Thursday, February 25, 2016

Temizlik

Biraz once apartman merdivenlerini supurdum.
Dogu'da da yikardim.

Bu hafta basi her bir basamaga biraktigim camuru, bir tek ben goruyorum. Digerleri asansor kullaniyor, yarisi da yok apartmanin zaten.

Evde biriken geri donusturulebilir atiklarimi, arabadaki plastik siseleri, eski sigorta policelerini vs attim. Sonra da merdivenleri supurdum.

Mutluyum.

Apartman, ev temizleyip veya temizleyemeyip mutlu olamiyor musunuz?
Gumball seyredin.
<3
Ya da Uncle GrandPa.
Huzur cizgi filmde Ya kartuun netvörk! 



Tuesday, February 23, 2016

Nasıl Kahraman olamadım?

Sabah evden çıktığımda bir Amerikan filmi gibi anlar yaşayacağımı bilmiyordum.

Buraya geldim geleli, Çanakkale - İzmir otoyolunda sürekli üst ışıkları açık dolaşan jandarma olsun, polis olsun araçlara rastlıyordum. Gözümü aldıkları için de bağırdığım oluyordu arabanın içinden bunlara. Duymadılar hiç, iyi ki.

Sabah evden çıktım. Denize baka baka arabaya ilerliyorum. Deniz beni mal ediyor, mal. 
Solda ilerideki ufak limanda yine yanan araç ışığı gördüm. İlginç geldi ve arabanın üzerine çıkıp baktım noluyor diye.
Birden sirenleri de çalmaya başlamazlar mı?!!?

Atladım arabaya. Atlar atlamaz, iki beyaz minibüs, 34 plakalı, ışıklarlılardan kaçıyorlardı. Motoru bile çalıştırmadım, bekledim. Baktım jandarma arkalarından kovalıyor bunları.

İki olasılık var, ya kaçakçılar bunlar. Net görüş varsa, Midilli'de araçları görebiliyoruz çıplak gözle. 
Ya da geçen gün artık nedenini açıkladıkları, bomba yüklü araçlar bunlardı.

Öğrendiğimden beri endişe içindeyim. Çünkü bence sıra İzmir'de ve hafta sonu kardeşim İzmir'e ve bana geldi.

İki gecedir kabuslarla uyanıyorum. Ter içinde. Bugün duş almak için erken kalktım. Bu soğukta.

Neyse, olaya dönersek, iki minibüs akıllıysa iki ayrı yola ayrılmıştır.

Ben aslında o an kahramanlık yapıp, arabamla yolu tıkasaydım?! En fazla çarparlardı ama yavaşlarlardı. 

Ama işte aklıma bile gelmedi.
Sonunu düşünen kahraman olamazdı hani. Hiç düşünmeyen de olmuyormuş :((((

Sonra yolda beyhude baktım her yere, bir vukuat yok.

Dün, "arkadaş" diye çığırdığım Çinli, bu adak masasından sonra benimle feng shui olsun, bagua haritası olsun sohbete girdi.
Boynumdaki Pi Yao'yu ona da gösterdim. Su kabağımı göstermedim bak. Bugün göstereyim.
Sonra el ayasında da bagua var dedi sanırım. 
Onun eline bir baktım, hayat çizgisi bileğinde iki tur atıyor, maşallah. Aman ölmesin başıma.
Bana dedi ki, erkeklerin sol eli, kadınların sağ.

ULAN! Sağ elimdeki hayat çizgime bir baktım, kısalmış. Eskiden benimki de uzundu. Bileeeme dolanıyordu?!?!
Şimdi belki en fazla 60tır yani. 20 senem kalmış en iyi ihtimalle.

Hayattan çok beklentim yok ama bunu görmek de canımı sıktı.
Kanser olmasam bari.

Ya işte, kahraman da olamadım.

Ama bir tuhaflık var bende. Dün araba usbden nü caz çalarken birden radyo devreye girdi. 1,5 aydır ilk defa. Ayrıca sabah park ettiğim aracımda, iki tırnak daha fazla benzin gördüm? Biri depoyu mu doldurdu nedir?!

Hakkaten bir tuhaflık var hayatımda.

Meşhur Köpek, bu sabah arabaya binerken, benimle gelmek istedi. Yav bi git, bekle gelicem dedim, ittirdim de, ancak yola çıkabildik. 2 ofis şeysi işte.

