Monday, September 28, 2015

Yazmayinca olmuyor

Foto blog benlik deYilmis.
Ya iste benim hayat da yollar, yollar. Arifeden onceki gun ogleden sonra yola cikip, gece 12 gibi eve vardim. 
1 gun noter vs yarim gun aslinda is kovalayip, koltukta sizdim. Ozlemisim. Evde koltukta en son 3 ay once uzanmis ve sizmistim cunku. Yok ya belki 1 hafta. Ama oncesi o kadar vardir.
Ertesi gun de aksam 8 gibi yola ciktim. Eskisehir'e gittim.
Ertesi gun Frig Vadisi.
Saka maka ben bu leylegi havada karada gorme isine ikna oldum arkadaslar. Baraj golune vardigimizda kenarlarda iri iri kuslar vardi. Balikcil dedim kendime. Motoru durdurunca hepsi kanatlandilar. Yanimizdan, yoremizden uctular. Hepsi de leylekmis.
Bir gocu erken almis olduk. 
Bakip aklimdan Amerika gecirdim. Hala secme hakkim varsa guneyinden olsun spasiba.

Kuslar gidince, yol da bitmisti zaten su kenarina inemedik. Her yer diken veya dikenli hiyarlarla kapli. 

Frig kalintilarina gittik. Sabah cira, cop sis falan almistik ama ekmegi sonra alacaktik. Almamisiz.

Koyde sorduk iste. Hashasli varmis. Kafam kadar. Mayali ve yagli. Nerede bitirceksin o ekmegi?

Biz de baliklara attik. Balik bilmezse Halik bilsin dedik.

Yani donup bakinca, guzel geldi tabi tatil. Yine 1. gun ara verip ikinci gun yola. Bursa'ya. Feribota yetiscektik. Yetistik. 
O arada onceki gece arabanin uzerine cadir almayi konustugumuz icin gunes tavani acayim dedim. Amac olmaz demekti.
Azcik actim.
Durdu.
Ne aciliyor.
Ne kapaniyor.
Hizimi artiramiyorum o acik diye.
Eheh
Mudanya'da bir sokaga girdik. Tavani temizledik ki duzeldi. Neyse ki.
Bu bayramlar bana ve arabaya zarar, baska bisi deYil.
Sonra da buraya geldim iste.
Oturup ders calismam, yola gittigim gunleri ve kmleri hesaplamam, dolaplari yerlestirmem, utu yapmam, kredi karti ekstrelerimi excel dosyama islemem gerek. Ekstreler icime isledi halbuse.
Bu sene nasil bir sene yav. O kadar zor ama yine de cabuk geciyor. 
Anlamiyorum.
Mudanya 'da ayagimi suya soktum. Bir de Barselona'da yapmistim azcik.
Denize girmedi bedenimin 1/8i.
Bu pazar bi gidiyim bence. Cocuklar da okulda artik. Artik ferahlanmistir sahiller.


Friday, September 25, 2015

Frig Vadisi'nin Bir Kısmı









 Burda ben bilemedim ne haldeyim aerherh






Bu köyden ekmek istedik mangal için. Bize dünyanın ekmeğini verdiler. 
Bir de peynir <3




Mangalımızı yakıp eve döndük.

Thursday, September 24, 2015

Cunda

2 hafta evvel gitmiştik.
Ben daha tatile başlamadım. Onun fotoğrafları bir gideyim de, sonra.





 Böyle tekne adı mı olur?

Bu pembe olan tuz gölü. <3

Wednesday, September 23, 2015

Güz geldi!

Hos geldi.
Hirka mevsimine bayiliyorum.
Dun gece Ank'ya geldim ve yolda dokulmus yapraklar ruzgarla savruluyordu.
Nefis. 
Yakinda fotograf koyucam ve eski senlikli gunlerine donecek bu blog.
Sevgiler.

Sunday, September 20, 2015

Ank

Hafta sonu Ank'daydim.
Ay icim kiyildi.
Ahahah
Dedim ki sergi mergi gezerim. Yok kalkamadim yerimden. Buranin nemi oranin nemsizligi. Burada 2 sene gecirip baska bir yere gitmeyi planliyorum simdilik.
Ya da alisip burada emekli mi olsam?
Bu is de tam 15 sene sonra bitiyor haa?! 

Tuesday, September 15, 2015

This is not my tempo

Oysa yaslandikca hayatimin daha kolaylasmasi gerekiyordu.
Daha geleli bir hafta olmadi. Nascar rallisini virajin ucundan seyreden biri gibiyim. Surekli soldan soldan geliyorlar. Ben kafami suratle cevirip cevirip araclara bakiyorum ama tozundan ve sesinden de mallasiyorum.

