Saturday, November 12, 2016

Ruya

Hayrolsun.
Bundan sonrasi dun gece gordugum ruyayi iceriyor. Bir numarasi yok. Burasi gunlugum oldugu icin yazdim, kenara koydum. Yani okumaya degmeyebilir.

Eski evin onunden yururken su an etrafinda olan ferforje korkuluklarin olmadigini, hicbir yesillik kalmadigini, panjurlarin bile olmadigini, evin cok eskidigini ve hatta alt kattaki pencereden, iceriye cekilmis ip uzerinde camasirlari gordum. Fulfors fakirlik.

Yurumeye devam ederken, kopegimin adini seslendim. Kahverengi bir kopek geldi. Ama benim kopegim Akbas ve dolayisi ile bembeyaz bir kopek olmali su an. Annesi olarak kendisini aglayarak terk ettigimde 4 aylikti. Geldi ve kendisini severken arkada diger eski kopegim boxeri gordum. O da geldi. Evin karsisinda bir bos arsa vardi. O arsaya ciktim. Evlerin arkasinda kalan kisimlara baktim. Arsayi alip, ev yaptiracakmisim. Deniz manzarasini hesap ettim. Eski ev bu sene basindaki ev degil, Izmir'deki rum evi.
Yukaridan asagi inerken yol kenarindaki bir agactan bir genc kiz meyve topluyordu. Meyve soyle, sarimsak gibi dusunun ama her bir disin icinde tohum var. Kiz bana da verdi, ben susamvari tohumlari yerken agzimda o kadar buyudulerki, doydugumu dusundum. Sonra ben bir tane toplayayim dedim. Benimkinde kurtcuklar vardi, en buyugu yer dustu. Kurtcuklari da yedim ve digerinden daha lezzetliydi. Kiza sen de ye dedim, hayir dedi. 
Bu surecte Er ile mesajlasiyoruz. Bulusacakmisiz ama onda arac yokmus, gelip almaliymisim. Bir an yanimda sanirim annem beliriyor, ya da ablam. Karsiyakaya gidecegimizi soyluyor. Ruyalarimda Karsiyaka'da su an olmayan bir yeri goruyorum hep. Ya var ya da bir gun gittigimde gorecegim. 
Neyse, Er'a oraya geldigimde onu alabilecegimi soyluyorum ve Karsiyaka'ya gitmek icin ufak bir tekneye biniyoruz To ile. Evin hemen ilerisinden geciyoruz, ev denizin kenarinda su an ruyada. Orada sacini kazitmis ve ustu ciplak zayiflamis Fe'i gorduk. Yerde egilmis bir seylerle ugrasiyordu. Bizi gormesini istemedim. Su cok guzeldi. Cok az ilerleyince bir sahile geldik. Teknelerin arasinda bosluk bulup, girdik.
Kalabalik bir sahildi. Etrafa bakarken teknenin ucundaki havlu suya dustu. Ben de kiyafetlerim ile denize atladim. Hayaller; boyu gecen su, gercekler; diz alti ahahah
Havlu suyun dibine batmisti, aldim cikardim.
Sonra bahceli eve girdik. Burc'nun ananesinin eviymis. Altlarina yapraklari tutsun diye file gerilmis pembe gullerden kokladim. Gul receli varsa alirim dedim. Gercek hayatta cok severim gul recelini. Neyse, kozde misirlarin uzerine kum atiyorlardi ve kirmizi guller. Balkon gullerim gibiydiler. Benimkinden daha buyukler ve onlarin dallarindan benimkinin boyunu gosterdim.
Sonra bir ara kopegim ortaya cikti. Bu sefer kendi rengindeydi. Tekrar sevdim kendisini.
Bu kadar HD bir ruyada bari gelecegimi gorseydim yeaa.
Sekersiz bir aya daha girdim. Ama ilk yedigim gul receli olabilir. Cikip alayim bugun.


No comments:

Post a Comment