Sonra da "köpeklerin beni insanlardan çok seviyor olması benim için gururdur" dedim. Karadenizli adam, Çinlileri uyarmış, "bunu yerseniz, sizi işten atarım" demiş. Başka köpeğe artık.

Şimdi hayvanaltı iş arkadaşlarım bana bugün ne kötülük yapacaklar beklemedeyim :D

Arabayı önlerine kırsaydım, beni rehin alırlar mıydı ki?
Gazetelerde çıkar mıydım?
15 dakikamı ben yaşadım yav. Bir daha 15 dakikam olmaz benceğ.

Monday, February 22, 2016

Adak

İşler düzgün gitsin diye adak adamışlar Çinliler.
Pek net değil ama o üç çubuk yandıktan sonra meyveleri yiyebilirlermiş. 
Şimdi yeseydik?! 
Ben yeseydim?
Sürekli açım, anlıyor musun? AÇÇ!!

Friday, February 19, 2016

2de 2

Hayatim mis de size mis gibi haber mi vericem?
Hayir ama belki mizah katabilirim.
Haberler acik bir yandan. 
Artvin'i senelerdir takip ediyorum ve gurur duydum.

Kendi mikrodunyama donersek, gun gecmiyor ki is hayatimda bir aksiyon olmasin.

Uzakdogulular hep aynidir ya, biz de onlara ayni geliyoruz. Artik herkes bunu biliyordur. Cesitli ortamlarda selebriti (ünlü) olmuslugum vardir, ancak dun yeni bir cigira kapi actim. Cinlilerle selfi cekinmek
Ehehe
Kisitli Cinli isci sosyal medyasinda yakinda top trend olucam.

Bugun, 473636nci kez uyardigim bir adami yine hatali is yaparken gordum. Dun de benzer bir durum olmustu. Once fotografini cektim ama uzaktaydim. Sonra vidyoyu acip adama bagirdim ehehe
Sesim yetmedi gencler, cigirdim cigirdim sesim yetmiyor.
Neyse biri duydu da, el kol isareti ile adami kendime baktirdim. Baktirdim da onun da eli kolu dili durmadi.
'Gel, gel, amk, gel' dedi.

Niye geliyim? Guvenliki aradim. Koycaksan onlarin seyine koy.
Bende de bir sakinlik, yogadan mi, denizden mi nedir! Uzun zamandir var bu fark eden olmustur. 

Ben bekliyorum adami yaka paca alip disari atsinlar. Gittim odama, camdan bakiyorum. Yok. Onu aradim, bunu aradim. Vay serefisz, gelelim dovelim diyen oldu. Gelen giden olmadi :)

Kime ne guveneceksin?

Sonra isin sahibi geldi ve dedi ki, 'ya bu adam Dogulu. Hep daglarda calismis. Olur boyle seyler'.

Ne dedin sen?!!?

Okuz karadenizli. Sen genellersen ben de genellerim.

Dort sene doguda calistim, yasadim. Insanligi onlardan ogrendim. Aksine Egeliler kabadir. Bu bir neden olamaz dedim.
Hic kimse bana saygisizlik yapamaz. Yanlis yaptigim bir sey varsa, uyarin ama yok dedim.
Ya ama bu adam onemli dedi. 
Gitcek dedim. Bu kadar.
Sonra ya evet, kimseye soylenecek laf degil dedi.
Yaaa. Kivrak karadenizli.

Tabi bu esnada, kendisi is daha onemli oldugu icin guvenlikin mudahalesini durdurmus. Ben pencereden bakiyorum. Ama kapima da adam diktim. 
Bana kufreden adamin isvereni odama girmeyecek dedim.
Dikildiler valla kapida. Adam cikana kadar. 1 saat surdu cikmasi. Arabaya bindi, gitti. Veda partisi. Yapmamizi bekledi sanirim.
Tam gidecek, yemek geldi. Ah ya ne ayip oldu adama simdi, yemegini yesin de gitsin bari dedim. Genel Mudure. Dedim evet.
Adam gitti ve ben bu adamin bana zarar vermeyecegini nereden bilecegim dedim o kivrak cuceye. 
Ben bu adami kac kere uyardim, isverenini uyardim, onu bunu uyardim. Daha dun benzeri bir olay yasanmis. Isveren bu adami yonetemedi dedim, ilk hadi ikinci uyari olsa hadi yine belki ama kac kere oldu bu dedim,
J hanim, haklisiniz, ben endiseleriniz icin elimden geleni yapicam dedi, gitti.

