Sunday, August 14, 2016

Uzun bir hikaye

Bu cok uzun bir yazi olabilir.
Basliklara bolecegim.

Cuma - Merkür gerilemesi

Diger adi ile 'geldi yine tipini sildigim'.
Evde tv yok, internet de yok. Elalem laptoplari inceltip, hafiflestirirken; bir boxer kopek agirligindaki laptopumu eve getirip goturuyorum. Persembe yine hali uzerine yatmis hayatimi sorgularken muzik dinliyorum aletten. Yataga yatayim diye kapattim laptopu.
Bir daha da acamadim. 
Evde bir koltuk var ancak siirt halisi uzerinde hayati sorgulamak bambaska bir level.

Cuma sabah acilmayinca laptop, belki sarji bosalmistir diye, sarjorune takip toplantiya gittim. Toplanti da 1 saat falan suruyor yeminlen.
Toplanti bitti, ben Cu ile geyik cevirmeye onun ofisine gittim. Dondum asagidaki kankalarimla geyik cevirdim. Benim bilgisayardan bana internet bakmaya ofise girdik.
Laptop kaput.
Aldik elektrik birimine goturduk. Biri bir yandan ohmmetre ile akimi olcuyor, digeri hala acma kapama tusuna basiyor. Baska batarya tak, olc vs.
Ikna oldular, sirket bilgisayarcisina gitcek.
Arkadas ben gitcem zaten deyince, al bunu da gotur dedik.
Dedik ama Cu geldi. Ona da anlattik durumu. Gel, cigara iccez dedik. Bu aldi aleti yukariya goturdu. Birisine baktircakmis. Sonra "bunlar simdi makineyi acar, garantiyi de bozarlar mi?!" dediler. Kostum yanlarina.
Adam dugmeye basiyor, bataryayi cikariyor vs. Cu'ya diyorum ki, bunlarin hepsini yaptik! Bilgi isleme gitcek. Ya ama bunu da yaptik derken. Cu, 'adam iyi niyetle yardimci olmaya calisiyor. Cin'de bu isi yapiyor zaten" yani ozetle ve inceden, 'bi' sus" dedi. Sustum.
Ve elbette, zalimin zulmu varsa, sevenin Allaaaa var. Adam sorunu buldu ve gosterdi. Sokette temassizlik var. Cok tenks, šie śie.
Aldim aleti, asagi indim.

Arkadas gitmedi bilgi isleme, ben gittim. 2 km mesafede orasi. Dondum. Yemek yedik. Yemegi yerken dusman kuvvetlerden sacma bir mail geldi. Cepten cevap yazicam, "email gonderme seysi durdu" diye hata veriyor. 20 kere denedim. Yok. Baskasina mail yazabiliyorum, mail de geliyor, denedik. Ama o surtuk tabureye yollanmiyor. Neyse, demek yazmamaliyim diye biraktim.

Yemekten sonra bana internet bakacagiz ya, arkadasin makineden once bir cikti yolladim. Pardon 6 tane. Internet bakarken, bizim internet kesildi. Dolayisi ile de telefon sistemi. Benim arkadaslar, bana bakip, "senin yuzunden" dediler. Yok yeaa, olur mu oyle sey, ne batilli insanlarsiniz diyorum. Ciktiyi aldik, iki tane cikmis. Biri gitti cogaltti. Simdi de laminasyon cihazini deneycegiz, o da bozulursa tamamdir, sorun bende.
Ben taktim fisi, arkdas besmele ile dugmeye basti. 
Ilk kagidi besledik. Besledik ama Diger taraftan kagit cikmiyor.
Ahahahaha
Cikmadi hakikaten. Kaldi icinde, akerdeon gibi cikardik sonra.
Hepimiz gozleri belertip, yok artihhk yeaaa diyoruz. Bastim kahkahayi.
Neticede, laptop yok, servise gitti. Emaili onceki emaile gondererek cozdum, laminasyon tamamlandi, astik bile..

Cuma gunu, bilgisayar yok. Napicam? 
Telefon geldi, belediyeye gidip imza atmam gerekiyormus.

Te Allaaam.

