Thursday, January 26, 2017

Hazırlıklar

Bu sefer yeni yıl ve feng shui hakkında zilyon yazı okudum. Artık göz pınarlarım kurudu.

Ama yaptığım tek şey evi dip köşe temizletmek oldu. O da bugün. Çünkü yarın temizlik yapılmıyormuş. Hıdırellez'deki gibi. Olur, sorun yok.

Dün hemen daha önce inşaat sonrası temizlik için çalıştığım firmayı aradım. Tamam abla dedi ve bugün geldiler. Geldiler de içeri giremediler. Güvenlikteki anahtar kapıyı açmamış.
Kalktım eve gittim. 190km/saat hız yaptım ama. Kapıda insan kalması en sevmediğim şeylerdendir.

Sokağa döndüm. Trafik polisi yolu kapatmış. Git git yaptı, yanına yanaştım. "Evim şurası" dedim. Tamam dedi. Giriş kapısının yanında elektrik direği yan yatıyordu. Devrildi mi artık, elektrikçiler mi indirdi bilemiyorum. Odak noktam kapıdaki kadınlar.

Tabi bu arada, sabahtan beri anahtarı kapının arkasında mı unuttum, o zaman naparım diye düşünüyordum.
Alın size düşüncenün gücü. Çilingir bulurum. İzmayil bugün gece vardiyasında, onu ararım diye geçen saatler sonrası telefon çalıp da, içeri giremiyoruz dediklerinde, "ohaaa" dedim. Ö_Ö

Neyse sabah 2 saat aradığım ve sonra cebimde bulduğum anahtarla kapıyı açtım. İçim bir rahatladı.

Kadınlara istediğinizi yiyip içiniz dedim. "E biz zaten sende yeriz diye düşünmüştük, yemek getirmedik" dediler.
İşte belki bilmiyorsunuz ama ben çok salak bir insanım. Anlaşmada kadınlara yemek vermek yok.
"Tamam ben size yemek söylerim" dedim. "Ay sakın Erdince söyleme, bize bağırır" dediler. Bir tanesi kraliçe gibi koltuğuma oturdu bunları söylerken, diğeri de kat kat yeleklerini çıkarıyordu.

Çıktım evden, sonra çişim gelince döndüm. 6 saniye yani. İçeri girdiğimde dolapları açıp bakıyorlardı.

Akşam değerli eşyalarımı alıp arabaya saklayayım diye düşünmüştüm ama yapmadım. Çünkü bu adam şirket evlerini de temizliyor. Olmaz bişi dedim. Ama şimdi düşünüyorum. Değerli eşyalarım da Benjamin ve diğer ad koymadığım fotoğraf makinesi.

Laf ağızdan çıktı bir kere. Yemek sipariş edeyim dedim. İnternette kredi kartı seçeneği olan yemekçi yok!!!! İlçeler, ilçelerrr.

E tabi İzmayil'i aradım. O halletti. Ben de benden istediği tercümeleri yaptım hemen. 

Tee allam. 

Bu aralar kalbim ağrıyor. Ciddi ciddi kalbim ağrıyor ve doktora gitmek istemiyorum. Geç kalayım da öleyim, hiçbir kaybım olmaz. Daha yaşayacak neyim kaldı bilemiyorum.

8 comments:

  1. Öyle demeyin; hemen dokdora gidin. Beh kalbim ağrımadan gittim doktora, kalbimin dört damarımında tıkanık olduğunu söylediler hemen masaya yatırdılar. Açık kalp ameliyatı olmuş oldum. Dikkat edih lütfen!...

    ReplyDelete
  2. sonu çok ağır olmuş yaa. kendine gel jardzy reyiz!

    ReplyDelete
  3. Evde kadınlarla birlikte dursan oturup seni çalıştıracaklarmış, kesin :)))
    Soğuk havalar kalp ağrısı yaparmış Daha doğrusu kas ağrısıymış o. Doktor komşumuz söylemişti. Doktora git ama bence.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Kesinlikle calistirirlarmis.
      Benim bu humanizmden cektigim...

      Delete
  4. Yabancılara güven konusunda empatiyle ve hatta sempatiyle okurken sonunda duvara tosladım sanki! Bu kadar karamsarlık niye?

    ReplyDelete
  5. Toplu cevap vereyim.
    Karamsarlik oldugunu dusunmuyorum.
    Hasta ve yatakta olan insanlar gordum. Bunun yerine bir rahatsizligim varken mis gibi aniden olmek bana karamsarlik degil, firsatcilik gibi geliyor.
    Doktor randevusu aldim ama gotmeyecegim :)

    ReplyDelete
  6. Kadınlardaki rahatlık da iyiymiş. Yemek planlarını bile yapmışlar.

    ReplyDelete
    Replies
    1. kaççın kuraları!!!

      benim gibileri kemikleri ile birlikte yiyorlardır.

      Delete