Gitti ama oyle bir kivrak ki, kendisini elestirdigim noktalarla GMden azari yiyip geldi sanirim. Baska bir firma icin, 'ben bu adamlari yonetemiyorsam bu benim basarisizligim' dedi 2 saat sonra.
Napiyo bunlar maillerimi ki okuyorlar?
Ya da GM laf bulamiyor da, benim dediklerimi mi oldugu gibi iletiyor? Lan, sirketi ben mi yonetiyorum?
Ahaha

Ise baslayali iki ay oldu. Iki ayda iki kisi attirdim.
Otmek isteyen varsa gelsin, otturucem.

Ama var ya, icimde tuhaf bir ofke, huzrsuzluk da var.
Yaptigim hosuma gitmiyor. Haksiz oldugum tek bir nokta yok. Ama *omuz silker* bilmiyorum, icim huzursuz.

Bu benim basima gelen ilk olay degil.
Seneler once beni bir sirket sahibi, arabasiyla sirket disina kacirmisti. Yazdim buraya diye hatirliyorum. Ama ikili iliskileri nedeni ile, su an sirketlerine kayyim atanmis Ipek bey'in talimatina karsi gelerek adama hic bir sey yapmadilar. Yapmayan da su an evinde kirada oturdugum mudurum. O muduru de, altin kapli mersedesten dusmus halde gordum. (Bkz: esekten dusmek)

O yuzden adimlarima dikkat ederim. Insanlarin ekmegi ile oynamam ama 2de 2.
Haksiz oldugum tek bir konu yok ve huzursuzum.
Mesnevi Cilt 1 terkim oysa ki.


Friday, February 12, 2016

Bugün Hangi Öküzü Yedim

Evet, #bugünnegiydim ciler!

Bugün, öğle yemeğimi Çinliler ile yedim. Ürkerek gittim, kabul ama tercüman Uygur Türkü olunca, "birlikte yeriz, benim yemeğim ayrı pişiyor" dedi, tamam dedim tabi.

ayy bunu bekliyordum ben ne zamandır.

Endoskopi + kolonoskopi için aç kaldığım bir akşamüstü feysbukta paylaşılan bir yemeği gördüğümde kahrolduğumdan beri yemek fotoğrafı paylaşmıyordum.
Ancak bunlar zaten canınızı çektirecek şeyler değildir.
Zira burada kim yemekhane önünden geçse, öğürüyor. Te Allamm.

Köpek de hala yaşıyor, göreceksiniz.
 İşte KÖPPEEKK!
Eğitim salonu, içinde ben yokken çökünce, yemekhaneye geçtik. 
Ben ne demiştim geçen yazıda, sikko bina yaptırmışlar dedim di mi?! 
Eğer ben eğitimi kesip, başka bir savaşa alpagut olarak gitmeyeydim, oda kalabalık olduğu için aşağı inebilirdik hep beraber. Sonra hastaneden alçı fotosu yollardım.

Böyle de şanslı bir insanım ben, çok şükür.

Ben konuşurken, köpeğimiz geldi ayak dibime oturdu. "Hiç hijyen değil" biliyorum.
Bir videoya da tepki verince eğlendik.
Ben kendisine türkçe, "bunlar seni yer, buraya gelme" diyorum da, anlamıyor işte köpek.

Neyse, yemekhanede ders olunca tabi, "yeter beni doyurun" dedim.
Ben herkesle yeriz diye düşünyordum da, ayrı bir yer açmışlar.
Bu da sofra :D
Kaşık var bakın :D
 Şu hali ile, sofrada biberli omlet, tavuk, ekmek ve pirinç pilav var.
 Yukarıdaki soya filizi görünümlü şey, patates!!!
Bu da işte yumurtalı falan çorba. Adına bakamıcam.

En güzeli de, yemek üstüne içtiğimiz onların deyimiyle Çinçay.

O kadar beğenince hediye ettiler.