Benim Dingiliz mudure dedim, ya bak makine yok, isi de bitirdim. Zaten ilceye gitmem lazimmis, imza aticam, arac da yok. Beni birakir misin? Ahahaha 
Bosuna gulmusum. Birakirim tabi dedi. Ya dingiliz falan ama iste kendisi de isten kacmak isteyince beni bahane ediyor.
16:20de gel dedim. Geldi valla.
Benimle belediyeye de geldi. E peki sen bilirsin.
Anahtar cogaltmasi gerekiyormus.
Ben de hortum alicam derken, arabayi gozde mekanimiz biraanenin onune park etmistik.
Anahtarcida hortum da vardi.
Fosforlu pembe hortumu ve anahtarlari arabada birakip, icmeye gittik. Is saatinde ictik. Telefon geldi, 'Jardzy'aanimcim, koltugunuzu yarin teslim etcez'. Bu esas koltuk. Gelmese olmaz. Onlarca sms, tel konusmasi sonrasi, kapinin onunde kurun, ben iceri tasirim dedim artik. Cunkusu asagida.

Ikiser birayi, anne patatesi ile gomduk. Kafam bir guzel oldu. Dingiliz beni eve birakti. Sana kisa yol soyliyim mi dedim. Bayilirim dedi. Ikinci sagdan don, dumduz git. Sonra su gelicek vs dedim.

Eve gelince siirt halimin uzerine yattim ve uyumusum. Saat pemen son baktigimda 8di.

Kalktim sonra yatagima yattim. Cuma gecesi tamam ama yarin erkenden Cinlilerle bulusup, Izmir'e gitcez.

Cumartesi - Izmir

Ya 9da bulusmayalim, ogle sicaginda napcaz Izmir'de?
Yok, ikna olmadilar. Cuma aksam, 'sabah koltuk gelicek, 11de ciksak olur mu?' dedim. Biz 9da geliriz dediler. Sonra koltukcuya kapinin onunde monte edin dedim. Cinliler iceri tasir ne de olsa.

Evden 8:45te ciktim. Cikmadan sms attim Cu'ya. Nerdesiniz?
Bu ecnebilere adres tarif edemiyorsun zaten, ilk ise basladigimizda, onlarla kaldigimiz otelin onunde buluscaz.
Aaa Dingiliz'e yolu yanlis tarif etmisim, onu fark ettim. Mehehhe
Otelin onunde bekliyorum. Cevap geldi. 'Toplantim var. Bitince cikcaz'. Yahu daha yola bile cikmamissin, zaten mesafe 40 dakika. 
Hoffladim ama carem yok.
Toplanti yapiyorsa da onemli ama o toplantiyi yap diye bir haftadir soyluyorum.
Amaaan beee dedim, 'kahvalti yapmadim, bana sut al'. 
Sut alip donmem karayolu kosullarinda 15 dakika. Bildigin labirent. 'Sen gelince ilk markette dururum, etrafta market yok'. Tamam.
Gelmeden 3 kere aradilar. Surdayiz, 10 dakika sonra ordayiz ve ya abla biz gectik, (tercuman bu, bana abla diyor canini yedigim), sen havuzun oraya gelsene.
Havuzun orda da yoklar. Tercuman ne cince ne de turkce cok iyi bilmiyor bu arada. Cunku kendisi Uygur Turku.
Ileride bir akuapark var. 
Buldum onlari. 
4 kisi atladilar arabaya. Ilk markette sutunu de aldik cocugun.
Meger midesi bulaniyormus arabada. Eline poset verdim, buna kus dedim.
"Ayrica cezalisin, pembeli, mavili cicekli cantami sen tasiyacaksin sokakta" dedim. Tamam dedi.

Deniz gormek istiyorlardi. Sakran'a girdik.
Mal mal bakiyoruz denize. Cok ruzgar var diye de kimse gelmemis. Muhtesem ve su durgun.
Beser tane her birisi ile fotograf cekildikten sonra ayaklarimi suya soktum, maillerime bakiyorum. Dingiliz'le surekli maillesmekteyiz zaten.

Bir adam geldi yanimiza. 'Turist misiniz?' Degiliz. Anlattim.
Kendisi de Cin'e gitmis de, orada fabrika kurcaklarmis, olmamis. Adam pek hos. Belki de o firmanin ceosu falan.
Sohbet ettik. Gidesi yok. Sonunda Cu gidelim artik dedi. Musade istedik.
Bahceden sokaga tasan uzumlerden goz hakkimizi alip, yola cikmis olduk.

Yolda, boru siparis ediyorlar. Tercuman genc yuksek sesli bir cocuk. Adamla bagira cagira konusuyor, dedim kendime, bugun zor bir gun olacak.
Adama bir 5 kere bagirdi. Cunku anlasamiyorlar. Bana bir 3 kere, duymus olmama ragmen olayi anlatti. Sonra Cinlilere.
Neyse ki sakinledi ve konu kapandi.

