Saturday, July 30, 2016

Tasinmak

4 yasimdan beri sanirim 20 kere ev degistirdim/k. 4ten oncesi ayri ve uluslararasi. Zaten hatirlamiyorum ancak 4 yasimin pastasinin arka fonunu dürülmüs (eheheh) hali ve kutular olusturuyor; istikamet Izmir, Turkiye.

Velhasili, bu seferki baska bir tasinma. Yavas, kontrollu, yine de aceleci. Dun mesela beyaz esyalari hakikaten beyaz alsaymisim dedim ve hala diyorum. Ama oldu bitti artik. Ne varsa klasikte var, sasma Jardzycim.

Bu surecte beni en cok darlandiran koltuk alimi oldu. Begendigim 17 koltuktan hicbirini yarin getiririz demediler. En iyi ihtimal 15, en kotusu 30 gun.

Farkli cozumler var tabi ama yavastan aliyorum ve enine boyuna olcup, tartiyorum. Son care bugun sehre inmek, iyhhhh. Cok sinir bozucu.

Neyse, bu konuda hac yapmis, master tamamlamis, doruga ermis sayilmakla birlikte benim tasinma kitim asagidadir.

Kendinize gore ekleyip, cikartabilirsiniz. Zira bu liste su an benim ihtiyaclarim icin.

Birazdan yatagimi alip, aksam da karyolayi tamamlamayi dusunuyorum. Baskasina muhtac olmayacagimiz bir dunya dilegi ile... 
Tamam servis personeli iyi tamam da, beklemek hos degil.



Thursday, July 28, 2016

Yalan Rüzgarı

Dün erken çıktım, şirket şoförüyle. Yolda salak suluk konuşuyoruz. 

"Eşiniz ne iş yapıyor?" diye sordu.

"Öldü" dedim.

"Allah rahmet eylesin. Nasıl öldü? Kaza mı, hastalık mı?"

"Evet" dedim.

Ama hangisine evet. 

Size ne be?!

Bakalım 1 hafta sonra bana üzgün bakışlar mı atarlar, cuma günü arayıp "bir ihtiyacın var mı?" diye mi sorarlar, anlarız rüzgar ne kadar hızlı esiyormuş bunlar arasında.

Turuncu tanga 2 sene sonra gelmişti.



Sunday, July 24, 2016

Nereye Gidiyoruz Baba? | Jean-Louis Fournier

"Josée bozuntuya vermeden: "kisa bir sureligine, kurusun diye orada efendim, sirilsiklam olmustu" diye cevap veriyor."

Bu da benim gibi bir adammis. Iyi *assak gecmis kendisiyle, acisi cok buyukken.
Cerez gibi bir kitapti. 

Bir Solgun Adam | Selçuk Baran


Kitapta kendimi bircok karakterle ozdeslestirmis olmak uzun zamandir ve belki de ilk defa basima gelen bir durum.
Kitabi cok sevdim.
Tekrar okurum.
Kitap listemi de artik Leylak Hanim'i takip ederek olusturuyorum.

Saturday, July 23, 2016

Güven

Dun sabah kalkip pencereden baktigimda, yola park edilmis komsu aracinin on ve arka pencerelerinin sonuna kadar acik oldugunu gordum, sabah 05:40. Yerde cam kirigi yok, arka camin 5cmlik kismi gorunuyor.
Sekil 1 - temsili misafir araclari zira hic biri komsularin degil

Sadece ben degilim tabi. Yoldan gecerken sorun mu var diye bakan baskalari da oldu. 

O saatten sonra zaten huzurevi sakinleri denize geliyor, bir kisim insanlar da yuruyuse cikiyorlar. Karsi apartman oldugu icin de ben kimseye haber vermedim. Apartman girisi nerde onu bile bilmiyorum, ki zillerini bileyim. O satte uyandirayim. Ciktim. 
Yolda durup para cektim cunku bir onceki aksam borc almistim arkadastan.

Atm eldeki tum 20likleri bana verince bir tomar para cekmis oldum.

Su an yazlikta olan arkadasla bulustuk. 97 model Unoyla gelmis. Anahtari bana verince (eski arabalarimdan biri) ben de tomar parayi ve karti ona verdim.

Yolda o kendi parasini alip, gerisini on konsolun uzerine birakti. Ben zaten yumusacik direksiyon ve frenden sonra kas gucu isteyen aracla bogustum yol boyunca. En son 2004te kullandigim ayni aractan sonra rahata nasil alistigimi dusunuyorum, hayatimi gozden geciriyorum vs.

Arabayi can hiras park ettim.

Diger araca bindik. Sanki 3 vesayit degistiren memur gibiyim evet. O yuzden tasinmak istiyorum artik!

3ncu aracta iken, parayi unuttugumuzu fark ettik. Gun boyu da dusunmedik bile.

