Sunday, March 27, 2016

Çin Çin

Herkesin enerjisi düşük bari ben komik bir şeyler yazayım dedim. Epey düşünmem gerekti. Bunu yazmak güldürdü beni mesela.

Geçen gün yemek yapayım dedim. Tencere kullanmıyorum tabi tavada yapıyorum. Alev büyük gelmiş, tavadaki yağ alev aldı. Tıpkı bir Fransız şef gibi, tavayı ocaktan aldım. Çok sakin bir şekilde. Sönünce yerine koydum, pişirmeye devam ettim.

Ergenken evde patates pişireyim diye yağı fazla kızdırmıştım. Alev alınca üzerine su döktüm tabi. ahahah
Her yer alev ve simsiyah oldu. O desenli cam bastırılmış alçıpan nasıl tutuşmadı bilmiyorum. O zamandan beri kızartmadan, düdüklüden korkarım. Bakın, yemek yapmayı sevmememin temelinde bu varmuş güya :P

Sonra, bu Çinliler. Sürekli fotoğrafımı çekiyorlar. Dedim ya, bunların bir sosyal medyası varsa, şu an bir selebritiyim. Ünlüyüm yani.

Geçen hafta bir toplantıda yine hepsi çekti. İstedim neyimi çekiyorlar bir bakayım, değil mi? Bir tanesi getirdi verdi fotoğrafları. Zaten benim dosyalarımı anlamayacak, çalamayacak diye ben dışar'dayken, bilgisayarıma yükle dedim. Yüklemiş. Sonradan baktım, o kadar fotoğrafımın arasına kendi selfisini de koymuş. Güldüm tabi. 1983 doğumlu ve bir erkek çocuğu sahibi bu beyefendiye gülmeyim de napıyım?!
Sonra herkese anlattım. Bir amacı varsa, geri adım atsın diye. İ*nelik bende de var. Konu bu olunca. 

Bir de artık yakaladığım Çinliye iş yaptırıyorum. Seslenirken "Çin, Çin" diyorum. Dönüp bakıyorlar. Yanlış bir durum varsa, "hey hey hey hey hey" diyorum. Bakıp, kaçmadıysa, tekrarlıyor gülüyorlar. 

Saçma sapan hayatımda, kaygıyı gidermek için neler yapılır programlarına denk geliyorum.
Evde 50 adım geri geri yürümeliymişiz. Bugün 107 adım attım geri geri. Aaa bak dur, dün scootera bindim. Yolların bir kısmı arnavut olduğu için, kaldırımda sürüyorum. Herkes deniz kenarından yürüdüğü için boş bir kaldırım var.

Bir oraya, bir buraya. Bir sağ ayak, bir sol ayak. 

Haftanın en iyi olayı buydu. Evet, mutlu olmak için bir sebebim varmış.

Hadi dünya gülsün, herkes kaysın. 
kehkeh
Blogları okuyamadığım gibi, annemi bile aramıyorum aslında. Ama toparlamalıyız. 
Hadi!
Kamoooooooon!

8 comments:

  1. Komik evet:-) Çinliler çok değişik.
    Sabahtan beri ekrana çakılmış boş boş bakıyorum. Ders çalışmam gerek diye düşünüyorum sürekli.
    Şimdi kalkıyorum tamam:-)
    Şu okulu şu dönem bir atlatayım, çok gezcem bu yaz inşallah:-)
    Sevgiler,

    ReplyDelete
    Replies
    1. Eheheh haziran deniz son. Sonra buyuk bir tumuluse bakiyor olacagim.

      Delete
  2. Yeahh!Toparlanmaya azami gayret...
    Ustam sen dünya ahçısı olmuşsun bu arada, alevli malevli :)))

    ReplyDelete
    Replies
    1. Eheheh su komsular gitsin, gorcez. Tabakta kek ekmek kalirsa, anlariz nerenin ascisi olmusum :)))))))

      Delete
  3. Bir pazar yazısı. Ne güzel olmuş. bunu örnek alıp ben de bir yazı yazıp paşylaşayım bari. Tebessüm etmeye ihtiyacımız var. Bıyık altı gülümsemesi gibi. :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Yok ya bikkinliktan.
      Daha iyi yazilarim da olmustu. Kusura bakmayin ben blog okuyamiyorum bir suredir.

      Delete
  4. orta okulda bir alev alan tava hikayeside bende var benimmenü yumurtalı patatesti :P ve bende üzerine su dökmüştüm . ama dökmeden önce ocağı kapatmışım ki hiç hatırlamıyorum. alev daha da harlanınca mutfak balkonuna kaçmıştım. beyne gel. yangın çıksa balkonda mahsur. davlumbaz simsiyan ki şimdiki aklımla bende şaşırıyorum nasıl davlumbaz tutuşmadı diye..

    ReplyDelete
    Replies
    1. demek müyenizler bir önlem almışlar :D
      panik hali ile balkondan atlamaman da iyi olmuş :D
      iyi tarafından bak ehehe

      Delete