Monday, April 3, 2017

Ulaşım Araçları

Dün döndüm ama yani havada karada ne varsa tüm ulaşım araçlarını kullandım sayılır.

Bana İzmirlilik bulaşmış. Ank'da kardeşim karşıladı beni ama dönüşe bir şey ayarlamamıştım. Cumartesi sabah araç bulayım diye giriştim.
Annem "sen önceden ayarlardın, neden yapmadın bu sefer?" diye sorunca aydım. Ay ben yine İzmirli olmuşum!
Gtüm gevşemiş!!!

Neyse, uçanat ile gelmiştim. Dönüş için bakınca, SecureDrive ile kampanyaları olduğunu gördüm. 5 teşebbüsten sonra, meramımı siteye girdim ama araçlar dolu. Bana seçenek olarak 156tlye araç öneriyor. LAAAN Git diye kapattım siteyi.

SecureDrive'ın kendi sitesine baktım. 69tl idi sanırım. Onlar da çok erken alıyorlar. 11:05te uçak, sabah 8de alıyor!!!

Havaş yine kalkmış. BelkoAir ı-ıh binmem. 80dk gösteriyor kendi sitelerinde. Sabahın köründe Ank'yı dolaşma niyetim yok.

Benim anlaşmalı taksicim vardı. Numarasını kaybetmişim. Bir arkadaştan istedim, numara yanlış çıktı.

Bir şekilde başka bir shuttle buldum.
Akşam sms atıcaz aracı dedi adam kapattı.
Saat 21:20 ses yok, uykum var. Aradım. "Daha yeni bitti görev dağılımı" dedi adam anlayışlı bir şekilde.
Sabah 09:30da alınacağıma dair de sms geldi. Lacivert VW Jetta ile alınacakmışım. Şaşırdım. Genelde reno olur yani.
Yattım. Erkenden kalktım. Valizin üzerine oturarak kapatabildim. 

09:25te çıktım, bekliyorum. Tel çaldı. Araç bozulmuş, 10 dakikaya gelirmiş. 
Beni bir stres aldı, ki çoğunlukla kalenderimdir ama içimde bişi var. Kalbim stres yaptı, beynim değil. Çok mantıklıyım. Sorun yok, olursa yeni bilet alırım, nolcak diyorum. 09:47de geldi araç. Hızlı bir şekilde beni uçağa yetiştirdi.

Uçağa bindim. Valizi yukarı tıkmaya çalışıyorum. Küçük valiz ama ağır :)
Bir adam da gözünü dikmiş bakıyor. Bari yardım et diyecektim ki, Ank'daki şirketten biri. Çok da yakın değiliz kendisi ile. İşten ayrılmış, İzm'de işe başlamış.
Arka koltuktaymış bir de. Yanıma geçti. Yardırıyoruz şirket, sektör hakkında. 
Uçakta lak lak konuştuk, ki hiç sevmem. Bir ara bulmaca aldım elime. Şirketteki adam bildiğini söylüyor. Ben de itlikten inkiliççe olanı çözmeye başladım :D
Onda da "resimdeki sanatçı"yı biliyormuş ama ismi yanlış yazdık sorun değil. Soldaki elindeki gazete ekini verdi :) Bunu da çözebilirsiniz diye. Onu da çözerken, solumdaki adam bana sektör hakkında soru sormaz mı? Onla da lak lak.
Nasıl geçti anlamadım. Kitap da okuyamadım, sorun yok. İndik, arkadaş İZBAN'a birlikte binelim dedi. "Yolum uzun" dedim kaçtım.

Trene de bindim.
Karşıma bir adam oturdu. Elinde bir kutu var minik. Baktım kutu üzerinde kuş fotoğrafları var. Demek ki içinde kuş var! Adamla konuşmak istedim. Ama emin olamadım. Kuş ne kuşu falan soracaktım.
Aradan 15 dakika geçti. Yanımdaki kalkınca, genç bir çocuk oturdu ve doğrudan sordu "içinde hangi kuş var abi?" :D

Muhabbet kuşuymuş. Yeni almış ama eve gidince ayağının kırık olduğunu fark etmiş. Değiştirmeye gidiyormuş tekrar.
Bir önceki kuşu çok güzelmiş. Yer sofrasında yerlermiş. Kuş görünce sofranın kurulduğunu, gelir onlarla yemek yermiş, vermezlerse istermiş.
Yanımdaki genç güvercinciymiş ama geçenlerde Caku almış 1.000 tlye. (Caku papağanmış bu arada).
Neler konuşuyormuş.
Bayıldım sohbete ama karışmadım. Amca kuşu göstermek için kutuyu açınca ben de kafamı uzattım. Beyaz mavi küçük bir kuştu. Özellikle küçük almış, büyükler pek evcil olmuyorlarmış.
Kendim konuşsam bu kadar bilgi sahibi olmazdım.
Amca bir de evde hayvan beslemenin keyfinden bahsedince, tekrar düşündüm. 
Ama şu da var. Mutfakta kurt besliyorum. Kurtlar kelebek oluyor, kelebekler kurt. Fasit bir daire.
Nasıl kurtulcam? Tüm yiyeceklere baktım, ağızlarını kapattım. Üreme merkezlerini bilemiyorum!
İMDAT!