Kendime vakit ayirmak, kendimi dinlemek ne mumkun. 
Oysa boyama kitabimi boyamam gerekiyordu.
Kitap hala kutuda.
Hayatimi cok sIkIsIk yasiyorum. Aynen kelimeyi yazdigim gibi.
Surekli bir talep var. Her yonden.
Isten, sevgiliden, arkadaslardan. 
Ama artik ellerim kaniyor, tempoya yetisemiyorum.
Hayat bana Whiplash'teki kel, surekli bunu hatirlariyor.
Noldu bak? Agzim burnum tikali. Hasta dustugum yatakta, kendimi mutlu etmek icin blog yaziyorum sabah 3te.
Bedeli ne? Sabaha erteledigim dusu almak icin erken kalkmak stresi. Zaten 6da kalkiyorum. Daha ne kadar erken kalkacagim?
Uykusuzluk.
Yarin yogun bir is gunu.
Zaten is yerinde balayi donemi bitti. Ates altindayim.
Bazan ulkeyle kaderimi paralel goruyorum.
Capraz ates baslamadan toparlanmaliyim ama bu kadar talep varken napicam bilmiyorum. Simdiden cevapsiz birakmaya basladim.
Eskiden amerikanlar, avusturalyanlar, Ege'de calistigim o donemler, 'ah Izmirliler cok rahat, is cok yavas ilerliyor' dediklerinde, icinde bulundugum tempo bana normal geliyordu. Hakikaten cok gtu gevsekmisiz.
Ben suratle ilerlerken bu gevsekler yuzunden surekli duvara carpiyorum ustelik.  Simdi kendimi surdaki kizil sacli gibi gormek istiyorum.

Oysa hayatimin gecen 2 aydaki yogunluktan sonra sakinlesmesi gerekiyordu.
Oysa size guzel fotograflar gosterip, guzel seyler anlatmam gerekiyordu.
Simdi saate bakmadan uykuya donmek istiyorum.
Okunmamis yazilar, yazilmamis yorumlar...



Wednesday, September 9, 2015

Naapan?

Dun sabah yola ciktim.

Eskisehir yolu girisi ile ev arasi 1km anca. Ataturk Bulvari kapaliydi!
Ben de Avustralya'nin korkak kecileri gibi, bilmedigim durumda apisip kaldigim icin, hemen Ankli bir arkadasi aradim.
Tarif ettigi yolu kullanmadan levhalar ile yolu buldum. Sonra sukrettim gittigim icin.

Polatli'daki trafik isiklarinda bir adam sagdan araca yaklasip pencereye tiklatti.
'Noluyo lan?' Derken kapilari kilitledim. Koltuga bakti. Koltuk da ufsk buzluk, canta, su siseleri ve yeni makinamla tepeleme dolu.
Sonra surucu tarafina geldi. 'Beni de gotur' dedi.
Kafami arkaya atip, kaslari da kaldirdim.
Manyak ayol.

Polatli ve insanlari. Tuhafsiniz. Ankaralilar! Pis Ankaralilarrrr!

Sali gunu bu ilceye gelmek neymis blogu takip edenlerle gorucez.

Bugun de ne tuhaf yogun bir gundu. Servisten inip yurudum. Servisli bir is yerim var artik.
Yurudugum su alttaki yolu ekseriye kamyonlar, dogan-sahin araclar ve motorcular kullaniyor.
Dibimden yaninda kadinlarin oturdugu kisma sahip motorla gecerken surucuden urktum biraz. Yaninda kadin var bari ondan utan degil mi?
Elime tas alip yurudum.
Bu ilce fosforlu pembe kiyafetlerime, scooterima, Dogu plakali aracima ve BOTLARIMA alisacak!
Arabayi yakmasinlar su donemde?!!
Yolda kopekler saldirir mi diye dusunurken onume 2 kopek cikti. Uysalmislar.
Evin sokagini bulamadim. Ilk sokaktan girdim.
Meger duydugum davul sesleri bizim sokagin ucundan geliyormus.
Iste ilcenin sokakta yapilan kinalari!
Su an ahenksiz sekilde davulu duyuyorum odamda. Massive Attack atak yapiyor ama bastiramiyor. Bu gece dugun benim odamda, halaya duralim, horon vuralim amk.
Sonra da gomlek, pantol utuledim <3

Ikeadan aski almistim Ege'nin kapsullerine ozenip. Cok henteresans, mulig askinin alt borusunun vidalari kisa geldi. Ank'dan hediyeydi o. Napcam ki?
Yarin atolyede sorucam artik. O aski kullanilacak.

Buralar da serin epey. Ege dediler geldik, Dogu cikti.

