Friday, June 30, 2017

Kuslaaaar

Sen kuslaaaar, hep düsen kuslaaarrr!

Bugun yine sahile gittim. Alnim artik komur gibi oldu. Aciyor. Ben gunes kremi kullanmiyorum. Sapkalarim da Ank'da saniyordum. Bulamadilar. Eve geldim, klimanin altina yaticam. Yatak odasi penceresi hep acik benim yaz kis.

Blog falan okurken hooop icerden bir kus gelip, lonk diye cama yapisti. Sonra yere indi. Cam da kapi cami. Sagdakini actim. Uctu soldakine carpti. Soldakini actim, sagdakine. Cami acinca bir de ne goreyim, yine serce dusmus.
Bende hata. Beni kus nasil anlasin!? Kapali camlarin onune perdeyi cektim. Kirlangic uctu, cikti.

Serce hala duruyor. Cok sakin. Hareketi az. Ne zamandir orada bilmiyorum. Ucuyor gibi gorunmuyor. O yuzden kutu kapagi ile cikartip, ucuramiyorum.
Buzluktan et cikardim. Cok az didikledi. 

Anasi babasi gelsin beslesin diye, camasir sepetimi yan aytirip, kus cikartmak icin kullandigim yapboz kutusu kapagi ile disarda biraktim. Eti de yanina attim. 

Bir bakayim dedim simdi. Cam ile sepet arasina skismis.
Delircem.
Soldaki cami acip sepeti aldim oradan. Zarar gormedi, sorun yok.
Bari bu kus yese de benimle kalsa. Bunu da olmeye birakmak istemiyorum.

Cam boyunca, yuvayi engellemeyecek sekilde balik agi alayim dedim de, ona takilirlarsa daha kotu. Dusunup duruyorum simdi. 

Ben Fogle guveni ile simdi ben onu elime de alirim. Sonra kafasini burkar, boynunu kirar, pisiririm falan. Yok yah. Yapmam. Korkuyorum. Ama elime almaya calisabilirim. Bu arada bu belgesellerden ogrendiklerimden biri de su; 
Kucuk kuslari tutma yontemi.
Lutfen hayvanlari bogazlamayin. Bu sekilde ne kadar sakin durduklarini ve size zarar veremediklerini goreceksiniz.
Yasasin BBC Earth ve Nasyonel Ceografik!

Evet, kuslar diyorum. Nasil onleyecegim dusmelerini. Balkon cami icin yerortuculer aldim. Toprak bekliyorum.


Thursday, June 29, 2017

Haftalik Rapor 20170629

Sicaktan eriyorken, bari deniz kenarinda eriyeyim diye plaja gittim bugun. Plaj da plaj yani. Palmiye denizin kenarinda olsa tropik ada diye pazarlardik. 
Yine coskulu kalabalik Dikili'deydi. 
1,5 lt su (maalesef pinar vardi ve ben dehidrasyona karsi aldim mecburen) ve bir Efes Malt'a 19 tl verdim.
Sahile giderken arac buzlugumla gidiyorum. Iceri girerken kapidaki teyzelere bos oldugunu gosteriyorum. Sonra yemek alaninda icini doldurup, sahildeki en uzak sezlonga yuruyorum. Oyle de tembelim. Eger mahser pardon bayram kalabaligi yoksa, en sondaki ben oluyorum genelde. Ama yine de kalabalikti.

Yemek icin napiyorsun derseniz, onu ayagimiza getiriyorlar ama ben bu aralar tvdeki sahsiyetine asik oldugum Ben Fogle yuzunden kaya korugu yedim. Medeniyetten dogaya kacmis adamlarin yaninda bir hafta kaliyor bu Dingiliz. Ben de seyrediyorum. Keci kesip, yuzen 8 yasindaki cocuk mu dersin, ayi kaksindan aynin turunu tespit eden 50 yasindaki adam mi. Boyle boyle seyredip, sanki issiz bir adada yasiyormusum gibi hayal ettim.
Belirli bir kayanin ve etrafindaki taslarin arasinda cok koruk var. Kayanin uzerinde killerimi kuruttum. Kayadan inip, kaya korugunu koparip, denizde yikayip cig cig yedim. Lokantada avucla para veriyoruz mezesine.

