Tuesday, January 3, 2017

Nasıl Geçmiş Habersiz O Güzelim 2016

Arşivden bakıyorum naapmışım ben geçen sene diye.

Oradan da hatırladıklarımla anlatayım.

Ocak ayında deniz kenarındaki eve yerleştim. Daha önce 5 sene kadar yaşadığım bir ilçe. Ev de eski müdürümün. Eşyalı. Denizin karşısındaki ev :) (kıpss)

Her yer cam olduğu için pek üşümüş, camları baloncuklu ambalaj ile kapatmıştım. Yollar buz tutuyordu bazı sabahlar. Karanlık saatlerde kaza yapmış araçları görüyordum. Evden işe, işten eve gitmek günde 3 saat sürüyordu ama ben denize bakıp mal gibi, kafamı boşalttığım için üşüsem de, internetsiz yaşasam da epey kaldım orada. 8 ay, fena değil.
Yeni bir iş yeri ve yeni düşmanlar. Erkek dünyasında kadın olarak çalışmak. İlk darbeyi hep kadınlar atıyor ama. 
Çok zorlandım. 2015 senesi sonrasında atılan eşyalar, terk edilen duygular sonrası Jardzy Slow olmuşken, hatta kalbim bile yavaş atarken, tepetaklak oldum. Zor geçti geçen sene iş açısından. Ama sebat ettim. Sessiz de kalmadım. Yanlışa yanlış dedim. Genel Müdürüne de dedim, çaycısına da. Daha da zorlaştı iş yeri :D
İki adamı işten attırdım. Erkek dünyasında tamam her yer sap ama bu kadar da üstüne üstüne yağmaz ki insanın.
Neyse o evreyi de aştık.

Tüm bu süre boyunca "evet denizlere dönmeliyim, demiştim ama neden döndüm? neden 2003-2008 senesinde yaşadıklarımı birebir yaşıyorum?" diye sordum durdum.
Demek ki paterni kıramamıştım ve her şey baştan başlamıştı. Hala da kıramadım ama bırakmadım.
Sonra iş yerinde Çinlilerin çalışacağı alana "sürüldüm". Ama bence süper oldu. Doğu'dayken merak saldığım Çin Kültürü ve Edebiyatı tıpkı bir overlokçu gibi ayağıma gelmişti!!!

Şansıma koskoca Çin'in en tatlı, en komik adamları gelmiş. Çok şanslıyım hakikaten. Çince öğrenmeye başladım. Bir yandan da Duolingo'dan İspanyolca çalışıyordum. Herkesin bildiği gibi sene başı hevesle başlayıp, sene sonunda hatırlamadığımız, neft yağı yemiş at gibi peşinden koşturup kenara attığımız yılbaşı kararları!!

Baktım İspanyolca konuşacak kimse yok. Dil dile değmeden öğrenilmezmiş. Etrafta bissürü Çinli var. Attım kenara İspanyolcayı. Ben o dili bıraktım, İspanya aşığı (kolunda Espanol dövmesi olan) çaycı işe başladı.

Olsun. Arada onu da konuşuyoruz!

Mart ayında bir misafirlik şeysine girmişim. Ben sosyal biri değilim ama işte benden büyük tatlı komşularım benimle vakit geçirmek istediler. Ben de kek yaptım vs.
Güzeldi aslında. Yaz gelince birbirimizi tanımasak da :D

Ne oldu bu komşuluktan? İstersem ev kadını olabileceğimi öğrendim. Yan komşumun bir aşk yaşadığına kendimi inandırdım, imrendim. Ya o ev önünden tekneyle geçip el sallayan yakışıklı, beyaz saçlı adam kardeşi ise mesela?!

O vakitler iş sıkıntısı mı, hayat gailesi mi nedir, acayip unutkan olmaya başladım. Annem "boşver gez, dolaş hayatını yaşa" deyince, annemin babaannesinin demansı aklıma geldi. Ürktüm biraz. Ama bu ürkme sonra bana "rahvan gitsin" olarak geri geldi. Anlatçam.

Nisanda apar topar Acı Vatan Almanya'ya gönderildim yine. Te Allam ya. Ama güzel şeyler oldu orada. Beni tanımadan tepki veren adamlar "on numara insanmışsın be J hanım" diyerek beni arabama kadar uğurladılar. Sonra da görüşmeye devam ettik. Evlerine kadar.

Mayısta bişi olmamış pek. 
Ay oldu ya unuttum, döndüm yazdım.

Motor ehliyeti için kursa başladım ama bitiremedim. Aynı gece ben ve bir arkadaşım rüyalarımızda öldüğümü görmüştük. Korktum. Motora biniyorum, sorun yok da, durduramıyorum. Kask hala giyilmemiş halde duruyor. Satayım da bari para getirsin.

