Tuesday, April 5, 2016

Havadan Sudan

Valla dünyanın hali bu, bir döngü. Çok barış içinde yaşadık, şimdi savaş içindeyiz.

O yüzden havadan sudan konuşalım.
Dün mal mal Çinli seyrederken, (deniz seyretmekten daha keyifli), botlarımın dibinden bir kertenkele geçti. Demek soğukkanlılar çıkmış yuvalarından artık.

Ayrıca, evdeki hırka, polar vb ne varsa, sabah işe taşıma ama akşam işte bırakma dönemine de girdik, değil mi?
Bir müddet sonra, onları eve taşırken pişeceğiz. Daha evde hırka kalmadığı vakte denk gelmedim şahsen. Her yer polar, bişi zaten.

Arkadaş, sabah dizlerim donuyor, akşam gömlekle eve dönüyorum. Ofisteki askıda dengeyi tutturmak artık Mikado'nun Çöpleri oynamak gibi.

Dün akşam üstü, sokakta kokoreç, sucuk ekmek, böĞrek yediğim arkadaşım önce yemek isteyip, sonra vaz geçince, gidiyim kendim bir sebze yiyeyim dedim. O kadar güdüledi, bıraktı ortada.
Girdim sahildeki restoranta. 
Sıcak ot söyledim, iki çeşit de deniz mahsulü. Bir de bira. Oysa dün gece ben Çinli kankamın hediye ettiği ekşi goji berrylerden kek yapacaktım.

Gece 00:40 gibi yatağa girdim ya, leş. 

Detay vermicem ama ayyaş arkadaşlarımla görüşmesem iyi olacak. Ben tempraya gitmezsem, tempra bana geliyor. Çarşamba günü de telefonda bu sene keşfettiğim DND (rahatsız etmeyiniz) özelliğini kullanacağım. O plan yatar arkadaş. Yeter.

Yaaa aslında ben tribünlere oynayacaktım. Şimdi oynayayım, takipçi sayım artsın asekrhkserhsekr

Oturdum masaya, mezeler gelmeye başlayınca, fosur fosur bir nefes sesi duydum. Bir baktım; bir kedi.
Lan hayvan, burnu tıkalı ama derin derin kokluyor.
Hop sandalyeye. 
Ordan yükselip, masaya doğru bir pati. Laaağnn!


Garson geldi. "Size şimdi su tabancası vericem, biraz önce iki bayan vardı onlar da kullandı" dedi. Ben de şeffaf küçük bir tabanca ile gelecek sandım. İnsan tabi deneyimlediği kadar hayal edebiliyor. Elinde aha kafam kadar ilaç pompası ile geldi. 
Menzil yüksek. aehaskerh
Bununla külliyeyi ilaçlarsın sherherheh

Rezalet. 

Yemek yerken eğer hazır değilsem, kedi görünce midemin bulanması bir yana, arsız kedilerin kucağıma atlaması, bacaklarımdan çekiştirmesi vs beni korkutur.
Üstelik bu arsız fosurdak tek gözden katarakt da yemiş. Korkunç.

Önce bir iki fısfısladım. Sonra elbette, "yediğimiz her ekmekte kuşların hakkı var" diyen büyük anne kiminse, aklımda sözü, yan komşunun köpeğini ve rast gele, hangisi yakalarsa kedileri besledim.

E tabi güneş batarken... Bıkmadık mı bu manzaradan senelerdir? Valla bıkmamışım.
Gecemi baş garsonun kızının öz geçmişini almak için uğraşarak bitirdim.
Baş garsonun kızı işe girse var ya, şirket yemekleri artık benim ilçede olur, olmaz mı?
aeskehrerse
Her gün ye sıcak ottan. Birasız ama.

Ve bir itiraf, çok ilginçtir, 40ıma giriyorum. Eskiden bir bira ile maymun olurdum. Şimdi 4 - 5 iç, sabah erkenden kalkıyorum. Baş ağrısı bile yok. Maşallah.

Hayatımı tersten yaşadığımı düşünmüştüm de, bundan birkaç sene sonra da sahil kasabalarında barlarda garsonluk yaparım, Bodrum-Mavi gibi. 
aerhskerhe
Allahım sen koru yareppim şu Mavilerden.

Pazar günü denize girmiş bazı Allahsızlar. Havayı konuştuk, su eksik kalmasın dedim. 
Sevgiler,
J.B. yeni ismimi ortamlara sokmaktayım.
Travesti gibi hissediyorum kendimi.
İsim alma töreni de yapsak mı?

4 comments:

  1. Atlamışım, garsonun kızı zaten telefonumu elde etmiş, whatsapptan cv yollamış.
    "Soyadınız nedir, sizi feyzbuktan ekleyim" dedi.
    Te Allamm.
    Soyadım Pekkan gençler, Pekkan.
    Ajda sevgimiz ölmeyecek.
    Zaten açar açmaz, bir temizlik yapıcam da, açasım yok.
    Yeterince kavga, gürültü görüyorum.

    ReplyDelete
    Replies
    1. :D Benim gibi yap, telefon noyu 1 numara eksik ver (seneye de kullansınlar) Şahane yüzsüzlükler bunlar..

      Delete
    2. ayy bugün mesaj attı.

      cvmi nasıl buldunuz, çlışmıyorum, çlışmk istiyrum
      diye.
      kötü cevap verdim.

      Delete
  2. Al işte yoruma ne yazacağımı unuttum, kafa bu kadar...

    ReplyDelete