Thursday, December 15, 2016

18

14ünde, iş yerimde ilk senem oldu. Yıldevirdim yani. Bence beni takdir etmeniz, madalya takmanız, yemeğe çıkarmanız ve (bazılarınız için) şampanyayı patlatmanız gerekir.

Bu kadar baskı, zülm altında bu kadar mesai geçirmiş olmak, erkek egemen toplum içinde çalışan bir kadın için bence takdire şayan.

Dün sanki bunun farkındalarmış gibi, kadını takdir etmeliyiz demişler gibi, baş zülmcüden mail geldi. Telefon değil ama mail. Yazılı. Dikkatinizi çekerim.
"J hanım, ** müdürlüğümüzden istediğiniz bir şey varmıdır?"

Ooooo000!

İçerik tatlı olduğu için, niyete ve imlaya bakmadım. Önce bir sancı girdi mideme. Belirsizlikten. Ulan müdür! 1 senedir bir kere bile beni dinlemedin. Tek bir kere bile "bir de sen anlat şu olayı" demedin. Herkes benim için ne dediyse "öyledir" dedin, geçtin. Haksızlık üzerine haksızlık!

Aradım.

Ne demek bu tatlı şey? dedim adama.

"Bana istediğiniz her şeyi yazın. Her şeyi" dedi. 
"Beni tehdit eden adam da dahil mi?" 
Evetmiş. Gece düşündüm. Birazdan yazacağım.

Bu arada, her bir insan gibi ben de günlük rapor yolluyorum Şirket içinde. GM de alıyor bu raporu.
Bazen tarihi yanlış yazıyorum. Kimse bir şey demiyor. Oradan anladım ki, okumuyorlar. Üstelik Türkçeli-İngilizceli yazıyorum. Fatal bir erör yok (hayati hata)

Demek okumuyorsunuz!! 

Geçen ay, rapora "Bugün Çinlilerin mutfağında patates soydum. Raporu kim okuyor görmek için de buraya yazıyorum" dedim.

Kimseden ses yok. Dingiliz müdürden de.
En yakın Dingiliz tabi, tuttum yakasından. Ulan bari sen oku!
"Amaan hep birbirinin benzeri şeyler yazıyorsun" 
Yahu varyete şov mu yapıcam?! 
İş böyle?!?!

Neyse, geçen hafta da, "Köpek boku temizledim" yazdım. Yalan da değildi. Temizlemiştim. Köpek rahat bırakmadı ama olsun, inat ettim, Tüm kakasını temizledim.

Ay işe dönmem lazım. 
Neyse kakalı olana hala bir cevap yok.

Bir de Zhu ile bi'şi oldu. Şu Lamba Cini'ne isteklerimi sıraladıktan sonra aktarayım. Ay bütün işler birden geldi.

Öptüm.

Çok şükür, baş düşman bana dilek hakkı verdi, hem de sonsuz!!!!



10 comments:

  1. Replies
    1. Süprizlere ve mucizelere inananlara!
      Ben inanıyorum.

      Delete
  2. Fırsat bu fırsat, ne var ne yok sayın dökün bence. Söz uçar yazı kalır, yarın öbür gün lazım olur, hele de bu kadar sıkıntılı bir ortamda. Raporları okutmak için ise ilgi çekici başlıklar öneririm :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Kimseyi suçlamadan, önce iş arkadaşlarımın taleplerini, snra kendiminkileri az ve öz yazıp yolladım.

      Başlıklar sabit. İçerikler de evet aynı aslında.
      Bizimkiler raporu aldıkça, düzenli iş yapılıyor sanıyorlar. O da düzelecek! Bu durum düzeldiyse, o da düzelir!

      Delete
  3. Bir gün misal Portekizce yaz bakalım (Google translate ne güne duruyor). Rapor mu rapor..

    ReplyDelete
  4. Ahahaha, benim de bazen icimden benzer birseyler yapmak geciyor. Bazi raporlari sadece bir kisi inceliyor, biliyorum. O kisi de malesef CFo oldugu icin yapmaya devam :))
    M

    ReplyDelete
    Replies
    1. Yaptim bile.
      Sen yapma, sen buyuk adamlara oynuyorsun :))

      Delete
  5. Ahahahah muhteşemsin, bu raporların kayıt altına alınması bile yeter bence, düşünsene günün birinde çok titiz bir müdür gelmiş okumuş bunları offff :D Ben de aynı taktiği çocuklar hakkında vır vır konuşup duran beni dinliyormuş gibi gözüküp aslında telefonundan haber okuyan eşime uygulayacağım, dur bakalım akşama yemekte kavga var :D

    ReplyDelete