.
Benim memleketlerimden birinden (asker evladı olunca ülke bana memleket) oltu tespih aldık.
Şehrin ekabirinin haber çekimlerinde arkada çıkmış ya da basın mensubu olarak görünmüş, kalabalıkta kendime yer açmış olabilirim.
Evet, camiye dönelim.
 Yukarıdaki fotoğrafta yer alan tavandaki delikten, aşağıdaki fotoğrafa ayın ışığı yansırmış da, Cacabey ayın hallerini bu şekilde takip edermiş.
Kuyunun dibindeki pisliklere bakınız. Bunu yapan biziz zira. O iletki nedir peki? 
Bir kalem, bir pergel bir de çikolata alacaYım.


 Arkadaki ayağı görebildiniz mi? 
Bir adam Kur'an okuyordu.
 Bu da hikayesi.
E tabi Doğu Anadolu'ya gidilir de, Divriği Ulu Camii'ye gidilmez mi?!?!
Çekirdek aileme yeni katılan adını henüz koymadığım makinemi denemem gerekiyordu. Makinenin aileye katılmasının bir hikayesi var, sonra yazarım.

Türkiye'de Unesco listesine ilk giren (1985) bu cami ve şifahane ile ilgili iki haberim var. 
Önce kötüyü vereyim.
 Yukarıda fotoğrafta görebiliyorsanız, parça düşmüş.
Düşmüş!!! Yıkılıyor artık bina :(
 İyi olan da, biz oradayken, diğer bir ziyaretçi grubunun ihaleye teklif vermek için incelemeye geldiğini duydum. Kulak misafiri olup da sormamazlık olmazdı.
Tadilat için ihale açılmış.
Haziranda yapılacakmış. Temmuzda da çalışmalar başlarmış.
Umarım orjinaline uygun, detaylı bir çalışma olur. Gerçi bizim konuştuğumuz mimar, 4 sene süreceğini söyledi. Onlar kazanırsa, şantiyeye davetliyim. Giderim, su taşırım, iskele kurarken yardımcı olurum, Şirketten yemek götürürüm. Yeterki olması gerektiği gibi olsun. Amin bin.


 Eh tabi yeni makine ile çekimler.
Yine şöyle bişi yapayım dedim. Polarize filtre yerine gözlüğümü koydum.
Ay iç bayıcı ama yine de güzel şeyler çıkmış.



 Kızlaarrr!
Size bir sır vereyim mi??!
Biz fotoğraf çekmeyi seven insanlara "şunu da çek" diye gösteriyorsunuz ya, sizin gördüğünüzü bir makine ile göremeyeceğimizi bildiğimiz için çekmiyoruz.
Helak oldum keçi götü çekmekten.
Alın işte size "şunu da çek" fotoğraflarının en iyisi. Keçi götlü iki foto.





 Tödürge Gölü.

 Üstteki de aslında 1983te çektim diye sizi kandırabileceğim bir foto bence.
Gözlüğün aslında çerçevesi alttaki renk farkı. asedasdsa
İçinizi renklerle bayınca siyah-beyazla bitireyim.
Şifahanede su ile tedavide kullanılan zemin akıntısı.
En güzeli de, aylardır görmediğim insanlarla bir gece manevi ailemin evinde görüşmek oldu.
Uzun zamandır böyle mutlu olmamıştım. 
Bize insan lazım, malın mülkün sonu var ama iyi insanın, iyi anların sonu yok.
Ya da tam tersi!
Hangi açıdan bakmak isterseniz.


NOT: Fotoğraftaki Reno 12'yi de direnişteki arkadaşlar için gözünüze sokmak isterim. Zira ilk işveren sendikasını kuran kişinin şirketinde çalışmaktayım!
#DirenReno 

12 comments:

  1. "Zamanın eli değdi bize
    Çoktan değişti her şey
    Aynı değiliz ikimiz de
    Zaaflarına bir gece
    Hatalarına bir nilüfer
    Sevgisizliğine bir kalp verdim
    Artık geri ver
    Geri veremezsin aldıklarını
    Artık geri ver
    Geri verilmez hiçbir yanılgı
    Yokluğuma emanet et
    Sende benden kalanları
    Her şeyi al
    Bana beni geri ver
    Bir şansım olsun
    Başka yer, başka zaman
    Sensiz ömrüm olsun"

    SENSİZ BİR ÖMRÜM OLSUN

    ReplyDelete
  2. Ben de severim cami gezmeyi. Benim de favorim; Bursa Ulu Camii'dir. Divriğini henüz görmedim. Orayada mı gitsem şu yakınlarda.
    Bir de aklımda hep koyu ağaçlıklı, küçük, şırıl şırıl bir dere kenarında oturasım var.. Dur bakalım neresi kısmet olacak.
    Sevgiler,

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ah adres Sivas o vakit :)))

      Sivas'ta o kadar çok yer var ki sulu. Gökpınar Gürün diye bir aratsana!!

      Bursa'daki camiye dışarıdan bakmıştık, akşam 21:00 falandı.

      Delete
    2. Gördüüüm Gökpınar'ı güzel.. Ama beim hayalimdeki daha bakir bir yer. Yedigöller gibi, Kaçkarlar gibi, Doğu Karadeniz'in doruk ormanları gibi:-(
      Bursa Ulu camii içerden müthiştir. Hatları dünyaca ünlü. Dini olmayan, çok tuhaf bişiler hissediyorsun içerde. Ben çok beğenmiştim..

      Ay haydi haydi gezeliiimm

      Delete
  3. Şu yukardaki şiire tilt oldum.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Olma.

      O, başlığa ithafen. Birlikte dinleyelim.
      Aç sen de dinle şarkıyı ama Müslüm Gürses'ten.
      Feels good woman!

      Delete
    2. Olma nedeni mi sana belki bir Ankara akşamında anlatırım. Sen de iyi ol,hadi.

      Delete
    3. Ben iyiyim.
      Bu Angara aksamini soz olarak aliyorum :))

      Delete
  4. Sivas. İç Anadolu'da ama sanırım size de benim gibi Ankara'nın doğusundaki her yer doğu:)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ehehe evet.
      Ank başkentse, ortadadır, Sivas da Ank'nın doğusudur :)))

      Delete
  5. ayyy o kapıyı bin ayrı belgeselde, fotoda gördüm. her seferinde ilk kez görmüş gibi ağzım açık bakakalıyorum. kapıyı söküp bizim salona monte edesim var. (bunları bize hep ikea yaptı)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Japonlar da ayni seyi dusunuyorlar.
      Ara Guler'in siyah beyaz bir fotografi var. Sahip olmak lazim.
      Ikealar ayrica geceleri inliyorlar, urkutuyorlar beni.

      Delete