Monday, July 13, 2015

Haftalık Rapor | 15

Bol laf var yine. Biriktirdim.
En fantastik olan, Melihin dinazorunu görmekti. 
Araç içinden ancak bu kadar.
Aslında Ank'nın dinazorlarla ilgili bir geçmiş varmış. Ama benim bilgim yok tabi ki.

Neyse, neler oldu:
Bir koyunun üzerine tünemiş bir karga gördüm. eheheh 

Scooterımı İst'a da götürdüm. Gardaki bir görevli "benim de aslında buna ihtiyacım var" dediğinde, "gel bin" dememle polis görevlisine içki içelim teklifinde bulunmuşum gibi "görevdeyim" dedi.
"Açayım şurda iki bin" dedim, "nolcak?"

"Olmaz kız, kamera var her yerde" dedi. 
Ya sanki ahlaksız bir teklif yapıyorum, bir de bana kız diyor falan. Telefonunu verecekti falan artık, bişi demedim. Bir sonraki seyahate sözleştik artık. Orada olur mu olmaz mı bilemiyorum. 

Hayvanlar henüz farkında değil varlığımızın scooterımla. Güvercinler kaçmıyorlar maalesef benden. Sabah 05:15te b*klarını yememiş bile olabilirler tabi.
Köpekler de peşime takılacaklar, uzaktan havlamak yetmeyecek, korkuyorum.

Garda vagona giderken önde bir amca ve teyze vardı. Onlar durup görevlilere soru sordular. Sonra bir baktım aynı vagondayız. 
İlk defa biniyorlar sanırım. Eşyaları için yardımcı oldum. Bir de amca kulaklıkları taktı ama nereye bağlayacağını bilemedi. Koştum yardım ettim. Biz ailede böyle öğrendik. 

Öndeki teyze de tansiyon hastasıymış. Uçağa binemiyormuş. Başka bir teyze de, öndeki teyzeyi bana emanet etti. 

Bir ara öndeki teyze, yemek kutusunu açamamış, yanda oturan benim amcaya uzatmış, o da açtı iade etti falan.
Sanki Gezi zamanındayız, öyle bir hoş. Gözlerim doldu yani. Nedir insanların birbiri ile derdi, neden herkes herkese saygı göstermiyor diye düşündüm. Hep böyle olsak, küçükken sokakta oynadığımız dönemlerdeki gibi. Suna Yakın Mode On.

İst'da boğaz turuna katıldık. İçimden hiç fotoğraf çekmek gelmiyor bu aralar. Pek keyif de almadım zaten :/

Ha bir de şöyle bişi oldu. Ank'ya geldik. Garda taksi kapma yarışı oluyor. Geçen sefer uykum gözümden kaçarken mağdur olmuştum. Saygılı insan lazım bize. Hadi ben neyse de, kucağında çocuğu olan adamın bile taksisini aldılar. Neyse.

Bu sefer erken girdim sıraya. Tam taksiye binerken, bir adam taksicilere "şu arkadaş yabancı. Kızılay'a gitçekmiş, kaça bırakırsın?" diye sordu. 
"Benimle gelsin" dedim. Çocuk bir kaldı ortada. Adama baktı, bana baktı ki, ben koltuğa kuruluyordum o vakit.
Bir an yanıma oturacaktı açtı arka kapıyı, şaşkın. Sonra öne geçti. Kızılay'a geldik. Para için cebine uzandı. 
Aslan taksici!! "gerek yok" dedi. 
Bana döndü parayı uzatarak, "gerek yok, vermeyin. yabancıymışsınız, hoşgelmişsiniz" dedim. İndirdik. Sonra taksiciye teşekkür ettim inerken çocuktan para almadığı için. 

Ben böyle anlatıyorum iyilikleri, yaptıklarımı gördüklerimi de, benim de kötü davrandığım insanlar oluyor elbette. :)

Onları da ayrıca anlatırım. 

Hamiş: iyilik yap, iyilik bul. 
Üzerimde bir ağırlık var...

11 comments:

  1. Bildiğimiz scooter değil mi :) Çok tatlısın, Ankara'da scooterla dolaşan kadın.

    ReplyDelete
    Replies
    1. :)
      eheheh
      deşifre oldum demek!

      Freni var, bildiğimiz gibi değil :) Pek havalı :P

      Delete
  2. Ay ne güldüm: "görevdeyim". :D :D Hala da gülüyorum. Ama adam haklı biliyor musun, scooter'a bindi diye fırça atacak amir çok bu memlekette. Halbuki ne var.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Adam çok tatlıydı. Benden yaşça küçük ama hayat yormuş. Kız falan demesi de tamamen samimiyetinden.
      Kötü niyeti olsa tokatlardım :)

      Delete
    2. Hehehe, bu "kız" hitabı pek güncel galiba. Geçen Güvenpark'ta çiçek aldığımız adamcağız da kızkardeşimi omuzundan "bi dinle gız" diye dürte dürte bir şeyler anlattıydı .)

      Delete
    3. Papatya alirken :))
      Mutlu olmali miyiz? Emin degilim cunku :))

      Delete
    4. Yok yav ne mutlu olacağız, komikti güldük ayrılınca ama çok laubaliydi sonuçta...

      Delete
  3. Ben Ankara'dan bir dinazor biliyorum ismi de melih -.-

    ReplyDelete
  4. :D dönüşün muhteşem oldu be J.! Her yazına yorum bırkmak istiyorum ayıp olmazsa :P Utanıyorum seni daraltmak istemiyorum ama bir de İnegöl'e girişte dev bir çatala taklı dev köfte heykeli var yahu. Vallahi var.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Oleys!
      Bilmez miyim!?

      Heykelle evlenme haberi uzerine arkadasim kendisine o heykeli koca secmisti. Her yanindan gectigimde fotografini yolluyorum :))
      Benimki Kirkagac'taki kavun heykeli. Bir erkekte aradigim her sey onda var. Ahaha

      Ya sen klinik psikologsun. Bu tur obje saplantisi hakkinda yazsana biraz. Biliyorum sinirlarin var ama ...

      Delete