Tuesday, February 28, 2017

Olur Oyle

Bira bahcesinden dondum.

Araca giderken yolda agzinda ben diyeyim bir kol kemigi siz deyin bir uyluk buyuklugunde kemik olan bir kopek yanimizdan gecti. Arkasindan da eli kolu plastik kova dolu bir kadin. Biz kopege yahu nereden bulmus bu kemigi diye bakarken, ve ben kurban bayrami tarihi ile en yakindaki poposuna maydanoz tikilmis koyun cesetli vitrine sahip kasabin yerini hesaplarken, kadin bize "ne kadar sevindi" demez mi! 

Ya iste oluyor bazen, durup basladim kadinla konusmaya. Benim kadar mendebur, tanis olmadikca icini acmayan, tanis olunca da her seyini anlatan bir insan, kadinin kopekleri nasil beslediginden, mamalardan, ilcemin hayvanseverler derneginden ve benim mahallenin kopeklerinden konusurken aydinlandim.

Yahu ben sokaktaki insanlara selam verme durumu oldukca degisken, bazan cekingen cogunlukla mendebur biri bunu neden yaptim ve neden belirli kosullarda yapiyorum onu dusundum simdi klozet uzerinde.

Buldum. 
Bunu paylasmayacagim. 

Bu aralar ciddi seanslar yapmaktayim kendimle. Tipki yanlis orulmus bir kazagi sokercesine kendimi sokuyorum. Geriye su aralar burumcuk olmus bir yumak kaliyor ancak bir sonraki kazagi cift iple orucemm, naaaaber?!

Sessizligim bu yuzden. Yoksa baska zararim yok :)
Ananemin tabiri ile. 

Herkes kendi ile mutlu olsun, diger canlilara saygi gostersin dilerim. Kus olur, kopegi, kedisi veya baska bir insan. Bu dunya kimseye kalmiyor. Herkes kendi hayatini cozsun, baskalarini da kendine biraksin.
RespeKt!

Sevgilers,

J.



Saturday, February 18, 2017

Bir Ilacin Pesinde

Dun Yamak Bey "Haftasonu naapcaniz J'aanim?" diye sordugunda "malak gibi yatacagim" cevabini vermistim.
Gecen hafta uykusuzluk sorunlari ile gecmisti ve cuma gecesi yedigim hashas beni pamuklarda yatarcasina guzel uyutmustu.
Dolayisi ile erken kalktim ama gec kahvalti yaptim. Cunku guney dogu cepheli evime gunes oldugu gibi dolunca uzun bir sure kiyafetsiz guneslendim.
Uzun oturdugum koltukta bir seri dizi seyrettikten sonra, en sevdigim dizi "Death In Paradise" baslamadan ilacimi alayim dedim.
23 senedir kullandigim hormon ilaci. Yeni kutuyu bu aksam acmam lazim. Bir hafta once bitmisti ama hava karanlikken nobetci eczane pesinde kosamam diye bugune ertelemistim. Her 3 aylik surecte boyle ugrascagima bu sefer 5 kutu alayim dedim.

Salon kapisini hava alsin diye aralik birakip, ic camasiri giyemeyip, bir onceki gunun kiyafetleri ile sokaga ciktim.
Amacim pazara bile gitmeden yumurta, avokado, hindistan cevizi ve ilac alip eve donmekti. Tvyi kapatayim bari dedim ve arabadaydim. 83km mesafe kat edecek kadar benzin vardi.
Zaten isim uzun surmeyecekti.
Yanima money kart ile kredi kartimi aldim.
Ne kimlik, ne ehliyet ne de ruhsat yok.

Once alisverisi halledeyim diye araci sehir merkezine yakin bir yere park edip yurudum. Eczane hemen yakindaymis, oh yeah deyip kapiyi ittirdim ama acik levhasina ragmen acilmadi. Her iki durumda da aptal konumuna dusecegim icin ittirmeye devam ettim. Yok. Kapali. Karsiya gecip aktara girdim. 
Baska eczane sordugumda bugun cumartesi acik olmasi gerekir diye beni bir daha ayni kilitli kapiyi itmeye tesvik etti. 
Ben yine de tarif ettigi az ilerdeki ikinciye gittim. Kapi duvar. Avokadomu, yumurtami alip tekrar ilk eczaneye gittim. Ittirdim ve icerde gorunen temizlikci kadin yoook anlaminda elini kaldirinca aracima seyirttim.
Gps'i actim. Hemen ilerdeki eczaneyi gosterdi.
Buralari kisa kesicem. Gittim, eczane kapali. Ordan baskasini buldum. O da kapali. Hastanenin orda mutlaka acik olan vardir dedim. 6 tane eczanenin 6si da kapali. Birinin caminda kafam kadar 3ncu gittigim eczanenin acik oldugunu yazan kayar yaziya baktim, baktim. Tekrar ayni yere gittim. Ama bu sefer ana caddeye cikmadan ara sokakta araci park edip yurumeye karar verdim.
Hava sicak. Sanki bahar gelmis. Uzerimde polar ve kar montu var. Montu attim ve ilk laf yedigimde sutyenin olmadigini hatirladim. Kollarimla memeleri kapatip elimde gps yuruyorum. Yok. Baska eczane de yok, internette yazdigi gibi o eczane de acik degil.
Baska arattim. Yuruyerek 8 dakika yaziyordu. 
Dondum yuruyorum, baktim sokak cok ara bir sokak. Arabaya atladim. 
Bizim ilcenin bilmedigim en issiz ve dar sokaklarina girdim, ciktim, girdim, ciktim. Gps "hedefin solunda" dediginde, solda tek katli ev serisi vardi. Ne eczanesi, mahalle bakkali bile yok!
Ayh diye bir ciglik atip, tekrar internetten baktim. Baska bir eczane onermiyor ve ben bulamiyorum.
Dikili'ye mi gideyim, Manisa'ya mi diye dusunup, Dikili'yi sectim. Hem deniz de gorurdum.

