Wednesday, July 29, 2015

Temmuz Sevmeyenler Kulübü

Şu son 2 gün içinde daha fazlası olursa, "Nefret Edenler" yaparız adını Kulübün.

Katılım Şartları:
1- Temmuz ayını en az tek bir nedenden ötürü sevmemek. Nedenler kişisel olduğu için katılım serbestisi vardır.
2- Yaş sınırı yoktur.
3- Herkes dilediği an Kulübe katılabilir ve Kulüpten ayrılabilir.
4- Temmuz ayında dileyen aşağıdaki görseli kullanarak temmuz sevgisizliğini dilediği yerde ifade edebilir.
5- Katılım için sadece avcuma mum dikiniz. 
Aidat yoktur.

Artık 7 gün oldu. Benim de toparlanmam lazım. Belki bir vakit anlatırım detayları. Cenaze namazında bir kadının da namaz kıldığını, caminin duvarına osurduğumu falan. Ya da anlatmam. Kimseyi ilgilendirmez.

Gelmesini beklediğim gelmedi ama aradı bu sabah. Dondum kaldım. Yahu insanevladı işte!!

Kafamdaki sorulardan birkaç tanesine cevap da aldığım için şu an rahatım. Birkaç dakika sonra ağlamayacağımın garantisini veremem.

Günler gelip geçiyor hızla.

Bu yazıma taziye yazmazsanız sevinirim. Babamı rüyamlarımda görmesem, fb'a da yazmazdım. Acımı içimde yaşayayım, olur mu?

Sevgiler,

Titreyip, kendime geliyorum! 
Credit: Andrew Dickerson



Tuesday, July 28, 2015

İstek

Ne istiyorum biliyor musun?

Milli Egemenlik Parkı'nda ağaçların altında oturmak. Gölgede. Serin serin.
O kadar. Boş boş. 
Ah kollarını açaydın da, "ben geldim" diyeydin. "Hadi parka" diyeydin.
:))))


Dün ofis taziye ofisiydi.
Babası geçen sene ölmüş 2 kişi uzun oturdu benimle. Konuşmadan. Bazen birlikte göz yaşı döktük.
Onlara "ben çok üzülmüştüm ama acınızı şimdi anlıyorum" dedim.
Gerçekten yaşamadan anlaşılmıyormuş.
En büyük huzuru o 2 kişiyle buldum. Diğerleri bu kadar manalı gelmedi.

Sunday, July 26, 2015

The Legend Of Ararat | Yashar Kemal


Bu sene okudugum en rahat kitap oldu bu The Legend of Ararat, Turkce adi ile Agri Dagi Efsanesi.
Son gidisimde caldim babamin kutuphanesinden.
Her gittigimde bir kitap isteyip, birkacini cantama attim. 
Dedim ki, 'eh ilahi adalet, kitap hirsizinin kitap hirsizi kizi'.
Sanki caldigi kitaplardan Efes Kutuphanesi kurmus gibi. Oysa toplasan 2 kitap calmistir babam kutuphanelerden.
Ayrica sizin iade etmediginiz kitaplar olmadi mi hayatta?

Babam gecen hafta öldü. Bana da bir kismini onun onayi ile aldigim, bazilarini vermek istemedi, kitaplari miras kaldi. Vermek istememesi beni sevmediginden degil, hala donup donup okudugu icin. Beni arayip, yanina gitmemi istedi.

Fotograftakiler de en degerli kitaplarindan bazilari. Yasar Kemaller. Bunlar calinti degil. Olsa bile boynum egilmez. 

Ben acilarimi kolay paylasmam. Paylastigim insanlar da cok ozel insanlardir. Haksizliklari paylasirim, anlatirim virvir ama acilar farkli.

Bana destek olan kisilere de tesekkur ediyorum buradan.

Haksizlik paylasmak demisken,
Bas sagligi dilemek icin arayanlardan, mail atanlardan bazilarini anlatmak istiyorum. Cunku icim sisiyor hatirladikca.

