Friday, April 15, 2016

Haftalık Rapor | 14464sa6eraer

Sayıyı takip etmiyorum artık. 

Değişikli bir şeyler oldu anlatayım ama hakikaten hala sıkıcı bir hayatım var.

İki gün önce otostopçu aldım arabaya. İzmir'e gitçekmiş. "Yok olmaz pampiş" dedim. "O zaman dönmeden indir" dedi. 

İlk sorduğu soru "nerelisiniz" oldu bu gencin. 
Neden ya, neden?! (isyanımın nedenini anlatçam şimdi)
Ya hoff falan, kütük iç anadolu, doğum yeri doğu anadolu, büyüdüğüm yer, ege, anaokulu eğitimimi yurt dışında tamamladım.
Yıldıznamemde "hayatının bir bölümünü yurt dışında geçirir" yazmasına ne diyorsunuz?

Neyse, genç Ege Ünv'de okumaktaymış; felsefe bölümünde. Ama bu dönem otostopla geziyormuş. Bir çok otostopçu varmış ve feysbukta da interrail türkiye diye bir kapalı grupları varmış. Grup yapalım, grup, şurup bir şarkı vardı değil mi?
Beynim sulandı, yeminlen.

Sonra bu "nerelisiniz?" sorusuna tek bir cevabım olmayınca, "nerede yaşıyorsunuz?" dedi. Şimdilik sahil ilçesi dedim.

"Ne iş yapıyorsunuz?" amk. Bunu da tek başına açıklayamıyorum ki?!?!

Neyse, ayrıma gelmiştik zaten. Bana başka sorular sordu. Malum gazetede çıkan yalan haberleri açıklayacak ilk elden bilgi sahibiyim. 
Baktı darlanıyorum, indi çocuk.

İşte şimdi geliyor esas kısım.

Kafa kağıdım kayıp.
Son iki seçimde pasportumla oy kullandım. Malum her zaman kaybettiğim için, çıkar bir yerden diye bekledim. Yitik duaları okudum kaç kere erksahrkaher

Yok.

Buraya gelmeden evvel, muhtarın 2 gün elektriği kesildiği için bana nüfusa götürmem gereken evrakı verememişti.

Sabah kellemin şık bir fotoğrafını çektirdim.

Nüfusa gittim.

Durum şu;
- muhtardan kağıt almam lazım
- ikametim Ankara'da
- ilçe nüfusa muhtardan aldığım kağıtla gitmem gerekiyor
- önce adres nakli yapılması lazım
- adres nakli için kafa kağıdı gerekli

aerksehrke

Kadın beni müdüre yolladı. Anlattım, boynum bükük, ayaklarım içe kapalı.

Neyse ki yardımcı oldu. 

Verdiler bir kağıt, muhtara git, adresini kaydettir ve muhtardan ilgili evrakı al.

Yerini de söylediler tabi. Koştum. Muhtar yok. Zabıtaya sordum. Tel no verdiler. Muhtar karşı komşumun manitasının ilçesine dişçiye gitmiş. "Gelmicem" dedi. Ama "Sbey muhtarına git" dedi. "Ben arıcam". Gittim. Muhtarın telefonu çaldı. Açamadı adam. "Muhtar arıyor, ben arayayım mı?" dedim. "Hayır" dedi. Aldı kağıdı. "Ben girerim sisteme, hayırlı olsun, hadi iyi günler".
"Ama bana nüfus kağıdı çıkarma evrakı lazım?!"
"Ben yapamam şimdi tapuya gidiyorum" dedi ve kilitledi kapıyı, gitti. Evrakı da aldı.
Muhtarı aradım.
"Ben şimdi Bpaşa mahallesi muhtarını arıyorum, ona git, işbankın yanından gir, orada berber".
Oh dedim, gittim. Adam kestiği kafayı bırakıp, benimle ilgilendi. Koltuktaki adam sigaraya çıktı üzerinde kesilmiş kılları olan berber örtüsü ile. Çok ayboldu.

Birkaç telefon. Sistemde yoksun, a varsın. Muhtar, mührün nerde? Benimkini basarım, azan nerde, o imzalasın.