Ölüyorum sevinçten.
Başka hediye de verdiler, utandım. Ayrı oda, hediyeler vs.

Benim beklentim, yiyip gitmekti oysa ki. Hatta daha önce Almanya'da bunların şapur şupur yemek yediklerini görmüştüm. Öyle bir şaplamaklar falan olmadı hiç.

Bir de çubuk isteyince şaşırdılar.

Onlara feng shui'den, Grand Duke'tan bahsettim, boynumda taşıdığım Pi Yao ve su kabağımı gösterdim, sırtım Batıya dönük oturduğumdan, Ejderha burcu olduğumdan vs.

Onların bilmedikleri şeylermiş bazıları.

Yeni gelen Bi, utangaçmış, boyu da uzun. Bir de bunların erkekleri de yemek pişiriyor ya, bir tane alıp, yabancı damat mı yapsam?!
aserhksehrkehkre

Beni böyle beslerlerse, öküz olurum yemin içerim :D
İyice büyük kalırım yanlarında..

Wednesday, February 10, 2016

Ni Hao

Şu aralar yoğun ve hava koşullarından ötürü karanlık hayatımdan bahsedeyim. Hayatımda dışarıdan harika bir dönemdeyken, içeriden dikenleri bana bana batıyor elbette.

Ama bugün CEO bana herkesin içinde gizlice "sıkı dur" deyince, hoop aydınlık oldu birden. Bana sorsa söyleyecek çok şeyim var da, sormuyor işte ehehe
Sorsa, şirket yönetimini değiştirticem ben.

Neyse, bugün ilk Çince derslerime başladım. Ni Hao, merhaba demek. Başlığa koydum. Yanlis yazmisim duzelttim. Kafam binbesyuziki.20160211.

Çok tıkandığımızda internetten çeviri ile yardım alıyoruz. 

Ofis binalarını yapan ve aslında yaptıran (ki yukarıda gitmesi gerektiğini vurguladığım) kişiler, benim odamı yandakini bölerek oluşturmuşlar. 
Olabilir, yapılır, sakıncası yok. Ancak iğrenç florhasanların anahtarını diğer odada bırakmışlar.

Yan taraftaki evine benden önce gidiyor, anahtarı bırakıyor bana bu yüzden. 

Bugün hava çok soğuk, güneş yok, bulutlu ve odam da karanlık. Yan taraf da Çinli kaynıyor. 40 kişi olmaları lazım.
Ben de içeri gir, bunları ittir, kaktır, ışığı yak uğraşmıyım diye, camdan tıklattım. Telefona "kapının arkasında düğme var" yazıp, çevirtip, ışığı açtırdım.

Garibanlar önce bir bulamadılar, bulup da ışık yanınca sevindiler. Oysa ben kendim için istemiştim. Yine de sevaptır. Çinli sevindirmek sevaptır. + 12 sevap points.
Başka bir kültüre ihtiyacım varmış. Madem yurt dışında yaşamak konusunda çelişkilerim var, onlar bana gelsin.
Bu kadar basit.
Çelişkim de, vatanı bırakıp gitmek doğru mu? Kim bu vatanın uğruna olmaz ki hüda falan. Gerçekten her bir karışını ayrı seviyorum, o yüzden niye gideyim diyorum.
İşte, bu da konunun özeti:

Bunlara topluca "merhaba, hoş geldiniz" de, alkışlıyorlar. Sonra sahne tozu yutmak neymiş, anlıyorsun. Merhaba insancıklar, merhaba!! 
Zaten dün karar verdim. Ne iş yapıyorsun diyenlere, "insan çobanıyım" diyeceğim. Çok kaba derseniz, şu var; "insan terbiyecisi".

Çince "çekil" demeyi 4ncü kelime olarak öğrendim. Shan kai.

Bu aşağıdaki de, adını bilmediğimiz ama çok sevdiğimiz, Çinli yemesin diye gözümüz gibi baktığımız, ama Çinliler tarafından sahay getirilen köpeğimiz. Öğleden sonra da hayattaydı. Çok şükür.

Ad bulalım bari, kulağına üfleteyim.
Böyle de sevdirgen. Arabaya, pencereye çıkıyor kısmen. 

