Wednesday, February 3, 2016

Müşteri İlişkileri

Beni çığrımdan çıkardılar ya artık, o yüzden dünyayı değiştirmek üzere şikayetlerime dönmüştüm.
Zira Mevlana ne demiş;
"Başkalarının kusurlarını örtmekte gece gibi ol."

"Ört ki, senin de ayıbını örtsünler". 
Aslında susmak lazım.

Geçen hafta mıydı? Kipa'ya girmiş, bangır bangır ve tekrarlayan bir ebrugündeş cover'ı ile karşılaştım diye küplere binmiştim. Kasiyer tıpkı güneşlenen kedi gibi bir tavır takınıp, cevap vermemişti.

Ben de merkeze şikayet ettim. Kipa candır, İzmir markası netçede. İlk açıldığı günü bilirim.  Neyse ayh. Bana mail geldi özür dileyen. 
Kardeşim ve kankam otomatiş maildir diye düşündük ki, dün telefon geldi. Konuştuk ve tekrar özür dileyerek, konuyu ilgili yere ilettiklerini söylediler. Ben de dün Kipa'ya gittim. Hiç müzik yoktu. Bu sefer self-servis kasadan yaptım işlemimi. Minimum kontakt en iyisi.

Biraz önce de, bir siteden siparişimin durumuna baktım. Hareket yok. Ama yeminlen bir şey yapmadım. Kapattım sayfayı. Ayıptır söylemesi, geçen hafta Pazar günü çıkıp yürümüştüm, scooterımı ilçeyle tanıştırmıştım. Ama kardeşimin bana aldığı tayt açık renk diye, üzerine ikinci bir penye tayt giymiştim. Dolayısı ilen, kışlık siyah bir tayt aldım. 
Biraz önce telefon çaldı. 216. A yeni iş teklifi dedim yeminlen, çünkü Susan Miller Şubat 2016 okumuştum. ehheh
İş değilmiş, bilgi ve özür telefonuymuş. Gecikme olmuş. Yarın teslim edilirmiş. Sporla kalıyımmış.
Çok naziksiniz, teşekkürler dedim.

Bir de bu aralar, iki haftadır diyeyim, böyle canım bozulduğunda, sokakta yürüdüğümde veya biraz önce olduğu gibi pencereden baktığımda, karşıma harika köpekler çıkıyor.
Bir kere sabah 06:30da kuyruk sallayarak gelen bir Golden-Lab kırması,
Hafta sonu yürüyüşte, aynı kırma köpek,
Bir kere öğle vakti İŞYERİNDE kuyruk sallayarak gelen yine Golden-Lab kırması
Dün akşam üstü İŞYERİNDE aynı köpek ve biraz önce pencereden baktığımda gördüğüm yine kırma çok güzel bir köpek. Seslendim ve pencerenin altına gelip, su basmana çıktı ön ayakları ile.
Kafasını okşadım. Rahatladım acayip. Onlar da göbeklerini açıyorlar, değişik bir ilişkimiz var. Böyle durumlarda, bir köpek bana bu şekilde yaklaşıyorsa, iyi bir insanım sanırım diyorum. Umarım.

Aklıma kendi köpeklerim geldi tabi. Betonda oturup, kucağıma yatan ve saatlerce birlikte yattığımız, uyuduğumuz güzel köpeklerim.
Beni nasıl rahatlattıkları, nasıl iç çektiğim.. (iki nokta C için, 3 koyma o çünkü :D )

Hadi sahilde anlarım, eve götürülmeyen sokağa salınan birçok cins köpek var. Ama bizim iş yerinde, hakikaten pek mümkün değil bu. Hem de benim ofisimin arkasında.

Üstelik burada artık Çinliler var. Her gördüğüm köpek için, "bunu yemeseler bari" diyorum. Yalan yok.

Yoksa, o ilk köpeği alıp buraya getircektim. 

Güzel şeyler bunlar. İnsanın ruhuna dokunuyor. 
Ben de etten çok uzağım artık. 
Haa, dün bana yardım eden bir işçi "J'anım ben et yemiyorum, vejeteryenim" dedi yaaa!!

İzmir köylüsü bir vejeteryan. 
Saygı duyarım dedim. Ne diyim. Keşke daha önce söyleseydi de, kumanyası 14:35te getirilmeseydi, ben erken getirseydim.