Ben hafta sonlarımı tek başıma plajlarda geçirmeye başladım. Daha önceki güneş alerjisi nedeni ile kaçtığım güneş bana gün aşırı hastalık olarak döndüğü için, bir sağa bir sola yata yata güneşlendim. En son bir marsık karasıydım. Pişman değilim. Bu ayda bile hala bikini izi duruyor.

Bir yandan da, bedenim eski haline döndü. Yürümeye başladım. Bildiğim ve kasıtlı olarak yapmadığım tek spor. Kulaklıkları takıp, 1 saat en az deniz kenarında yürü be Jardzy!
Arada da scootera bin. Ve en son düştüm o scooterdan ben. Şimdi bagajda dolanıyor. Satayım da bari para getirsin.

Temmuzda 40 sene sonra bana dayatılan ve benim de onayladığım bir hayalimi gerçekleştirdim. Ev aldım. Merkür gerilemesinden önce de Ağustos ayında, eve taşındım. Konu gerileme olunca eve internet bağlatmadım. Tv almadım. Koltuk bulamadım. Sadece bir yatak iki çarşafla bir süre yerlerde uyudum. Eve gelince oturcak yer olmayınca (bunu Doğu'da da yaşamış, konteynıra koltuk alıp, bir trend başlatmıştım) gittim bir koltuk aldım. 

Bayram ile birlikte gelenim gidenim oldu. Güzel de oldu ama ilçe çok kalabalıktı. Zaten bıkmıştım. 

Sonraki aylarda pek bişi yazmamışım çünkü çok çalkantılı bir özel hayatım oldu. İşte rahvan gitsin deyip bir gemiye atladım.
Hala sallanıyoruz!! Nane şekeri işe yaramadı, mide alt üst ama çok keyifli. Tıpkı eskiden İzmir Fuar'daki dönen kahve fincanları gibi.
Çok keyifli ama çok zorlayıcı. Pek bir macera.

Geçen seneki gibi bir şükür şeysine gireyim dedim. Olmadı, takipçi bile kaybettirdi bana ahakerhksehrkerhe

Neyse çok şükür :D eski neşemi buldum da, geçinip gidiyoruz işte.

İş yerinde sabrımın ödülünü almaya başladım. "O işler bildiğiniz gibi yapılmaz" dediğim şeyleri ispat ettim. Bu da size girsin pis at gözlüklü insanlar.

Sene oturup bakıldığında zorlu ama yine de fena değilmiş aslında. Öğretmiş bana.

Sevgili C'ye katılıyorum. Her zaman dedim, hep tekrar ettim. 2015 kötü geçti diye dünya olarak bir girdaba girdik. Lanetledik. Sonra noldu??
2016 daha da kötü oldu.

O yüzden artık seneleri bir rahat bırakıverin lütfen. 

Kötülükler hakkında konuştukça, düşündükçe çoğalıyorlar. Besliyoruz. Bir sakinleyin. Etrafınıza bakın. Çocukları sevindirin. Bol su için. Yeşil çay?
Rahatlayın da artık sonraki seneler güzel geçsin.

Seneden değil de, şikayet edenlerden bıktık.

O nedenle, artık herkes ardını toplasın lütfen.

Bu sene güzel olsun.

Tek hedefim Çin'e gitmek. Hong Kong'a gittim. Çin belgeselleri seyredip, Zhu'ya sms atmaktan yoruldum. Fotoğraf atmak istiyorum :)
Az biraz onların dilinde konuşarak ama!

Bu sene gezmektir, tozmaktır, Benjamin'dir az oldu. Farkındayım. Malum masraflar ve EGE!!
Çok gevşek!
İnsan deniz kenarında yaşayınca gezmeye ihtiyaç duymuyor, yemin ederim. Görmediğim de yer pek kalmamı burlarda. Ama yine de kalktım Pamukkale'ye gittim. Üzüldüm geldim.

Bu evin de enerjisi çok yüksek. Tüm gün bir tümülüse bakarak zaman geçirebiliyorum.

Bu sene internetsiz ve tvsiz girdim seneye. Bilin bakalım ne oldu?
Kitap okudum! (2016da toplam 12 kitap okumuşum. Çok ayıp.)

"Ay gözüm görmüyor" diye şikayet ettiğim şeyi keyifle yaptım.
Çamaşırları biriktirmeden dürdüm xD katladım, yerine yerleştirdim.

İyi oldu aslında.

Bence fena değildi. 2017den daha yüksek performans bekliyorum.

Fantastik bir şekilde denizin karşısında bir ev satın almak istiyorum. Bir de yeni bir araç. Yani aslında ev almak ne kadar akıl karı tartışılır ama annemi taşıcam yakına. 

Kilo vermek için ne yaptın diye soran olmadı ama diyim, annemden uzakta kaldım!!! 