Bu sahilde kil var. Dibini oydugumuz sevler kafamiza yikilana kadar, killeri avuclayip, islatip her yerimize suruyoruz. Ben sacima da suruyorum. Iste o vakit beslenme isini de yerine getirdim. 
Karsi adaya yuzdum. Yok, Midilli degil, ufak olan. Su vakte kadar kimse benimle gelmemisti. Ben de yalniz gittim. Ama adanin uzerine cikmadim. Etrafta yakinda kimse yoktu. Kaya baligina basarsam diye endise ettim. O kadar mesafeyi yalniz gittim de, bu neyin endisesiydi bilemiyorum.

Sadece onum ve arkam yaninca yanlari, goreceli acik renk kaldi. Nogger dondurma gibiyim. Dondurma gibi de eriyince, 3te terk ettim diyari. Oyun parki gibiydi zaten. Surekli cocuk gurultusu, anne cigirtmasi. Ben giderken hala geliyorlardi. Bayramin ikinci gunu Dikili'den Izmir yonune 20km trafik durmus. Inanirim. En guzel zamanlarinda yasadim Dikili'de. Sevincim ondandir. Artik yasanmaz halde.

Ben donerken yol kenarinda suratlari artik sicaktan patlamis iki genc otostop cekiyordu. Elbette ben durdum. Kizcagiz arkaya oturdu. Oglan one. Ogretmenmis, Bolu'dan gelmisler. Backpacker bunlar. 30 gunluk tatil plani yapmislar ama ikinci gunde vazgecmisler sicaktan. Ben de sanki yerlisiymisim gibi "gelmeyin yeaa Izmir'e" dedim ama cok nazikcene. Kiz artik tukenmis sicaktan, konusamiyordu bile. Onlari Candarli yolunda indirip, bitki almaya gittim. 

Balkon gulum öldü. Yaninda biten yabaninin uzerinde kafam kadar sumuklu bocek gorunce tiksinmistim. Kesip attim asagi ama gul icin cok gecti.
Bitkicide istediklerimi bulamadim ama yine de 4-5 sey aldim. 
Yaprak guzeli sandigim bitkinin adi hostes cicegiymis ahahahhaa

Internette en ucuzu 9tl olan kurdela cicegi 1 tl idi. Sarkan yerustu ortuculerden aldim. Balkon cam maalesef. Kuslar dusunce yardim almadan cikamiyorlar balkondan. Evde olmasam olup kalacaklar handiyse. Balkondan sarkitcam sukulentleri! 
Refujlerde eskiden kalmis kedi/katir tirnagi gordum Yenisakran'da. Haftaya yoldan asircam! Hep hukumet mi calacak!?
Toprak da aldim ama umarim zararli yoktur bunun icinde. Bahce topragi ile yari yariya karistir dedi. 

Sonra saksi aldim. Zira saksi da bulamiyorum. Hatta yavrulari peynir, cilek paketlerine ekiyorum. Bahce topragim bittti.

Toprakcimi aradim ve gun boyunca 5 kere konusamadik. Arkadasim olur kendisi. O acmayinca, ben Canakkale yolundayken dere kenarini kazan kepce gordum. Dere ne demekti? Dere alimüyom demekti! (Alüvyon) kenara cektim. Sahilden donuyorum neticede. Uzerimde mini sahil etegi ve degistirmedigim icin tisortu islatmis bikini ustumle kepceye dogru gidiyorum. Isin sahibi gibi gorunen biri vardi yiginin uzerinde. 3 metreye yakin. Adam ileride daha iyi toprak var dedi. Ilerledim. Agacin altindaki araclardan birinin yaninda iki adam daha vardi. 4 adam!
Edebimle egilip toprak alacaktim ki, kil ve kum dolu toprak. Egreti bir sekilde, kurek yerine elime aldigim saksiyla torbayi doldururken, adam yukaridan "bana verin siz, ben yapayim" dedi. Attim elimdekileri. Adsm yiginin arka tarafina gidip, kayboldu. 
Bekle bekle yok. Bana bir 5 dakika falan geldi. Bir ara sevimli! kepceci "kovayla toprak atayim mi?" diye benim yardimsever adamla dalga gecince, adamin ölmedigine emin oldum.
Torbayi da saksiyi da doldurmus. Verdi. Ben de fiti fiti karayoluna gittim. Beklerken bir agaci kendime siper etmistim de, gozleri ile yediler. Ne tuhaf degil mi bunu fark edebiliyor olmamiz? Demek nazar kavrami gercek.