Biri mail atmis. Uzun uzuuun kendi omuz agrisindan, cektigi dertlerden bahsetmis. Sonunda da 'cok uzuldum cnm' demis. 'Gecmis olsun' diye bir cevap yazdim.

Birisi aradi, 'babani en son ne zaman ziyaret ettin?' de dahil olmak uzere bir suru soru sordu.

Biri de 'bir rahatsizligi var miydi babanin?' diye sordu. Ona da cevabim; 'olsa ne fark eder?!' oldu. Dayanamadim artik.
Son ikisinin milletvekili yakini olmasini da bir kenara yazdim. 

Nasil insanlarsiniz siz?!

Dunya ve uzerindeki insanlar cok karanlik.

Merhamet istemiyorum kimseden. Belki tek bir kisiyi isterdim yanimda olsun. Olmadi. 
Napiyim?!

Sizden de teselli beklemedigim icin yorum yazmanizi istemiyorum. Aranmak, sorulmak istedigim sure bitti. Su an bana kim ne soylese acim depresiyor.

Cok lesim oldu ama hic yakinim olmemisti. 

Simdi yetim kaldim.

Thursday, July 16, 2015

lgbt

Guneyin sicaginda disari cikmadigim icin ona buna laf atmaktan yoruldum.
Tuhaf bir sey paylascam bunaltidan.

Bedenen erkek ama ruhen kadin biri var. Moralimin bozuk oldugu bir gun bana 'erkek olsan sana verirdim' dedi.
Ahahah ha haa? Lan?
Diye kaldim.

Gecenlerde de 'ah benim erkegim ol' dedi. Sert yuz hatlarimin gorundugu bir fotograf sonrasi. 

Universite vakti bana asik biri vardi. Guzel Sanatlar Fakultesi giris sinavinda benzer bir hikaye anlattigi icin mulakati gectigini anlatmisti. 

O zaman oha kafalara gel diye dusundugum, boyle basima geldi.

Nabiyim? Gogsum kabarsin mi?
Ayh off. Leś sicak.

Wednesday, July 15, 2015

Yalanlar 1

Ben de seri baslatip, arkasini bir tek haftalik raporla tamamlayabilen disiplinsiz bir Turk egitim sistemi zaiyatiyim.

Hep iyilikten bahsediyorum, malum iyilik yap iyilik bul. Bunlar da kotuluklerim. Kotuluk seviyesini acildikca artirabilirim.

Sehirlerarasi otobusteyim. Ilk bindigimde arac icine sinmis kokudan anladim zaten. 
Neyse sehirler gectik, ilceleri teker teker geziyoruz. Yol uzadikca uzuyor. Eyvah dedim, yolcu azalinca sigara da icer bu adam.

Hosta seslendim.
'Biri sigara mi iciyor? Benim astim krizim var. Atak gecirmeyeyim simdi?'
Kosarak gitti, geldi.
'Kaptan tam yakacakmis da, yakmayayim dedi' dedi.

Oh yeah. Ulan yalani bari dogru soyleyeydim, be salak.
Astim krizim var ne demek?
Sonra geldi host, sordu.
'Noluyo kriz mriz anlamadim?'

Tibba karsi ilgim sonunda ise yaradi. Kriz gecirdigimi soyledim. Parfum kokusunda da oluyor dedim. (Boyle bir patronum vardi sahiden).

'Noluyo?' Diye sordu. 'Nefes alamiyorum' dedim. 'Ilk yardim biliyon mu?' Soranin kafasini dagitma yontemi.
'Evet ama uygulamak istemem, korkarim' dedi.
O da yakanciymis. Sonra sadece kaptanlara verildigini soyledi ilk yardim egitiminin.
Neyse klimali otbiste, devridaim eden sigara ve icindeki zehirden kurtulmus oldum.