Bir başka yazımda, 1,5 senedir tuvaleti olmayan depo bölgesinin kırmızı kurdeleli tuvalet açılışında buluşmak ümidiyle. hehehe

Monday, February 8, 2016

Bir takim Haftalik Rapor

Bunca hengame arasinda ozet geceyim.
Bugun 8 Subat, hem Maymun Yili baslangici hem de Yeni Ay.
Kapima Cince, Ingilizce mutlu yillar yazisi astim. Su an bildigim tek Cince kelime tesekkurler. 

Persembe gecesi kafasinda kirmizi isaret bulunan golden retriever kopek kayip. Yilbasi kutlamasinda tuketildi sanirim.

Gocmen faciasi icin, 2 ay kadar once, ben daha tasinmamisken, sahilde multeci teknesi uzerinde oturdum. Etrafta bir takim kazaklar, pet siseler vardi. Bir takim insanlarin geceyi orada gecirdigi belliydi.

O zaman, ben de bir zaman gocmen olabilirim, multeci konumuna dusebilirim diye dusunmustum. Kim bilir?!

Ispanyolcada arada yuzde 9, hemen sonra yuzde 5 beceri gosteriyorum. Konusabilecegim bir dili ogrenmeyi tercih ederim. Cince su an asil hedefim.

Bu aralar okuz yiyorum, okuz. 
Usendigim ve yemek yapmayi bilmedigim, pratik zekam mutfak algisi ile kapandigi icin aldigim musliler, bilmemne fitler falan hep yalan. Seneledir bunlari yemege basladigimda hep normalimden 2-3 kati yemisimdir.

Haftaya misafirim var. Yemek yapip gitmesini umuyorum ehehhee
Meyveler de cok sekerli geliyor. Ama kilo aldim, tek fark seneledir sahip oldugum gobegim kayip. Uzgun degilim, donme Tulay.

1 ay sonra eve gun batiminda geliyor olacagim. Yururum diyorum. Ya da scootera atlarim. Bu aralar revacta olan bir meze; sicak ot yemege gider, gelirim plani yapiyorum. 3 otu haslayip kenara atiyorlar. Bir tanesi cibez. Talep gelince kavurup, uzerine de sarimsakli yogurt ve tereyag.

Ege'de olmanin bir guzel yani da, aksam 18:00de aradiginda, ertesi gun zeytinyagi ayagina gelebiliyor. 

Kafamda guzel hayalller var, artik ne bekliyorum bilmiyorum. Birazdan basliyorum, tumumuzun hayrina :)
Bitince gorursunuz elbet.

Etrafimdaki bir takim insanlar, bana bir takim insanlarin benim hakkimda ne konustuklarini, ne dusunduklerini anlatiyorlar. Simdi doktoru attilar isten. Ben isim vermemistim ama sirketi kendisini tespit etti. Bugun aklimda sadece bu var. Niye intikam almaya calisayim ki, oyle bir adalet var ki, bugun olmasa yarin, onun acisi cikiyor. Neden kendimi yorayim? Neden kotu olayim. Kotuluk, sonunda bana donmuyor mu? 

Sonra soyle bir nur iniyor kafamdan asagi. Kendime sasiriyorum. Mesnevi Cilt I terkim diyordum da, nereye gidiyorum bilemiyorum ama sanki olumum yakin.

Sevgiler,

J.

İlçeyle Tanışma

Hafta içi her gün 3 saat yol gitmemden midir, iş yerinde kendimi kanıtlamak zorunda olmamdan mıdır, saçma sapan insanlarla çalışıyor olmaktan mıdır, bilemiyorum, çok yoruluyorum.
Cumartesi pelte gibi yatıp, güç topluyorum. Pazar da, deli gibi yürüyorum, temizlik yapıyorum vs.
Günler uzayınca rutin değişecek, biliyorum.

Geçen cumartesi rüzgar hakikaten deli gibiydi. Kafamı çıkarıp, hemen içeri soktum. Dışarı çıkmanın bir anlamı yoktu zaten. Kaş, bıyık koyverdim gitti esrkhekrhe

Dün de inadına hava çok güzeldi. 25dksı kumda olmak üzere 1,5 saat yürümüşüm. Pabuçlarım cortlamak üzere, yenisini almak zorundayım.