Once Bostanli'ya gittik. Arabayi park ettim. Iskeleye yuruyecegiz. Mizmizlandilar, neden uzaga park etmisim. Yahu siz dediniz deniz gorelim. Yuruduk, pelikan falan gorduk. Her 10 adimda bir fotograf cekildiler zaten.
Alsancak vapuruna bindik.
Pasaportta inmeliydik ama nedense unuttum.

Indik ve falciya denk geldik.
20 lira veririm dedim. 'Ya bi gel de senin pabucunu giyemeyen var' falan dedi. Oturttu beni. Bu Kordon'da bir tanesi var, her seyimi bilmisti. Onu ariyorum ben aslinda. Baklaciydi ama o.
Bu da dogru seyler dedi ama iste su sendrom var ya, 'aha ayni ben, bildi bildi' sendromu.
Bitti fal, hala arada para istiyor 50 - 100.
Ben de, para yok dedim. Tercumani bana begendi salak. Bununla iyi olacak diyor. Ne diyorsun ya, dedim. Hic alakamiz yok.
Yurtdisina gitcekmisim yakinda.
1 hafta icinde pek sevinecekmisim.
Ikiz cocuklarim oluyormus.
Çüś

Tercumana attim topu. O agiz dalasi yaparken bu Cinlilerden biri 100 tele uzatmis. Gormedim. Digerinden 20 tele istedim.
Tercuman aldi parayi, kavgasini da etti. 25 teleye kactik kadinin zulmunden.
Beddua da etti belki. Kotu kadin. Cinliye aciklamasini yapip, parayi zorla iade ettim.
Aciz. Lokantaya gidelim. Yurumeyecekler belli. Fayton olsa bincez ama yok. Taksiye atlarken, bir hurdaci geldi, tercumana yapisti. Tercuman Cu ile beni bindirip, sepetledi. 
Meger hurdaci para istemis. Ay ne igrenc bir yer olmus bu Izmir!

Cin lokantasina vardik. Okuzler gibi siparis verip, domuszlar gibi yedik. Lokanta sahibi de bizi bafilemeye calisti. Cin rakisi vereyim diyor, Cinliler de bir yandan bana cok pahali bu, benim memleketimde uretiliyor falan anlatiyorlar.
Almadik rakiyi. Zaten aksam iccez. Ben bir 37,5 ml beyaz sarap onlar da birer bira. Cok guzel yemek.
Sevgi Yolu'ndan kendime ev hediyesi aldim.
Ciktik, uzerine dondurma yedik.
Gittik, sahildeki bir mekanda oturalim dediler. Ne ara soylediler anlamadim, biraver geldi.
Masadaki tavlayi actik. Zar atiyoruz. En dusuk atan oder dedim.
Cu 1 atti. 
Iki kisi zar atip, dusuk gelen icer oynamaya basladilar.
Ben sodada kaldim, arac kullancam.
Sonra vapura bindik ve benim pabuclar ayagimi vurmaya basladi.

Indik vapurdan.
Yuruyemedim. Cikarttim pabuclari.
Bunlarin cisi geldi, tuvalet ariyoruz bir yandan.
Bulduk. Gelirken gormustum.
Parayi attilar, kapi acildi. Ikisi birden girdi. Noluyor diyorum, nolcak diyorlar.
Tamam dedim ya istediginizi yapin. Duslarda perde olmayan bir toplumda neden ben mudahale ediyorum ki. Sonra bunlar teker teker girdiler. Uzun surdu tabi. Biz Cili ile arabaya yuruduk.
Sonra onlar geldi. Alisverise gittik. Ordan terlik alip, ayagima gecirdim. 
Cin lokantasindan aksam icin yemek almistik. Araba sarimsak kokuyor. 
Biralari da aldik.
Ciktik, bir dondurma daha aldim.
Ve artik yorgunuz. Eve donuyoruz. Ikea'yi iptal ettim onlara birsey demeden.

Arabada ilk 20 dakika sonrasi herkes uyumaya basladi. Cili ben uyumayayim diye one oturmus. Cu arkada horlamaya basladi. Sanirim kogus boyle bir yer. Cili'nin de kafa dusuyor. Sen de uyu dedim. 'Ben uyumak yok. Ben sana bakmak'. Tercuman uyanikti. Fisildayarak, yahu ben uzun bir sure 8 saatlik yollarda gittim geldim, rahat olsun. Uyumam ben' dedim.
Ikna olmadi, artik borazana donen Cu'yu susturmak icin uyandirdi.
Artik herkes uyanik.
Yol cok kalabalikti. Ama yine de kisa surdu. Korkunc bir rugar vardi. Icindekilerle 1,5 ton eden arabam ruzgarda epey hirpalandi.