Bir defasinda da, kardesim ve annem Trabzon'a uctular, onlari alip eve goturcem. Benim kardes etci. Zaman ramazan. Zigana'da bazi yerler acik ama ocak yanmiyor.
Girdik bir yere. Adam 'ocak yanmiyor, fasille var, et yok' dedi.
'Aaaaaaa' dedim, perde reklamindaki operatif kadinlar gibi.
'Kiz hamile olmaz, biz gidiyoruz'.
Karsiya gectik. Yedi istedigi seyi baska yerde. Hala da soyler, cok lezzetliymis.
Dahasi var.
Trende aglayan cocuklarin annelerine de bagirdim.
Onu baska zaman anlatayim. Sevgili C donsun, bana kizsin. Hem sarjorum de bitiyor.

Esen kalin...

Monday, July 13, 2015

Haftalık Rapor | 15

Bol laf var yine. Biriktirdim.
En fantastik olan, Melihin dinazorunu görmekti. 
Araç içinden ancak bu kadar.
Aslında Ank'nın dinazorlarla ilgili bir geçmiş varmış. Ama benim bilgim yok tabi ki.

Neyse, neler oldu:
Bir koyunun üzerine tünemiş bir karga gördüm. eheheh 

Scooterımı İst'a da götürdüm. Gardaki bir görevli "benim de aslında buna ihtiyacım var" dediğinde, "gel bin" dememle polis görevlisine içki içelim teklifinde bulunmuşum gibi "görevdeyim" dedi.
"Açayım şurda iki bin" dedim, "nolcak?"

"Olmaz kız, kamera var her yerde" dedi. 
Ya sanki ahlaksız bir teklif yapıyorum, bir de bana kız diyor falan. Telefonunu verecekti falan artık, bişi demedim. Bir sonraki seyahate sözleştik artık. Orada olur mu olmaz mı bilemiyorum. 

Hayvanlar henüz farkında değil varlığımızın scooterımla. Güvercinler kaçmıyorlar maalesef benden. Sabah 05:15te b*klarını yememiş bile olabilirler tabi.
Köpekler de peşime takılacaklar, uzaktan havlamak yetmeyecek, korkuyorum.

Garda vagona giderken önde bir amca ve teyze vardı. Onlar durup görevlilere soru sordular. Sonra bir baktım aynı vagondayız. 
İlk defa biniyorlar sanırım. Eşyaları için yardımcı oldum. Bir de amca kulaklıkları taktı ama nereye bağlayacağını bilemedi. Koştum yardım ettim. Biz ailede böyle öğrendik. 

Öndeki teyze de tansiyon hastasıymış. Uçağa binemiyormuş. Başka bir teyze de, öndeki teyzeyi bana emanet etti. 

Bir ara öndeki teyze, yemek kutusunu açamamış, yanda oturan benim amcaya uzatmış, o da açtı iade etti falan.
Sanki Gezi zamanındayız, öyle bir hoş. Gözlerim doldu yani. Nedir insanların birbiri ile derdi, neden herkes herkese saygı göstermiyor diye düşündüm. Hep böyle olsak, küçükken sokakta oynadığımız dönemlerdeki gibi. Suna Yakın Mode On.

İst'da boğaz turuna katıldık. İçimden hiç fotoğraf çekmek gelmiyor bu aralar. Pek keyif de almadım zaten :/

Ha bir de şöyle bişi oldu. Ank'ya geldik. Garda taksi kapma yarışı oluyor. Geçen sefer uykum gözümden kaçarken mağdur olmuştum. Saygılı insan lazım bize. Hadi ben neyse de, kucağında çocuğu olan adamın bile taksisini aldılar. Neyse.

