Thursday, December 22, 2016

11

Dün 21 Aralık olması itibari ile tek başına bir şükür, sevinç vesilesi olmakla birlikte güzel bir gündü denilebilir.

Sabah -4 ile akşamüstü 4 derecede seyreden hava durumuna inat, Müdür "kilim bakmaya gider miyiz?" deyince, gidelim dedim. Gittik.

Akşam 6:30da açık iki dükkan vardı. ilkine girdim. Adam "tam da bugün hiç müşteri gelmedi diyordum" dedi. Dur sen dedim.

Aracı park eden Müdür arkamdan geldi.

Dükkan fantastik. Hiçbir boşluk yok. Avizeler, halılar, kilimler, magnetler, havanlar, antik sürahiler (şu kalın camdan olanlardan), kediler...

Açılan kilimlerin altına saklanan kediler, dükkanın bir kısmını tuvalet haline getirmiş. Dükkan sahibi de, sağlık sorunları nedeni ile pek kolay yürüyemiyor. Kedi çişi kokuyordu bir kısım dükkan.

Müdür Dingiliz. Adam önüne mis gibi el dokuma yün kilimleri açtıkça ağzını berkitti. Makine halılarını açtı artık sahip. Sumak kilim diye bir şeyi ilk defa gördüm sanırım. Gördüysem de umursamadığım için unutmuş olabilirim.

Doğu'daki köy evlerindeki eşyalarda ve Ankara pavyonlarında "sanatçı"ların giydiği takım elbiselerde sıklıkla görülen parlak gri renge sahp ve rengarenk desenleri olan Sumaktan aldı. Kendi bilir tabi. Ne diyeyim.

Dükkan sahibi "e artık satışı yaptık, bir şeyler içer miyiz" diye sordu. Baştaki teklifi nazikçe geri çevirmiştik.

Kozak şarabı varmış. Açıldı kırmızı şarap. İşte biz drinklerimizi alırken ajksrkehrakerha, içeri Uzak Doğulu bir kız girdi. Dükkan sahibi "Çinli misin?" diye sorunca, kız "Ni Hao" dedi, (Çince merhaba) ay ben de atladım tabi.
Meğer Japonmuş ajkerasjklhrjker

Almanya'da yaşıyormuş. Tatile gelmiş 10 günlüğüne. Kapadokya, Konya gezmiş. "Bu kadar çok şarap üretildiğini bilmiyordum" dedi o da tipik Türk ısrarı neticesinde zorla verilen kırmızı şarap dirinkini alırken. 
Yaaa sen ne diyorsun pampiş dedim. Süryani şarabı da var. Aklıma Şirince, Bozcaada gelmemişti bile.

Halıyı ve bakır bir havanı yüklenip, ayrıldık oradan. Ayrılırken adama "ben ayağımı sürürüm. İlçedeki meşhur beyaz eşyacı bana sırf bu yüzden iş teklif etti hayırlı işler" dedim, çıktım. İnşallah satışa devam etmiştir.

Eyy yılın en uzun gecesiii, baharın başlangıcı, ne güzel doyumsuz bir geceydi. 
Şükürler olsun.



9 comments:

  1. Yılın en uzun gecesi geçtiğine göre yaz geliyor demektir:)

    ReplyDelete
  2. Otantik ve misitik ortamları severim. Zaman zaman düşünmüşümdür otantizm ve mistisizm fantestik duyguları da tatmin eden tarafları varmıdır diye. İnsan bazen fantasyaya da kayabiliyor. Ya da sıradışı bir hayatı geçici olarak da bir dehniyeyim diyebilir insan. Bir köy hayatı, mağra hayatı ya da çiftliklerde kahyalık yapmak gibi.

    ReplyDelete
  3. bahar ilk cemre düşünce başlamıyor muydu ya?
    dur daha kışın tadını yeni çıkarıyoruz, deme.

    ayrıca şaraplı ortam <3
    fotoğraftan gördüğüm, ortam güzelmiş.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Benim inançlarıma göre geldi.
      Çinliler de kutluyormuş 21 Aralık'ı.
      Yanlış yerde yaşıyorum :D
      Ayrıca sonrası daha güzeldi kehkeh

      Delete
  4. Canım Jardzy,
    Imany - Take Care sana gelsin.İyi ki varsın.Sevgiler M.Mert

    ReplyDelete
    Replies
    1. Hemmen dinliyorum.
      Sen de iyi ki varsın! Sevgili M!

      Delete
  5. Replies
    1. Mavi elbisenin koluna temas etmiş gibi görünen lamba...

      Delete