Hadi bu sene güzel geçsin. Geçer sadece ve sadece biz gülümsersek!!!

Sevgiler,

J.Z.

19 comments:

  1. Gemiye atlamakla iyi yapmissin. Belki alisir miden, nane sekerine gerek kalmaz ;-D
    TV'den ben de kurtulmus durumdayim, ekimden beri yok, ama internetsiz yapabilir miyim bilmiyorum.
    Guzel bir sene ve guzel gunler olsun onumuzde insallah. Amin bin.
    M

    ReplyDelete
    Replies
    1. Bu durumda sana yazmanin vaktidir :))
      Dun internet de tv de vardi. Manda yavrisi gibi yattim aksam.

      Delete
    2. Uuuu... Haydi yaz, yaz, yaz. Merakla bekliyorum.
      Mucuk,
      M

      Delete
  2. İyi yıllar Jardzy! Gönlümüzdeki güzel dileklerin gerçekleşeceği bir yıl olsun.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ne kadar neseli ve enerjik bir yazi!
      Iyi yillar!
      Amin bin!
      Herkes mutlu olsun, ki mutsuzlugunu etrafa bulastirmasin :)))

      Delete
  3. Dopdolu bir yılmış senin için :) Satıp para getirecek şeylerin daha da çoğalsın, mutlu bir yıl olsun.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Taştı bile!!
      Ha ha, valla her şeyi satasım var!
      Hepimize sağlıklı, bereketli, huzurlu ve adil bir yıl olsun!

      Delete
  4. İnternet ve tv olmayınca insan kendine dönüyor. Kendini geliştiriyor, yapması gerekenleri yapıyor. Onlar olunca onlardan kalan vakitte yapmak zorunda kalıyoruz diğer işleri. Umarım 2017 güzel geçer herkes için.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Uyuşturuyor kesinlikle.
      Seyrettiğim hiçbir Türk dizi de yok. Güzel bir Fransız filmine denk gelmek istiyorum bu hafta sonu mesela. Pazar alışverişinden sonra.

      2017 iyi geçecek! İnanırsak, geçer!

      Mutlu yıllar olsun!

      Delete
  5. İyi seneler jardzyiiii :-) Güzel diyelim güzel olsun be Güzel olur belki, neden olmasın ki. Daha önceleri olmuştu demek ki olabilir. Hadi bakalım:-)
    Sevgiler. Ne güzel yazmışsın tek tek. Hatırlamak iyi, ben de deneyeyim:-)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Iyi seneleeeeer!
      Guzel olacak bu sene. Eve soba almak istiyorum 1 senedir. Soba deligim yok :))
      Yaz yaz, bu sene sen de cok seyler yasadin. Bize de hatirlat nasil hayatta kaldigini :)

      Delete
  6. süper! özellikle kulak çektiğin kısma bayıldım. etrafta sürekli 'her şey kötü, çok kötüüü' diye dolaşanlarla görüşmüyorum artık ben. ama şunu merak ediyorum: gemiyle nereye gittin???!

    ReplyDelete
    Replies
    1. Aşk Adası'na Aş Gemisi ile :D
      metaforik

      Delete
  7. Bu arada ev almana kadar olan kısmı çok detaylıbiliyorum ama sonrası çok flu... İsimler Çince olunca tam anlayamadım mı acaba yoksa bazı yerleri ''mean ''edip okuyucunun anlamasını mı bekliyorsun??:) ama ben mean'lerden hiç çakmıyorum ya. Neyse, bu yıl güzel olsun. Ben de çok az kitap okudum. İnşallah bu sene daha fazla okur daha çok tat alırım.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Takilma cok.
      Gunluk tuttugum icin bazen ben de hatirlamazsam anlamiyorum yazdiklarimi.

      Bu sene guzel geciyor! Izmir'e kar yagdi daha ne olsun! :))

      Delete
  8. 2016 senin blogunla güzelleşti. 2017'den de umutluyum. Gezeceksin, göreceksin, Çinniner, minniner, lunapark fincanı, çok renkli geçecek bu yıl.
    İşin kolayın tutalim, sevelim sevilelim, dünya kimseye kalmaz.
    ltg

    ReplyDelete
    Replies
    1. Aiiyyy, keske eski gunlerdeki gibi gezebilsem de, mutlu etsem seni.

      Evet bu dunya kimseye kalmayacak, Suktan Suleyman'a kalmadi.

      Delete
  9. Güzel geçmiş işte yaiç huzurunu yakalamışsın sakın bırakma :D Mutlu yıllar (geç oldu çünkü 3 haftadır bloga giremiyorum anca okuyabildim!)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ic huzurdan ziyade ic huzur diyelim.
      Cok icime kapandim. Asosyal bisi oldum. Hala savaslardayim icin icin..

      Delete