Bu sefer erken girdim sıraya. Tam taksiye binerken, bir adam taksicilere "şu arkadaş yabancı. Kızılay'a gitçekmiş, kaça bırakırsın?" diye sordu. 
"Benimle gelsin" dedim. Çocuk bir kaldı ortada. Adama baktı, bana baktı ki, ben koltuğa kuruluyordum o vakit.
Bir an yanıma oturacaktı açtı arka kapıyı, şaşkın. Sonra öne geçti. Kızılay'a geldik. Para için cebine uzandı. 
Aslan taksici!! "gerek yok" dedi. 
Bana döndü parayı uzatarak, "gerek yok, vermeyin. yabancıymışsınız, hoşgelmişsiniz" dedim. İndirdik. Sonra taksiciye teşekkür ettim inerken çocuktan para almadığı için. 

Ben böyle anlatıyorum iyilikleri, yaptıklarımı gördüklerimi de, benim de kötü davrandığım insanlar oluyor elbette. :)

Onları da ayrıca anlatırım. 

Hamiş: iyilik yap, iyilik bul. 
Üzerimde bir ağırlık var...

Wednesday, July 8, 2015

Kizil Sahin Yuvasi

Dogayi seviyoruz.
Tum hayvanlari ile.
Cimlere uzandigimizda uzerimizde dolasan karincalari, ustumuzde ucan leylekleri, yolumuza cikan tilkileri, keklikleri, misafirhanede geceleri partileyen 2356 adet fareyi, her seyi ile.

Simdi ogrendim. TIRT kanal trt'nin canli yayini var. Kizil sahin yuvasina kurmuslar.
Gozler fena durumda ama oturur seyrederim ben bunlari.

Biraz once uykudan uyandilar. Ay ben uyandirmadim insallah.

http://www.trtbelgesel.net.tr/tr/main/yayin

20150709 14:22

Kandırıldım, MAĞDURUM!
Kabataş yalancısı gibi oldum.

Sabah kamerayı 09:00 sularında temizleyen, kafası görünen tipi saat 14:00te tekrar aynı hareketler ile görünce, yayın naklen değilmiş anladım.
Çok ayıp.
Bu hayvanlar nasıl besleniyor diye düşünüyordum. "Kuşluk vakti anası beslemiştir ya, daha vakti gelmemiştir" diyordum.

Çok ayıp. Yalancılar! Şimdi tırt belgesele dadanmaz mıyım?!?!

Ünv Tercih Rehberi

Orada burada görüyorum gençler soruyorlar, orayı mı yazıyım, burayı mı yazıyım.

İki üniversite bitirmiş biri olarak rahatlıkla söyleyebilirim ki, en güzel meslek kadın için de erkek için de noterlik.

2 sayfa aslı gibidir yaptırdım, 59,50TL verdim.

Hukuk Fakültesi mezunu olmak gerekiyormuş, kısaca baktım.

Böyle hayat mı olur yeaaa!?!?!

Çocuklarınızı noter yetiştirin. En baş tavsiyem budur. 

Off kötü oturdu heee. 

Tuesday, July 7, 2015

Memeler 2

Ben ultrasonu çektirip kaçarım sanmıştım. Sigorta nedeniyle istem kağıdı gerekiyormuş. Dün gittim paşa paşa doktora. Madem parasını ödemişim.

"Yav ne sorcam ki genel cerraha? Sohbet eder çıkarım, adam da hoş" diye düşünürken, binlerce soru sordu. Son 2 aydır en çok karşılaştığım soru da şu: "evli miyiz?" 
"sizinle değiliz bildiğim kadarıyla!!!" neyse, bu adam sempatik.
"Güzel kardeşim, gel seni bir muayene edeyim" dedi. 
Soydukça soyuyor yaşlı hemşire. Üzerime şal gibi attı örtüyü. Hocam odaya geldi.