Vay be. 

14 comments:

  1. Güneşlenen kedi tavırları. Ne güzel anlatım. Öyle bir kasiyer, tezgahtar, personel tavrı var. Genelde yirmi yaş civarı, bakımlı, saçlar fönlü filan olur bunlar. Yanlız İzmir'de Çinliler ne iş onu anlamadım.

    ReplyDelete
    Replies
    1. :))
      Evet kasiyer öyle biriydi.
      Çinliler uzun zamandır ülkedeler de sıra bize geldi.

      Delete
  2. Vejeteryanlığı o kadar doğal olmayan bir durum olarak algılıyoruz ki şu tüketim çağında, köylü vatandaşın vejeteryan olması tuhaf geliyor (bana da gelirdi) ama düşünsene aslında anadoluda baklagil egede sebze, fazla et yenmez ki zaten.. özümüzü kaybetmişiz..
    Bu yaz eşimle çok ciddi bir kavga ettim, ilk kavgamızdı ve gerçekten beni çok etkiledi, bazı kararlar falan alacaktım azkalsın, konu eşimin kuzey kore seyahatinde köpek etinin "tadına bakması".. Ben ki köpekle kafayı bozmuşum, insanın %90'ına, köepğin %90'ını yeğ tutuyorum bilirsin, böyle bir "deneme" şahsıyla aynı evi yatağı paylaşmak?! Bir de demez mi pişmanmış, insanlar zorlamışlar tadına bak ille diye.. La insanlar dese şu uçurumdan atla, atlayacak mısın?! İçinde meylin varmış işte.. Ay düşündükçe sinirleniyorum dur ben bi tavır yapayım bugün ona... Ara ara hatırlatıyorum bu hadiseyi, ölene dek peşini bırakmam artık..

    ReplyDelete
    Replies
    1. Tavır yapma bence Ceren.
      Üstelik pişmansa.
      Ben de o köpeği çok sevdim, pencereye çıktı, sevdirmek için kendini. Dün alnına kırmızı boya sürmüşler.
      Geçen senelerde, Karadeniz'de çalışan Çinliler belediyenin baş edemediği köpekleri yemiş bitirmiş, maalesef.
      Ben her hayvandan üstün tutarım köpeği, çok da üzülüyorum ancak saygı da göstermek zorundayım diye düşünüyorum.
      Enişteyi bırak ama :D

      Delete
  3. Hayatın içinden kesitler. Güzel anlatım. Takipteyim.

    ReplyDelete
  4. Zonguldak'ta da iş makinelerinin kullanımını öğretmek için gelen Çinli mühendislerle ilgili aynı şüphe hep oldu. Çok mu önyargılı bir tavır, doğru bir şüphe mi hiç bilemedim. Bu yazıda da aynı kararsızlığı yaşadım tekrar!

    ReplyDelete
    Replies
    1. Kopegi gozetliyorum, net bilgiyi kendim vericem.
      Kedilere dokunmuyorlar mi?

      Delete
    2. O kadar çok sokak kedisi var ki, kaybolsa fark edilmiyor işin kötüsü!

      Delete
    3. bugün köpek yok.
      hafta sonunda yediler mi acaba?
      yine de gözlemlemeye devam.

      Delete
  5. Sanırım benim de vejeteryanlıkta kalıp düşüncelerim var sadece büyük şehirde yaşayanlar vejeteryan olur gibi halbuki ne alaka. Valla ben de şikayet konusunda kendime saklayamıyorum bangır bangır ebru gündeş duysam ben de gider şikayet ederdim iyi yapmuşsın😃

    ReplyDelete
    Replies
    1. Hepimizde var :)
      Ya ebrugundes olmayaydi, belki.
      Once vatan, malum.

      Delete
  6. Bir de Happy marketleri var bangır bangır tuhaf şarkılar çalan:) Defalarca uyarıp sesi kıstırdım, insan alışverişe konsantre olamıyor.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Pendik'te gormuştum ve Amsterdam'daki hediyelik dükkanlar gibi görünmüştü bana.
      Ama altı üstü marketmiş, hiç içine girmedim. Girsem ben de yapardım; Happy Disco Market!
      tabi artık disko mu kaldı peh

      Delete