Monday, December 26, 2016

Deve Cinselliğine Darbe

Dün gittiğim Deve Güreşinden bahsedeceğim.
Bu develer, kışın kızgınlık dönemlerinde güreştiriliyorlar.
Dişi develeri (dalyak) dolandırıyorlar bunların yanında. Bazıları bir sağa bir sola hareket ederek niyetlerini belli ediyorlar. Ağızları köpürüyor falan.
Yani deve cinselliğine darbe bu güreşler!
Cuma ve cumartesi sürekli kontrol ettim iptal edildi mi edilmedi mi diye.
Ne kadar yakın da olsa, eli boş dönmek hoş bi'şi değil. 
Sabah 10'da başlayacağı yazıyordu. 10:03'te oradaydım. Aracı çıkışa yakın geri park ettim.
Önce bir sahayı dolandım.
 Hazırlıklar zamanında havlutları örtülü develer ve daylaklar.
Bir tanesi kızgındı. Evet sopayla dövüyorlar. Sopa olur, halat olur, tekme de. Maalesef. Ama deve çok kızarsa ısırıyor. Bir tane cocuğu ısırdı hepimizin önünde.
 Deve güreşleri aslında "yensin içilsin" ortamlarıdır. Bu futbol sahası pek uygun değildi. Normalde bunu vadinin içine yaparlar. Herkes yukarıdan izler, demlenir. Bir masada mesela iki genç vardı. Salatalık malzemelerini bile orada yıkadılar. Sonra mangallar yandı elbette.
 Özel piyasası da var tabi.
Benim katlanır sandalyem hep aracımın arkasında.
 Bu yağuşuklu çok poz verdi bana. Sahibi ile bunu fotoyu seçtim aklsejrkerker
 Daylak.
 Çok tatlış değil mi yah?
 Şu süslerin çeyreği bende yok. Gelinleri bu kadar süslemezler yeminlen.
 Maşallah.
Bu develer güreşten önceki gün ilçe sokaklarında dolaştırılır. Gösteriş için. Bakmayın develer ve bakımları çok pahalı. Her yiğidin harcı değil.
 
 Başka bir yakışıklı daha.
 Cocukta körüklü çizme olsaymış... 
 Ve daylak güreşi. Dişiler de çarpıştırılıyor. İnsanoğlunun keyif aldığı şeye bak. 
 Bu adam neci bilemedim ama deveci şapkası ve körüklüleri ile <3
 Cazgır!!! Her an her şeye dörtlük düzebiliyorlar. Kesinlikle bir yetenek bir dilbazlık.
 Saha Komiseri, baş urgancı ve urgancılar.
Develer birbirine girince hemen urganı atıp, ayırırlar. Sonrası halat çekme yarışı gibi.
 Gerçek deve güreşi. Soldan makas.
 Urgancı akını.
 Ağzı köpürmüş develer Ege'nin bir köyünde elbette Atatürk önünde güreşeceklerdi.
 Develeri rahat bırakmıyorlar ki, güreşsinler.
Yine bir urgancı akını.

Ben 10'da gittim. Alanı dolandım. Pek kimse yoktu. Bir iki fotoğraf çektikten sonra kendime güneşi arkama aldığım bir yer seçip, sandalyeyi açtım.
Ben oturunca önleri açıldığı için arkama onlarca adam doluşmuş. Başka yere geçtim. Çok soğuktu hava.
Bizim iş yeri yüksek rakımda.
Daha soğuk olamaz demiştim ama oldu.
Diz battaniyesini sonunda belime bağladım. Zaten bir süre oturduktan sonra ayağa kalkanda kadınlara özgü yaratıcılık yenilenmesi sürecimde olduğum faldur foşur bana kendini hatırlattı.
Sandalyeyi ve çantayı bırakmak için kalktığımda, güreş yeni başlıyordu, saat 13 gibi :/
Şehitlere saygı duruşu ve İstiklal Marşı'ndan sonra gidip, geldim hemen.
Mangal dumanında uzakta bir yer bulmam uzun sürdü.

Bir de büyükler oturup içerken, başlarında akbaba gibi duruyor olmak da canımı sıktı.

İki güreş seyredip çıktım. Yolda jandarma trafiği kontrol ediyordu. Ben tabela yok, kimse yok diye hayıflanırken. Tüm o zeytinliklerin altı araç doluydu. Herkes Dikili üzerinden gelmiş, ben Çandarlı üzerinden gittim.

Kalabalığı yarıp, Dikili'ye gittim avokado alıp eve döndüm.
Denize baktım kenardan. Durmadım hiç. Dikili yine kalabalıktı zira. Hava güzeldi çünkü o tarafta. Ilıman deniz iklimi.
Kalleş Dünya 1 ve 2, Paçalı, Cengizhan gibi isimleri olan develere bana verdikleri pozlar için teşekkür ederim.
Bir daha eldiven, bere, içlik neyin evde unutmamayı dileyerek bir sonraki güreşe bir takım arkadaşlarla yensin içilsin için gitmeye niyet ediyorum. Amin bin.

1 comment:

  1. Hayvanların güreştirilmesi yasaklanmalı bence. Düpedüz eziyet!

    ReplyDelete