"Kaldır örtüyü." Geçti karşıya.
Memelerin şekline ve hizasına bakıyor falan. Sonra yatırdı, başladı yoğurmaya. 
Bir yandan da unutmamış beni sorular soruyor. "Güzel kardeşim. Tatlı biri vardı Doğu Anadolu'da çalışan" (aynı iş yerinden bahsediyor).
Yav memelerimi elliyorsun, bir de başka kadından bahsediyorsun. Kötü erkek :((((

"Tek tatlı benim bir kere" dedim adama. ahahahha 
Bu adam benim benlerimi de almıştı ama memeleri hatırlıyor. Evli miyiz diye soruyor. Hmmmm
Evlencez!!!!

Sonra elleşme bitti. Geçen sefer gitme nedenim, koltuk altında çok ağır ağrıydı. Memeler bir tuhaflaşmıştı. Yataktan kalkamadığım oluyordu ağrıdan. Dolayısı ile endişeli gitmiştim. 
Benim o zırlak halimle bana uzun uzun anlatmış, memeleri papatya gibi çizmiş, "meme kanalların genişlemiş" ve en son "memelerin pırıl pırıl" demişti. Bu arada kendimce teşhis koydum. O vakitler ben sürekli aşağıdakilerden kullanıyordum.

Kapalı kaldığı için memeler yanıldı diye inanıyorum. 
Neyse, düne dönelim.

Dün de, bana o gün anlattıklarını, kayıttaymış gibi tekrar anlattı. Aynı papatyaları çizdi. Aynı şeyleri söyledi. Bir kere sözünü kestim. Bıraktığı yerden devam etti.
Offff, zırlarken bana iyi gelmişti de şimdi çok uzun, biraz sıkıldım. 
Yine "Güzel kardeşim. Memelerin pırıl pırıl. Sevgili Jardzyy artık risk grubundasın. her sene gel" dedi. Her sene!!! Eskiden 10 kadından biri meme kanserine yakalanırken, artık 7de 1e çıkmış sayı. Birkaç sene sonra da 4de 1 olacakmış!!!

Sağda bir kist bulmuştu ultrasonda sevgili kadın 3x1mm. Ama içi su dolu olduğu için endişe kaynağı değil. 
"Bunu bulamadım bak. Ne kadardır ki bu?" diye kağıda çiziyor, şakalaşıyor benle. ihihi
Sonra, "güzel kardeşim. Çok soluk gördüm seni" dedi. Kan verdirdi. Bu arada 2 tüp kanı dolduramadım!!!
Diğer kolu da deldi hemşire. Ay nasıl özür diliyor. Yav akmayan kan benimki!!
Bu arada hastane yakın diye bir anahtarla çıktım geldim. 
Görevliye "eve gidip geliyim" dedim ödeme işlemleri için. Adresimi kontrol etti aherausrehseur 

Neyse, bugün tekrar gideceğim. Bana ilaç yazacakmış. 

Şimdi ben sormaz mıyım?

Madem evlenmeyecektik, memelere neden elledin?!?!?!
3 kardeşim var, hiçbirine de elletmemiştim :(((((

Thursday, July 2, 2015

Memeler

Ultrasondan geldim. Korkulacak bir sey yok ama her 2 senede bir yaptirmam gereken tetkikime +2 sene takmisim.
2011mis ilk ve son.
Cikista agladigimi hatirliyorum. Ne salakmisim :))

Benim gibi olmamak icun lutfen duzenli meme kontrolunu ve ultrasonunuzu yaptirin. 
Yas geldiyse de mamografiyi.
Lutfen.

Wednesday, July 1, 2015

Haftalık Rapor | 14

Amaan neler oldu neler. Özet geçicem.

Yollar, yollar...

Geçen hafta tali yoldan dönel kavşağa girerken, yolun ortasında aracın motoru durdu. 

Doğru Ahmet ile Bay Yanlış'ta olduğu gibi ekrandan beni kalı halinde indirecektiniz neredeyse! Ama daha önceki lpgli aracımın da sıklıkla motoru durduğu için, hemen gaza bastım ve üzerime gelen iki kamyon tarafından ezilmekten, sürüklenmekten veya dönderilmekten kurtuldum.
(Not: Doğru Ahmet artık imam olmuş)

Bu sene trafik kazası senesi. Haberlerden de sıklığını görebilirsiniz. Temmuz ayı en sakat olanı olacakmış, özellikle güneybatı yönündeki seyahatler. Dikkat!!!