Ana yola cikinca polis cevirmesi gordum. Plakam hala dogu plakasi 2+. Kesin durdururlar, napayim aglarim, adresimi veririm diye dusunup, devam ettim. Zaten donemezdim.
Polis amca aractan cikti ama pacalarinin tozunu atti. Ben de bastim Dikili'ye gittim.
Benzin 63kmlik var.

Benzini yol ayrimindan almadim. Dikili yolundakinden alirim dedim. Ama almadim. Hadi bu da bana macera olsun dedim. Gidiste sagda olan benzinciye girmeden Dikili'ye girdim. 3 eczane onunden gectim, kapali. Acik olan Ozlem eczanesini haritadan soruyorum, Birsen diyor. Delircem. Ilce zaten cok kalabalik. Bastim, hastane tarafina gideyim dedim ama gps hala bana yolu tarif ediyor. Arkamda birakmis olmam gerekirdi. Sonra eczaneyi arayip yerini sordum. En son internette aratmak icin durdugum yerin 5m otesindeymis.
Bir yandan susuzluktan gozlerim yaniyor. Normal bir gunde o saate kadar 1,5 lt su icmis olurum.
Geri dondum. Eczaneye girdim. 13ncuydu sanirim.
Suratimdan anladilar. Ilacimi sordum. Piyasada yok demez mi?!
Buraya kadar hala okuyup akil sagliginizi koruyabildiyseniz, peygamber sabriniz varmis, tebrikler!
Gps ve internette nobetci eczane aramalarindan sarj %40a indi. Hic sasirmadim.

"Ben surdan geldim ama, baska nerelere gidem uhuuhu" dedim. Yasli amca gence eczane arattirdi. Ikinci telefonda Candarli'da buldu ilaci amaaa, tek kutu kalmis. Bir kadin ayirtmis ama almamis. 

Gozlerimden kalpler cikartarak tesekkur ettim. Mantiken geri donmem gerekirken, benzin almaya tekrar kuzeye ilce disina surdum. 
Benzin ve 1,5lt su alip, Candarli'ya gittim.

Baska bir kadinin ayirttigi son kutuyu almak icin...

Yaptigim hak mi? Acele etmeliyim diye diye, kafam karisik, ahlaki sorgularla Candarli'ya girdim. O virajli caddede 90la falan gidiyordum.
Onume cikan bir aracla 50ye dustum. 
Vee merkezde eczaneyi buldum.

Icerde biri var, onumden de bir cift girdi.
Bekliyorum. Tartildim. 60,8 kg.
Himmm

Ciftten kadin tartildi. Yanlis bu  diye tekrar tekrar inkar ediyor. Evden ciktim cikali yuzumun gulmedigi fark ettim, ki 2 saat olmustu. Kadina gulumsedim, evet, beni de yanlis tartti dedim.
Onlar da gittikten sonra eczaciya "beni Ozlem ecz gonderdi" dedim.
Kutuya uzandi. Gozlerimle 2 rekat sukran nemazi kilmisimdir. 

Adam dedi ki, "zam gelecek diye ilaci dagitimdan kaldirdilar. Baska kullanin". Ne var ki muadili, 23 senedir bunu kulaniyorum neticede. Baktim bilmedigim bir suru isim siraladi. "Doktoruma sorayim" dedim. Kutuyu ic cebime attim.

O sirada 1 lt su icmistim ama saat artik 4e geliyordu ve acikmistim. Gunes de kaybolmustu. Denize bile bakamamistim. Usudum.

Candarli'da bakindim ama yemek yiyecek yer bulamadim.

"Hadi be bu kadar uzaklasmisken ve denize yaklasmisken balik yemege gideyim" dedim. Zaten Candarli'da ilaci bulamazsam guneye iner en kotu Menemen'e kadar giderim diye dusunuyordum. En korkuncu da, cocuklugumdan beri sevemedigim Bornova'ya gitmekti. Neyse ki o hale gelmemistim.
Guneye dondum, Yenisakran'a gittim.