Is yerinden proje muduru de aksam eve gelecek, ev partisi yapicaz.
Onla telefonda konusurlarken vs geldik ilceye. Eve de geldik.

Ev Partisi - Hosgeldiniz

Geldik ve koltuk da gelmis. En son evdeki rotuslar icin santiyedeki kiza biraktigim anahtari alip, koltugu icerde kurmuslardi.
Evde artik iki koltuk, bir masa var.

Bu kadar. Sandalye yok.
Bardagi da kipa'dan aldik beraber. Ben bardaklari yikamaya basladim. Hortum var ama supurge yok vs.
Yavas yavas.
Patron yerde halida yiyelim dedi.
Keci kilindan yapilmis, uzerinde yatip hayal kurdugum beyaz halimin uzerinde yagli baharatli Cin yemegi?
Iceriden gidip, eski evin camlarini yalitmak icin satin aldigim baloncuklu ambalaj kagidini getirdim. Ideal ebattaymis.
Uzerine kurulduk.
Yer sofrasi.
Cinlilerde adet sudur, ikram edileni ceviremezsin. Sigaraya basladim bu yuzden.
O cok agir pirinc rakisindan fondip yaptirdilar, hadi gambeee!

Sonra da sirke bile olmayan ucuz kirmizi sarap. 
Yeter dedim artik. 24 saattir iciyorum. 

Sonra kakara kikiri ben bir ara ilerdeki ruzgar tirbunlerinin kirmizi isiklarina mal mal bakarken, uykum geldi sandilar.
 Oysa deniz gibi, mallastiriyor.
10 gibi kalktilar.

Yolda bir kere balgam cikardilar.
Evde apartman holunde uc kisi sigara icmeye kalktilar.
Sakran'da kumsala izmarit atmislar. Kizdim, sonra Bostanli'da yururken yerler izmarit, midye kabugu, bira kapagi ve cigdem kabuklari ile dolu. Bana gosterdiler, utandim.
Onun haricinde hic sorun yasamadik.
Subattan beri ilk defa is yerinden ayrildilar ve bir gun izin kullanmis oldular.

Ben cok eglendim. Sabah da normal kalktim.
Alkolu de sindirmisim.

Bugun evi temizleyip, ilk koltugu ait oldugu yere, kucuk odaya tasiyacagim.
Sonra da supurge satin alip, balkonu yarin teslim edilecek bahce sandalyelerim icin hazirlayacagim. Klima gelip, takilana kadar balkonda olmak istiyorum. Sandalyelerim Ankara'da.

Yavas yavas ev kuruluyor. 
Seneledir bekledigim seyi, agirdan alarak yapiyorum.
Demek ki, her seyin bir vakti varmis.

Sizin de gonlunuze goresi olsun umarim.

8 comments:

  1. Hayat böyle bir keşmekeş :S

    'tipini sildiğim' güzelmiş :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. xD zaaaaaa!!!

      hayat aslında çok basit ama biz keşmekeşleştiriyoruz

      Delete
  2. Harbiden uzunmuş keşke hızlandırılmış video çekseydin. Gün orda kaç saat? Mümkün değil 24 saate sığması (aynı gün olmadığını biliyorum. Aynı gün yaptıkların için dedim)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Başlığı sonradan koydum.
      Çenem düştü napıyım, Çinlilerle seri anlaşamıyorum :)
      Video değil de, her anın fotoğrafı var.

      Delete
  3. Ay hakkaten uzunmuş! uh:-)
    halının üstünde müzik dinleme fikrine bayıldım. Bend e yapcam akşam, kıskandım... Benim de ev kurma işlerim olacak, olmalı yani de nerede ona karar veremiyorum.. Ayhh. İşimi halledeyim öyle inşaallah..
    Öptüm, kolay gelsin... Yeni yeni eşyalar yeni yeni huzurlar ve sevinçler getirsin umarım...

    ReplyDelete
    Replies
    1. Aze, halı ve müzik. Kesin yap.
      Ya hadi, çok güzel bir heyecan. Umarım sen de istediğin yerde istediğin dairede huzur ve sevinçle yaşarsın.
      Öbdüm xoxo

      Delete
  4. j. bostanlıda oturuyorum ben:( . bir görüşemedik yaa... birdahaki sefere haber et bi bira ısmarlıyayım :D

    ReplyDelete