Pazar günü kaza yaptık ama. Sonuç vardı ortada. Kişisel bir yaralanma olmadı. Tek geliş, tek gidiş bir yolun ortasına mantar babalardan dikmişler.
Adam bana illaaaa bir şarkı dinletcekmiş, eli gözü radyoda. "Sağa kır" dememle, ilk mantar babanın üzerine ve sonraki 4ncüye çıktık. Fantastik, nasıl oldu anlamadım.
Araç tamirde, kasko ödücek. Biz iyiyiz!!!

Bu aralar yapboz sevdamı çok ileri taşıdım. 3 boyutlulara girdim. Tedarikçim beni sürekli istemediğim şeyleri almaya yönlendiriyor.

Gidip en zorunu alıyorum. "Biz Türkler en zorunu alırız tabi, o yüzden 1, 2, 3 ve 4 zorluk derecesindekiler satılmadı. Elde kaldı. Ben fiyatların hepsini sabitledim vs vs."
Elimdeki 6 dereceli şeysi bıraktım. Gittim 3 aldım. Aldım da noldu, toplamda 1 saat sürdü çözmek. Arada iş yaptım valla billaa.

Gittim, "al bak yaptım" dedim. "Birleştirebildin mi ki?" dedi. "Yav, ne var onda??!" dedim. Birleştirip gelsem, nasıl kanıtlayacaktım zaten.

Bana bir yapboz gösterdi, ağzı yüzü bozuk. "Bak ben bunu yapamadım. Bozdum ama. Duruyor" dedi. "Ver, yapayım" dedim. 
"Teşhir bu" dedi. Yenisini aldım, o da 3. Yukarı çıktım, çözmek tam 10 dakika sürdü. Bu arada asansörle yukarı çıkarken, diğerini birleştirdim. 

Adam beni kullanıyor :((((
Dostlar, sürekli yapboz aldırıyor ama istediğimi elime alınca bikbikbik. 
Artık alamıcam. Yapboza ayırdığım bütçem bu aylık bitti :(((

Hayat bana roller coaster demiştim ya ama hiç aşağı inmiyor. Oksijenim bitmek üzere. Valla çok yoruldum.

Ankara'da devrim yaptım. Scooterla sokaklardayım. İnsanlar şaşkın, insanlar panik!!
O yeah.
38 yaşında olanların tercih ettiği modelmiş kendisi. Yorumlarda öyle diyorlar.
Ben de yaş bitmeden aldım.

İşe giderken salıyorum kendimi yokuş aşağı... Çıkarken sürünüyorum ama!!
Adı Little Thunder. Tıpkı Yakari'nin atı gibi <3
Gidonlarına da sarı püskül taktım mıydıı!?!? 
Ama eşek daha kısa geliyor tabi. "benim eşek".

Bloğun geçmişinde eskiden işe atla gidip, gelmek istediğimi yazmıştım birçok kere. Çünkü çok istemiştim. Buna kısmetmiş :)))
Birisi size Ank'daki sukutırlı kadından bahsederse, o benim :m
Ha bir de aynalı gözlüklerimi buldum, kaybolmamışlar!!! <3 Scooter gözlüğüm o benim. 

Sıra İst'da!! ve kim bilir :))) 

Ya bissürü şey oluyor. Ama şimdilik bu kadar. Daha Gaudi var yazılacak, Cinsiyet Eşitliği meselesi var, günlük hayattaki değişiklikler de var ama vaktim yok. Bu arada onlarca yeni insanla tanıştım. Ne oldu, ben ne ara bu kadar sosyal oldum?!?

Hayat hızlı. 
Esen kalın..

"küs uyumayın" ve sigara tüketmeyin...