Balikciya girdim. Baligimi yedim. Normalde o buyuklukteki bir porsiyonu tek basima yiyemezdim ama Carsamba aksami balik yeme hayali ile mudurumu goturdugum ilcenin en pahali restoraninda balik yoktu. Diger hayalim olan saglam bir hesap gelmesi de, restoran sahibinin cocukluk arkadasinin ismini vermemle suya batmisti.

Icimde kalan hesap sokma ve balik yeme hevesi ile o koca tabagi 5 dilim ekmekle yedim. Kac para odedim bakmadim bile.

Ama artik mesanem uzerindeki baski dayanilmazdi.

En iyi ihtimalle toplamda 130 km sonra eve geldim. Torbalari birakip tuvalete girdim. Az dinlenip icimdekileri dokeyim dedim.

Oysa bu yazinin icimi ferahlatmasi gerekiyordu. Sistim kaldim hemsireeler!

Cok yedikten sonra hala yemek yemek istiyor olmamin sebebini dusunup, uyurum sanirim. Dizimi de kacirdim ve hic beklemedigim bir yolculuk oldu.

Sakin bir cumartesi hayal etmistim...






Monday, February 6, 2017

Dolunaydan once...

Sanirim bir seneden fazla olmus. Saclarimin uclari, cektikce uzayan keceye donunce kuafore gittim bu aksam ustu.

Amacim saclarimin cabuk uzamasi ve biraz da insana benzemek. Yoksa The Simpsons'taki sideshow bob gibi bir yaratik olmak uzereydim. 
Dolunaya birkac gun kaldi. En son dolunay oncesi kafamin bir kismini kazitmistim da cabucanak uzamisti. Hayallarda yasamaktayim.

Kadin biyiklara "yapistirayim" dedi de, dolunaydan sonra dedim. 

Bu sefer kuafore uzun vakit gecirince konustum kadinla. Daha dogrusu konusmasina izin verdim.
Eski bir calisani varmis. Kocaman memeleri varmis. O kadar buyuklermis ki, doktor emziremez diye kucultturmus. 
Neyse olay su, kizin cani birseyler cekince memeleri iyice buyuyormus ahahaha
Ay cok fena. Nasil bir belaysa.

Neyse 3 parmak sac kesimine ve kurutmaya 17 tl istedi. Az daha sabredip hakikaten bob gibi rasta mi yaptirsaydim.

Yaricapi sabit memelerim icin bir kadeh sarap iceyim bu aksam. Saclarim da sanki bir davete gidercesine normal gorunuyor. Bu endiseden siyrilmam lazim.

Sunday, February 5, 2017

Gezmekler

Bu bloga insanlari ceken temel sey yaptigim gezilerdi.
Sanirim hepimiz ozluyoruz.

Arada soldaki Sherlock Holmes basligi altinda ziyerete gelenlerden eski yazilari okuyanlarin geldigi sayfalara ben de bakiyorum.

Birkac zamandir karsima Unesco listem cikiyor. Ayrica artik bir UNESCO kentinde yasiyorum. Bahar gelince Benjamin ile burayi gezip gostermek en dogrusu olacak. Bana eslik etmek isteyenler mum diksin. Konaklama bedava :))

Birlikte gezmeye and ictigim Izmirli arkadasim yeni manita yapmis.
30 senelik arkadasi ile gezmek yerine yeni genc kizi tercih ediyor tabi. Hmpfff

Not: maalesef tablette link ekleyemedim.
Buradan onceden deneyeyim: Ahlat

  1. Kapadokya ve Göreme Milli Parkı (1985) (Gidildi)
  2. Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası (1985) (10 kere Gidildi)
  3. İstanbul'daki Tarihi Yerler (1985)
  4. Hattuşaş: Hitit Başkenti (1986) (Gidildi blogda var)
  5. Nemrut Dağı (1987)  (Gidildi blogda var)
  6. Pamukkale ve Hierapolis Milli Parkı (1988)  (Gidildi blogda yenisi var)
  7. Ksantos-Letoon (1988)  (Gidildi)
  8. Safranbolu Şehri (1994)
  9. Troya (Truva) Antik Kenti (1998)
  10. Selimiye Camii ve Külliyesi Edirne (2011)
  11. Çatalhöyük Taş Devri Yerleşimi (2009) (gidildi blogda var)


Adaylar:


Ayrica Orijinal postta agladigim Gobeklitepe'ye de gittim :)

Heyecanlandim bak simdi!

Saturday, February 4, 2017

Siyah Jaguar

Foto: Colin Langford
Sonunda oldu.
Sihirli degnegimi buldum.
Daha once buyu bozdurdugumu ve uzerimde ayet tasidigimi anlatmadim ve bunu da anlatmayacagim. Artik delirmek uzereymisim.

Ancak hayatimda bircok seyin iyi yonde degistigini gormeye basladim. O kadar ki kafamdan enerji geliyor su an hissediyorum.

Bundan sonrasini umarim birlikte izleriz.