Aksam donuste ilk aracta aklima geldi bu durum. Ya arabanin camini kirdilarsa?

Ve donduk! Elbette arac da, yirmiliklerden olusan goz ve cep dolduran ancak pek ederi olmayan paralar, ciftci kartim da yerindeydi.

Cok sukur.

Ooo orasi guvenliymis geliyoruz yok. Guvenlik icimizde 
shsgdgdgdgd

Zaten ev,e her gelen benimle yasamak istiyor. Cok uzgunum, ben yalnizlikciyim. 
Tasinacagim icin de evin yerini gostermekte sakinca gormuyorum. Kerterizlerden gelip bulsaniz bile burada olmayacagim!!
Hahshsgshshjs

Tuesday, July 19, 2016

Halaa

Başka her ortamda konuşulanları konuşmak istemiyorum. Yeterince darlandık.

Geçenlerde vatzaptan bir mesaj geldi.
"Halaa"
Erkek kardeşimin çocuğu olması bir yana, evli bile değil.

Bir göz kalemi, bir de rimel fotoğrafı yollamış "sende bu varmı?" diye sormuş. İmlası düzgün olsaydı ona nazikçe yaklaşırdım.

Sonrasını aşağıya kaydettim ama ekrana sığsın diye de sildim kısmen.

Cevabım:
"Yok. Olsa da vermem".

Acımasız oldu biliyorum. Ben de çok hırpalanıyorum. 

Küçüğüm dünyaya hoş geldin.

Friday, July 15, 2016

Beynim

Buralarda hayat gelmeli gitmeli, şöyle ki bir arkadaş gidiyor, diğerleri geliyor. Kurabiyegiller geldi dün akşam. Doğu'daki arkadaşlar. Aynı plaka araçla kendimi bir güvende hissettim.

Gece 01'de yattım, 3 saat uyku uyudum ama kendimi über hissetmekteyim maşallah!

Ancak dün olanları aktarayım da gülerek ağlayalım birlikte.

Sabah iki büyük çöp torbasını alıp, çıktım evden. Arabaya atladım ve 1 km gitmeden evin anahtarını nereye attım diye düşünmeye başladım. Sağa çektim, ceplere ve çantaya 7 kez falan baktım. Bulamadım. Kapının üstünde kaldı dedim. Çünkü kapıyı kilitlediğimi hatırlamıyorum.

Kafamdakiler;"asansörle çıkıyor insanlar, kimse fark etmez, anahtar üzerinde kapının, belki hacı amcayı ararım, telefonu yok ama ev sahibimden isterim"

Bir arkadaş yazlığa geldi bizim ilçede 1 haftadır, birlikte gidip geliyoruz. Onunla buluştuk Kipa'da. Durunca tekrar baktım, çantamda buldum. Onun arabaya geçtik. Benimkini otoparka bıraktık.
Yol boyunca da neden oluyor bunlar diye düşündüm durdum.

Dün akşam aracın sahibi arkadaş mesaiye kaldı. "Arabayı size vereyim J'aanım" dedi, almadım. Başka bir yazlıkçı ile döndüm. 

Ama nereye? Manava.
Manav nerde? Kipa'dan sonra, evden önce.

Torbaları doldurdum. Yürüyorum. Torbalar yürüdükçe ağırlaşıyor haliyle. 

Akşam da gelecekler ya, evin önüne geldim. Tarif ederken, "araba evin önünde, oradan görürsünüz derim" diye düşündüm ki, aaaaaa araba yok.

Evet, arabayı Kipa'nın otoparkında bırakmışım. Eve de o torbalarla can hıraş yürüyerek geldim. Yemin ediyorum ensemden, şakaklarımdan aşağı terler akıyordu sıcakta 1 kg ağırlıktaki botlarla yürürken.

Yolda da, kollarım maymundan hallice uzamış, kan ter içindeyim, bir kadın beni durdurup, meyveleri nerden aldığımı sordu. 

Manavda onun bunun tadına bakarken, geçen gün de fark ettiğim 65 yaşında polis üniformalı adamı inceliyordum. Sordum, meğer adamcağız hep polis olmak istemiş. Olamamış. Ona üniforma, şapka ve tabanca kılıfı falan vermişler. Sokaklarda dolanıyor öyle. 

Hayatımın özeti budur. 

Işıl ışıl oldum. Bildiğin gündüz feneri.

Işığım sizi bulsun.

Monday, July 11, 2016

Bayram Biter

Kuruduk bayramda.

Marketten alışveriş yapamadım. Raflar boş. 

Marketteki kuyruklar Dingilizden yediğim boynuzlar kadar uzun. Burdan Birmingham'a köprü olur.

İlçede hizmet kalitesi eksilerde. Çocuklar bir akşam aç kaldı. Beachler berbat, lokantalar keza.