Madem ilcedeyim, bir arkadasa dedim ki, 'beyaz bir sahin veya dogan alip icine 5 kisi binip, baraj kenarina bira icmeye gitmeliyiz'.
Hayir dedi.
Pat pat ses cikaran motor almaliymisiz.
Bugun gordum ne dedigini. Racer motormus o patpat.
Ona da sira gelecek. 

Bir de sunu fark ettim; 
Odaya alistiginin gostergesi, karanlikta elini atip lambayi sorunsuz bulmandir.

Sevgiler buram buram kekikli, zeytinli..

Friday, September 4, 2015

08:02

düşündüğümden de kötüymüşüm. Sabah o saatte uyandım. 
Ofiste simit peynir, oha gevrek edemedim, yiyorum :(

Thursday, September 3, 2015

Eylül

Sevgili Günlük,

Seneler sonra veya 2 ay sonra dönüp baktığımda ne haldeymişim diye sana mızmızlanıyorum. Çünkü kimsem yok. (Yani mızmızlandıklarım beni anlamıyorlar)

2 aydır her hafta sonu İst'a gidip gelmekten yoruldum. Sabah 04:30da kalktım. Pazar 00:00da yatağa girdim.
Bir cumartesi günü erken çıkmıştık, evde sızmışım. Uyurken telefon çaldı. Saat meğer 22:00 imiş ben ilk 6 dakika kendime gelemedim. Alice'in beyaz tavşanı gibi, "saat kaç, saat kaç?" diye soru sormuşum. Sarhoşken bu kadar şuursuz olmuyorum.
Hafta için 4 akşam onlayn ders aldım.
Hafta sonu 2 gün sanki yetişkin değilmiş gibi sürekli bağırılan gürültü bir ortamda ders aldım. İst'lular pek gergin üstelik. 
Şu an bitirmeyi teslim etmek üzereyim. Ozalitçi geldi. Dur gelicem.

Geldim.
Evde kanser tedavisi gören kuzenim ve ailesi var. Onlara da vakit ayıramıyorum. Güneş kremi sürmeyi ihmal etmeyin.

Dün öğlen yorgunluktan, artık dayanamayıp ofiste uyudum. Yüzüm gözüm şişmiş. Uyku da kalitesizdi, iki kere nefes almayı unutup, uyandım. Çok yorgunsam oluyor. 
Bir gün uyanmazsam, "güzel öldü" dersiniz.
aerasuerheure

Şu kargoyu teslim edince, işler değişecek belki de, bu sefer farklı bir yoğunluğa giricem. Boşluğa düşmekten ürküyorum.

Bir yandan kargoyu aradım. 14:00-17:00 arası geleceklermiş. Yanyana oturduk projemle, bekliyoruz kargocuyu.
Olsun, yarın teslim sözü verdiler ne de olsa.

Ah bir de, şu yoğun ve oldukça önemli hafta sonundan önce, odada şu an izinde olan kızların stajeri var. Ağzı, yüzü akıyor. Allam, öksürüyor, aksırıyor, tıksırıyor. Bu dönemde hasta olursam, mahvolurum.
İK'yı aradım. "eve yollayın şunu" dedim. Kendim başka odaya geçtim. İK kıza el koydu. Bugün de gelmemiş. Hastayken kendinizi tecrit edin, lütfen pls. Ağzınızı da mendille kapatın. 

Roller coaster demiştim değil mi?

Bu da size görsel hediyem olsun.

Başgan çok evvel Almanya'ya gitmiş tema park gezmiş. Sonra Ank'dakini yapmaya karar vermiş. Acaba sokaklardaki temizliği falan görmemiş mi o gezide? 
Gözü hep yükseklerdeymiş.
Sonra Jardzy demiş, Başgan ne kadar güzel. Sonra yalancılıktan kalp kanseri olmuş. 
Metro yine kaza yapmış, sıradan olmuş. Sahile çocuk cesedi vurmuş, insanlar 2 gün sonra tepki vermişler.
Dünya çok boktan bir yer olmuş. 
Sonra Jardzy demiş, "hayat ne kadar bok. Sevgi bulursanız, sahip çıkın". Sonra kadın, adamın kollarına iki eliyle sarılarak yürümüş.

Tuesday, September 1, 2015

UFO

Ay ben bugun ufo gordum Ank semasinda.
Manitayla konusurken, cok parlak bir cisim gordum. Saat 18:15 falan, yataktan gokyuzunu goruyorum. O saatte parlak bir cisim ilerliyor. Kayboluyor. Ayni rota uzerinde tekrar beliriyor. 
Telefonu kapatip kalabalik ev ahalisini cama cagirdim ama goremediler.
Sonra da ayni rotada o kadar hizli sekilde geri gitti ki, nasil kanitlayabilirdim, bilmiyorum.
Ufo, gel beni al ama canimi yakma.