İlçe çok kalabalık, ıyhh fenalık geliyor. Sabah 06:30da bile sokakta o kadar çok insan var ki, 2008de böyle değildi buralar. Neyse ki, bu "amaan başa sardım, yine aynı şeyler" görüşümü biraz kırıyor, iyi de oluyor.

Sahilden biraz görüntü aldım. ehrehr
Kezbanlardan:
Sahildeki bir evi böyle piç etmişler.
Bu yazı, bunları Kezbanların yazdığını düşündürtüyor elbette.
Kezban ismine gülmeyiniz, babam adımın Kezban olmasını istemiş. Belki de ilk aşkıydı. Ne bileyim. Olsa en azından ergenken üzülmezdim. Değişik ismim var diye çok ağladım demiştim di mi?
Geçen gün de yemekhanede yemek yiycem, kızcağız anlamadı ismimi yazamadı. Kimlik gösterdim :(
İlk defa duyuyorum dedi. Ağlıcaktım sinirden.
 Bu esas fantastik olan.
 Yakın çekim:
Bana o Gürkan'ı getirin aehkrasherkhekr

Yazanın kız olduğunu düşündünüz değil mi?
Ya değilse?
:D

Akşam büyük çöp poşeti aldım. Haftaya çöp toplayacağım. 
Neden şimdi değil, haftaya?
Çünkü zaten hala orada olacaklar!! 
Evet, bu kadar da pis değildi bu ilçe.

Wednesday, February 3, 2016

Müşteri İlişkileri

Beni çığrımdan çıkardılar ya artık, o yüzden dünyayı değiştirmek üzere şikayetlerime dönmüştüm.
Zira Mevlana ne demiş;
"Başkalarının kusurlarını örtmekte gece gibi ol."

"Ört ki, senin de ayıbını örtsünler". 
Aslında susmak lazım.

Geçen hafta mıydı? Kipa'ya girmiş, bangır bangır ve tekrarlayan bir ebrugündeş cover'ı ile karşılaştım diye küplere binmiştim. Kasiyer tıpkı güneşlenen kedi gibi bir tavır takınıp, cevap vermemişti.

Ben de merkeze şikayet ettim. Kipa candır, İzmir markası netçede. İlk açıldığı günü bilirim.  Neyse ayh. Bana mail geldi özür dileyen. 
Kardeşim ve kankam otomatiş maildir diye düşündük ki, dün telefon geldi. Konuştuk ve tekrar özür dileyerek, konuyu ilgili yere ilettiklerini söylediler. Ben de dün Kipa'ya gittim. Hiç müzik yoktu. Bu sefer self-servis kasadan yaptım işlemimi. Minimum kontakt en iyisi.

Biraz önce de, bir siteden siparişimin durumuna baktım. Hareket yok. Ama yeminlen bir şey yapmadım. Kapattım sayfayı. Ayıptır söylemesi, geçen hafta Pazar günü çıkıp yürümüştüm, scooterımı ilçeyle tanıştırmıştım. Ama kardeşimin bana aldığı tayt açık renk diye, üzerine ikinci bir penye tayt giymiştim. Dolayısı ilen, kışlık siyah bir tayt aldım. 
Biraz önce telefon çaldı. 216. A yeni iş teklifi dedim yeminlen, çünkü Susan Miller Şubat 2016 okumuştum. ehheh
İş değilmiş, bilgi ve özür telefonuymuş. Gecikme olmuş. Yarın teslim edilirmiş. Sporla kalıyımmış.
Çok naziksiniz, teşekkürler dedim.

Bir de bu aralar, iki haftadır diyeyim, böyle canım bozulduğunda, sokakta yürüdüğümde veya biraz önce olduğu gibi pencereden baktığımda, karşıma harika köpekler çıkıyor.
Bir kere sabah 06:30da kuyruk sallayarak gelen bir Golden-Lab kırması,
Hafta sonu yürüyüşte, aynı kırma köpek,
Bir kere öğle vakti İŞYERİNDE kuyruk sallayarak gelen yine Golden-Lab kırması
Dün akşam üstü İŞYERİNDE aynı köpek ve biraz önce pencereden baktığımda gördüğüm yine kırma çok güzel bir köpek. Seslendim ve pencerenin altına gelip, su basmana çıktı ön ayakları ile.
Kafasını okşadım. Rahatladım acayip. Onlar da göbeklerini açıyorlar, değişik bir ilişkimiz var. Böyle durumlarda, bir köpek bana bu şekilde yaklaşıyorsa, iyi bir insanım sanırım diyorum. Umarım.