Mührü basıp, azaya yolladı. O da berbermiş. Ayrıca GÖT KADAR İLÇEDE NEDEN 9bin muhtar var?!?!?!? NEDEN?!?!? VE NEDEN KUTSAL CUMA GÜNÜ HİÇBİRİ İŞ BAŞINDA DEĞİL?! VE NEDEN BU KADAR BERBER VAR?!?!?!

Berberin yerini buldum. Berber yok.
Muhtar aradı. "Gelcek kızım, bekle". Bekledim. Geldi. O sırada dışarıda beklerken, yanıma bir sarman geldi. O da benim gibi dişleri yamuk, alt çenesinde uzun bir diş var. Midem bulandı bakınca. Kedilerden korkum ve sevmemem böyle bir şey. Anlayamazsınız.

Berber geldi de yanlış yere imza attı.

"Olsun" dedi. 

Peki, olsun. 

Nüfusa geri gittim.

Eh hadi başlıyoruz dediler. Dedim ki 4 muhtar, 1 aza sonrası geldim.
Adam aldı evrakı, parayı da aldı. 8 tl. Fotoğrafımı da.
Baktı kağıda, bu olmaz. "Muhtar imzalamamış". 
O sırada ben müdür de odada olduğu için, "ya benim ismimin anlamı şu. Bana ikinci ismi bir yazıverseniz" dedim.
"Mahkeme"
Ama bak, bu arada kadına durumu anlatırken, beyni bulandı. "Hayatım karışık" dedim. Ona acıdı zaten ya.

Ama bakın görüyorsunuz işte, muhtar muhtar gezdim. Benimki dişçide.

Kadın bana "isminle alakası yok. hepsi senin yüzünden" dedi. Adam, "paranı al, benim paramı da ver" dedi. "Siz de benim fotoğrafımı verin" dedim. İlişki sonrası iadeleşme. 

Baktım şöyle, omuzlar düşük, amk o kadar da tiyatora yaptım diyorum içimden. Müdürü kafalıycam, denemekten ne kaybederim ki?!

"Çekim yasası diye bir şey var" dedi.

OHA DEDİM OHA!!!

Ben o çekim yasasını geçtim be kadın! Mari'nin kafasından enerji soktum. OHA YAAA!!!

Neyse, sonuçta nüfus cüzdanımı alamadım gençler. 

Tam vukuatlı şeyi de alamadım. Az vukuatlı olanı aldım. İşte geldim.

Şimdi, neden bana sorulan sıradan sorulara ben tek cevap veremiyorum?

NEDEN???

Yaptığım iş mühendislik gerektiriyor. Değilim.
Boyum 167, ama 172 gösteriyorum.
Yaşım 39,4 ama 30 gösteriyorum.
İzmir'de büyüdüm ama İzmirli değilim....

NEDEN?!?!?!?!

Bu haftanın sorusu da, "hayatın genel anlamını çözdüm, teşekkürler, peki benim hayatımın anlamı ne?!"

Bakalım nasıl bir cevap gelecek.

Yıldızname, The Life You Were Born To Live kitabı falan hep anlattı aslında ama ben şimdi gideyim mi, kalayım mı hayat?

Daha zorlayayım mı bu muhtarlar, bu işleri, bu pis kötü niyetli insanları?

N'apıyım hayat? Hayatım, bana cevap ver. Lütfen.

20 comments:

  1. son zamanlarda okuduğum en saçma ve güzel şey bu olabilir. bazı yerlerini hiç anlamamakla birlikte edebi olarak çok beğendim reyalite olarak da geçmiş olsun. en az yazı kadar saçma yorum oldu bu da ama sevgiler diyip bağlayayım.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Nedense hic alinmadim bu yorumdan, hatta guldum.
      Sevgiler

      Delete
    2. alınma sakın, çok güzel bir şey demeye çalışmıştım da becerememişim. *_*