17 comments:

  1. aynı yazıda hem stres, hem muhabbet, hem de faideli bilgiler.
    sonuna özellikle bayıldım. ilginç rastlantılar hayatımızdan eksik olmasın!

    ReplyDelete
    Replies
    1. Dunya cok kucuk ve hicbir sey rastlanti degil :)
      We are all reasons for eachother :)
      Seni hayatimda tutmak istiyorum

      Delete
    2. o istek karşılıklı. buralardayım zaten yaa, bir yere gittiğim yok :)

      Delete
  2. Ben yolculuklarda tanıdık görmeyi hiç istemem. Hele ki uzaktan tanıdık. Yalnız olmak isterim. Kitap okumak düşünmek vs.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ben de. Hele ki bulmacama mudahale edicek :)

      Delete
  3. Uçaktaki adama takıldım.
    Oyuncak kuş mu bu? Ayağı kırıkmış, değiştireceklermiş. Hayret bir şey!
    Normal bir insansan, sen o kuşun sahibisin artık. O zavallı hayvanı veterinere göstermekle işe başlamalısın.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ayvalık Kent Konseyi'ndeymiş uçaktaki amca.
      Kuş için de, aslına bakarsan hasarlı mal :D
      Bu tür durumlarda ne yapıyorlar acaba? Bence sen bilirsin veya araştırırsın. Atlar gibi yapmıyorlardır sanırım. Alçısı falan vardır değil mi?

      Delete
    2. Tabletten yuruttugum icin son yorumunu yanlislikla sildim. Mailde duruyor o yuzden kopyalayip, yapistiricam buraya.

      Delete
    3. This comment has been removed by the author.

      Delete
    4. Zeugma has left a new comment on your post "Ulaşım Araçları":

      Hasarlı ''mal'' canlı bir varlık yalnız. İade etmek de nesi?Vicdan devreye girmeli:)
      Böyle bir şeyi ilk kez duydum ve adama çok kızdım!
      Sen öyle deyince bi bakındım:
      https://forum.donanimhaber.com/ayagi-kirik-muhabbet-kusu-acil--83969844





      Publish
      Delete
      Mark as spam

      Moderate comments for this blog.

      Posted by Zeugma to Eee? at April 7, 2017 at 10:55 PM

      Delete
    5. Kabul ettigim anlamina gelmesin ancak herhangi bir seyi satmak isteyen kisiler zarar etmemek icin, ayipli mal satabiliyorlar. Ayrica kuslarin topluca bir kafeste veya kutuda tasindigini dusunursek, satan kisi de farkinda olmayabilir.
      En dogrusu elinde daha fazla kus olan kisinin veterinere goturerek tedavi ettirmesi bence. Bireysel caba elbette guzel ama adamin iade etmesinde fayda acisindan uygunluk var. Yer sofrasinda yemek yiyen ve hayvansever oldugu belli olan bir adamin harcayamayacagi parayi da dusunmek lazim. Linkte antibiyotik vs denmis ama hicbiri vet degil. Ben o yuzden kizmadim adama. Saticiyi da dinlemedigim icin ona da kizamiyorum. Umarim kusa zarar gelmemistir ve tedavisini goruyordur.

      Delete
  4. UBER'i türkiyeye getir, köşe ol..
    Ayağı kırık kuşu "değiştirmek" konusuna takıldım ben..

    ReplyDelete
    Replies
    1. UBER Türkiye'de var zaten? Yok mu?

      Sen de takılmışsın konuya. Yukarıda da Zeugma aynı şeyi söylemiş.

      Delete
  5. j. kurttannasıl kurtulacağını bilmiyorum. ama yeni aldığın hububat vb şeylerin kavanozunun için kuru acı biber (atom yapılanlardan:P) yada defne yaprağı koymak kelebeklenmesini engelliyormuş.

    c. UBER ne ola :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Acı bademden çıkmışlardı. Buldum attım. Ama başka yere yuvalanmışlar. Kurtların rengi yeşil ve evde yemek de pişmediği için, inlerine giremiyorum!
      Ama defne yaprağım çok. Her dolap rafına koyarım.

      UBER bir çeşit ulaşım hizmeti. Taksi ile farkını bilmiyorum. Biz ilçede öyle şeyler bilmeyiz :D

      Delete
  6. Jardzycim, cok ara vermisim bayaa biseyler kacirmisim bu arada. Hos gittin ve hos geldin. Memelerin iyi olmasina sevindim. Kendi de bir suru kist sahibi olan bir hatun olarak cok guzel haber diyorum. Ekg de iyi madem, oh kutlayalim bunu. Senin biberiye cayiyla mi kutlasak acaba :-D).
    Su kurt olayi icin de raflarin kiyi kose tum girinti cikintilari dahil iyice sil diyorum. Bir de kuru bakliyat vs derin dondurucuya at, birkac gun sonra cikar. Dairenin fasitligini kirar umarim.
    Bacagi kirik kusa ne oldu acaba? Umarim tedavi ettirmislerdir.
    Neyse cok optum seni. Muck muck.
    M

    ReplyDelete
    Replies
    1. Hoş geldin sen de Sevgili M!
      Biberie çayına tarçın da at, tam bir şölen olsun :D

      Yapayım bu akşam. Yarın misafir de geliyor. Etraf kelebek vadisine dönmeden :D
      Ama kenar köşeler silinik, yine tekrar yapayım.

      Delete