Aklıma kendi köpeklerim geldi tabi. Betonda oturup, kucağıma yatan ve saatlerce birlikte yattığımız, uyuduğumuz güzel köpeklerim.
Beni nasıl rahatlattıkları, nasıl iç çektiğim.. (iki nokta C için, 3 koyma o çünkü :D )

Hadi sahilde anlarım, eve götürülmeyen sokağa salınan birçok cins köpek var. Ama bizim iş yerinde, hakikaten pek mümkün değil bu. Hem de benim ofisimin arkasında.

Üstelik burada artık Çinliler var. Her gördüğüm köpek için, "bunu yemeseler bari" diyorum. Yalan yok.

Yoksa, o ilk köpeği alıp buraya getircektim. 

Güzel şeyler bunlar. İnsanın ruhuna dokunuyor. 
Ben de etten çok uzağım artık. 
Haa, dün bana yardım eden bir işçi "J'anım ben et yemiyorum, vejeteryenim" dedi yaaa!!

İzmir köylüsü bir vejeteryan. 
Saygı duyarım dedim. Ne diyim. Keşke daha önce söyleseydi de, kumanyası 14:35te getirilmeseydi, ben erken getirseydim.

Vay be. 

Tuesday, February 2, 2016

Ella se volvió loca

(kadın delirdi)

Yine bir sürü şey oldu hayatımda. İspanyolca'da bir gün %9 yetkinken bir gün sonra %8e düşmek de pek enteresans.
Olmayanlardan bahsedeyim azıcık.
Çok soğuk olmadı bir süredir. Ortak şikayet konusu tükendi. kehkeh
Günler uzamaya başladı, sabah 6da yataktan kalkmış olduğum için çok net görebiliyorum ve bununla gurur duyuyorum.

Yine öfkelenip, buraya yazıp gittim ama ruh halim öyle kalmıyor, bilesiniz. Endişe etmeyiniz. 

Hafta sonu ev Bartisi yapmadık ama dışarda güzel vakit geçirdik arkadaşlarla. İçkiler sel gibi akacaktı ama olmadı, olmaması da iyi oldu.

Bunun dışında, beni taciz eden bir doktoru şikayet ettim dün. Bugün yarın iş akdini fesh edecekler. Belki de ettiler, saat 10:00'da göreceYiz.
Bir kişi daha var, onu da bugün tokatlayacağım. 
İnsanların ekmeğiyle oynamak prensibim değildir ama taciz, üzerine de hakkımda saçma sapan konuşmalar olduğunu duyunca, "bırrraahhk yaaaağğğ!" dedim. Dünyada her şey, her yer adil, bir ben mi değilim?!?!?

Ve evet sürüye karıştım gençler. Yine de hala haksızlık yaptığımı düşünmüyorum. 
Turuncu tangamı hatırlayan var mı????!?!?!
aerhasehrkehrek

Ya bir de şey var, şu dolunayda hayatımızda istemediklerimize teşekkür ediyoruz, vedalaşıyoruz, hayatımızdan çıkıyorlar ya; son Emre'den sonra bir kişiye daha yaptım ve etkisi anında oldu!
Ö_Ö gözlerim pörtlekt.
Önceleri daha yavaş sonuç alıyordum.
Şimdi yeni ayı bekliyorum. 
İnsan korkunç bir yaratık.

Ve müsadenizle sıçrayan bir lemur gibi işime dönüyorum.
Hayat kontrol edebilince muhteşem bişi lan!
Hakikaten hayatın şifresini elime aldım ama sıçrarken düşürebilirim.

Dün sabah ofislerden birinin anahtarını evde bırakmıştım. Akşam da diğer ofiste kartımı unutmuşum.
Ciddi boyuta gittiğini düşündüğüm unutkanlık sorunumu anneme anlattığımda, bana telefonda "boş ver, hayatını yaşa, gez, eğlen" dedi.
Kadın sağlıkçı, demansı o da görüyor demek.

O zaman hayatımızın gerisini dans ederek geçirmeliyiz.
https://www.youtube.com/watch?v=352IcwNtYTQ 
Renk?!