      Delete
  2. Bi koşu ankara'ya git pıt diye çıkar nüfus kağıdını. Babam İzmir'de hastanede yatarken cüzdanını çaldılar, nüfus kağıdı ve bütün kartlar gitti. Adam ameliyat olacak Ankara'da tövbe nüfus vermiyorlar ikametgah izmir oradan alacak diye. Burnumuzdan geldi. Aynen senin gibi rica minnet ankaradaki evi 2. adres gösterdik uğraş didin aldık, ama çektiğimi ben bilirim ameliyatlı adamla nüfus idarelerinde. İzmirde olsa 10 dakikalık iş. Bu arada cüzdan da bulunmuş dün, içindeki parayı alıp atmışlar bir apartmanın merdiven altına. Temizlik yaparken bulmuş telefon etmişler iş işten geçtikten sonra. Zor dostum bu nüfus işleri zor, bir de ceza kesiyorlar kaybettin diye. Ne diyeyim kolay gelsin.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Artik ikametim burada :)
      Vermezler,
      Haftaya hallederim, Izmir'deyim artik. Gtumu onlar gibi gevsetmezsem yasayamam.
      Sizin is hakikaten zormus, hastane yeterince zorlamamis gibi. Cok sukur gecti, gitti

      Delete
  3. Yav sana yemin ederim icim sisti okuken muthis sabir kagidini da muhtar sifatini da s*kerim deyip cikmistim coktan.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Isin ucunda vize var, yoksa kafa kagitsiz yasardim, kac senedir yasamisim :)

      Delete
  4. Bizim de sizden bi farklı yanımız yok. Ona rağmen yaşıyoruz işte.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Hayat guzel.
      Ne icin yasadigimizi bilip, ona gore hareket ettikten sonra.

      Delete
  5. nerelisin? diyene uzun zamandır, "karışık o işler boşver" diyorum, hem karizmatik hem gizemli bir cevap, insanı cezbediyor, düşüncelere gark ediyor soruların gerisi gelmiyor, asosyal bir insan evladı olarak tavsiye ederim :D

    ReplyDelete
    Replies
    1. Benimkiler hirsli insanlar. Onu da denedim. Bu sefer igrenc bir sekilde 'kürt müsün?' Diye soruyorlar.
      Bu cocuk da yapti oyle bir sey.
      Asker cocugum diyorum, hala soru hala soru.

      Delete
  6. allah devlet dairelerine düşürmesin hocam. bu arada ben en çok kitabı merak ettim. başka neler diyi??

    ReplyDelete
    Replies
    1. neredesin? diyene çok klasik ama marslıyım diyesim geliyor benim, denişik olduğumdan biraz :/
      iyi sabretmişsin, ömrünü yemiş muhtar kısmı...
      İzmirdeyim mi dedin sen ? görüşsek keşke

      Delete
    2. Yav İzmir'de değilim, annengillerin yazlıktayım :D

      Delete
  7. Bu yazıdan anladığım, katil muhtar çıkacak sanırım.

    İki tane canlı beyin hücrem vardı, onları da muhtarlara bağışladım. :D

    ReplyDelete
    Replies
    1. Katil Azaymış aslında. İkinci aza hem de!!
      Berberler? :(((

      aehserhsker

      Delete
  8. Ay sen beni öldürecen Jardzy. Ne dolaşıyorsun berber berber Alla'ını seversen. AY sırtımı tes bastı okurken.
    Hayatı ve insanları çok ciddiye almandan oluyor bütün bunlar.
    Bir arkadaşım var benim, hatta Türkiye'nin ilk, gemi ile uzak yola giden kadın gemi makine mühendisi. O da stajyerlerden çok sıkılıyordu binada, kara da çalışırken. Bazen stajyerler onu saha da ya da bina içinde görüp size bir şey sorucam deyince; bilmiyorum ben burada çalışmıyorum diyormuş:-))
    Bazen biraz az ciddiye al yaa...

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ahahahha

      yok ya aslında ciddiye almıyorum.
      ilk berberde gülme krizine girdim. ikincide de, "yanlış yere attın imzayı" derken de gülüyordum.
      Şu arkadaşın da harikaymış anırdım okuyunca.
      HALA KAFA KAĞIDIM YOK! :D
      sence ciddiye alıyor muyum?

      Delete