Yüksek sesli müzik dinlenen arabalardan önce ses geliyor tabi, ama geçen araçlardan 6ncısı oluyor bunlar genellikle. Ben de yüksek sesle elektronik müzik dinliyorum artık.

Özetle Avşa Adası gibiydik. Evin önündeki kamelyada tam bir gün bir aile yaşadı. Piknik tüpü ile yemek pişirdiler.

Arkadaşlarımı hava limanına bırakmadım, aheserjhaserhek.

Trafik beni sandığımdan daha fazla ürkütüyormuş. IZBAN'a bindirdim. Dönüşte de Yenişakran'dan yumurta aldım.

Çünkü yumurtacımız elektrikçi genç, 30 adet yumurtayı kapıya koymuş. Köpek yemiş hepsini. Karnı ağrımıştır yazık.

Ha noldu?
Bence güzel bir boşluk oldu. pzt, perş ve cuma çalışmama rağmen. Bayram bana bayram değil. 
2016 Yıl Sonu Hedefi, "cenazesiz ev bırakmamak".

Arkadaşlar güzeldir. Artık beni ısrarla çağırmaktan vazgeçip geldikleri ve misafirim oldukları için memnunum. Israr edip, gel diyenlere gitmiyorum çünkü!!

Hacı amcalara bayramlaşmaya çıktım sabahtan. 
Hacı ninenin kafa gibi göz de gidik. Bana bir misk amber sıktı, sıktı da sıktı. Gözü görmediği için 13 kere falan sıktıktan sonra elimi çektim. Kulağı da duymuyor. Maşallah 94 yaşında kendisi.

Ev baklavamı yedim, şekerimi de aldım. Cer de verselerdi iyiydi :D

Eve döndüm, hemen plaja. 

Benim ev ikinci katta. Kim gelirse gelsin asansöre biniyor. Ben binmem. Kızlar bindiler, ben yine merdivendeyim. Baktım asansör 3üncü kata çıkmış.

Aşağıda bekledim. Asansörden tanımadığım bir kadın indi, misk amber kokuyordu. Yazık onu da fısfıslamışlar. Kokudan tanıyorsun maruziyet en üst seviyede.

Onun dışında tam bir içsel yolculuk oldu. İnsanlar, ergenlik bitiminde tanıdığın, acıları ve tüm pisliklerini paylaştığın insanlar olunca kendini karşılaştırıyorsun. Nereden nereye muhasebesi yaptık hep beraber.

İşin güzel yanı, gözlemler bir de mail yolu ile gelecek.

Son gün fark ettiğim şu oldu. Ben bu insanlarla çok şenşakrak bir hale geliyorum. Son gün normaldim, çok şaşırmışlardı. Annem gibi "bir şey mi oldu?", "biri bişi mi dedi?!?!?

Yooooooooooooo!

Ha bir de, arkadaşlarımın çocukları beni daha çok seviyorlar.

"J abla hayat seninle çok güzel" diyen bir 6 yaş vardı ki, annesi, teyzesi çekip çekip aldılar çocuğu benden. aerajshjrke 
Oysa denizde taklalar atıyorduk, çocuğa burnuna su kaçmadan, burnunu sıkmadan dalmayı öğrettim o arada. Ama yine memnuniyetsizdiler benden. O lame bikiniyi giymeyecektim.
Babası arkadaşım. 
Cocuğun bana çizdiği, el ele tutuştuğumuz resim kaybolmuş!!!!! Üzerinde ikimizin adı yazıyordu. Onu da köpek yedi sanırım.

Ay böyle kıskançlıklar yapmayın. Bizim kız beni teyzelikten öteye koymuyor mesela. Ama her şeyden öte kan bağım var, hıh.

Marsık gibi olmak da bir yana. Hayatımda hiç böyle kararmamıştım. Mulattodan üst negrodan bir alt seviyedeyim.

Kaalllpppleeeeeeeerr!

Saturday, July 9, 2016

Gurmenin Son Yemegi | Muriel Barbery

Kitap hakkinda yorumum SPOILER lokma SPOILER.

Kirpinin Zarafeti | Muriel Barbery

Kitabin ilk sayfalarinda (ilk 50) skildim ama bu kadar begenildiyse bir numarasi vardir ve uzun zamandir okudugum kitap sayisi dusukken, simdi vazgecersem bir daha zor okurum diye dusundugumden devam ettim.

Kitap hosuma gitti. Tavsiye ederim. Fransiz kulturune daha asina olsaydim, daha cok sevebilirdim belki.

"... teslim alabilir, misiniz?"
Hkbshskdjfhjdfhkdshfksdhjfd



Friday, July 8, 2016

Coşkulu Kalabalık

İlçemizin senelerdir canına okuyan coşkulu kalabalığı gelmeden önce böyle sakin, güzel bir ilçeydik.

Sonra;
o gürültülü insanlar, o gürültülü araçlara binip, geldiler.