Neyse, toprakci dere kumu benim bitkilere iyi gelmez deyince, bagajda biraktim. Yarina getircek umarim.

Boyle iste. Sicaktan baska degisik bunlar oldu hayatimda. Gerisi bazal metabolizma. 

Monday, June 19, 2017

Hiyar

Eski is yerimden insanlar birbirlerine beni pazarda gorduklerini soyluyorlarmis.
Gecen yaslilardan biri ile karsilastim o soylemisti. Ama onunla sokakta karsilasmistik. Tam da kursa yazilmaya giderken.
Evet, gecen hafta kurstaydim. Ilce sosyetesi ile tanistim. Hamamin eski sahibi mi dersiniz, babamin ikinci karisinin benzeri mi, yoksa 10 sene once egitim verdigim stajer mi. Hem de yavrulamis halde tabi.
10 sene onceki halinde duran bir ben varim. Iyi mi, kotu mu bilemiyorum.

Kursta klimaya carpildim. Bu sene ikinci mi oluyor bu hastalik? Agzim, burnum akti surekli. Cok fenaydim. Yeni bitti neyse ki.

Ne evi temizledim, ne de cumartesi pazara gidebildim. Bugun pzt pazarina gideyim dedim. Zaten pazarda gorunen J olmaktan da rahatsizim. Fbtan mesaj atiyorlar ustelik, seni cumartesi pazarda gordum.  Aferim, gelip konusmamissin yaninda esin var diye, fbtan mesaj atiyorsun. Cevap vermedim. 

Sanirim bu ilcedeki kerhanade calisan bir kadinla benzesiyoruz. Pazarda en paspal halimle dolasirken laf yiyorum. Bana veeeeer bana veeeerr diye bagirandan sonra bugun, hiyar aliyorum. Yiyebilecegim hic bir sey bulamadim. Bir suru ot aldim. Evde 3 saksi nane var. Yine de nane, reyhan falan aldim. Salata yapacagim. Hiyar da alayim dedim. Malum diger adi salatalik.

Buldum bir tezgah, sakin. Seciyorum, yan tezgahtaki adam "agizda eriyen salataligi biliyor musun? Biliyor musun? Agizda eriyen salataligi?" Bir daha tekrarlamaya basladiginda adamin suratina baktim. Cunku guya sordugu adam, cevap vermiyordu. Gotune sokunca da eriyor mu diye soracaktim. Yemin ederim. Hatta alip hepsini suratina firlatacaktim.

Ustune alsan bir dert, almasan bir dert.

Anlamiyorum. Eve gelene kadar delirdim. Noluyor yahu? Ne demek istiyor bu adam?

Geldim evde yaptim salatayi ama kafamda donuyor laf. Sinirlendim yine aklima gelince. Neyse. Bunun da bir spirituel anlami varsa biri aciklasin. Cok sinirleniyorum.

Evdeki kaucuklardan biri bitlenmis sanirim. Yaprak alti yumurta doluydu. Supurdum yapraklari. 

Iyilestim, plaj vakti ama dunku yagmurdan sonra bugun parcali bulutluydu. Skildim artik. Is aramaya baslayabilirim. Bekeldigim bir is, kadin oldugum icin reddedildi. Gozlerimi devirdim. Cinlilerle caliscaktim. Cinlilerin talebini, asil is veren reddetmis. Birsey diyemedim Cinliye.

Ejderha boy atti iki gunde. Iki gunes gordu, kudurdu. Cogzel.

Yeni ay geliyor. Bu pazarda bitki bulamadim. Ama hala planlar yapiyorum.

Cidden dagda tek basima yasamayi dusunuyordum da, gt kadar ilce bile bu kadar guvensizken..

Sunday, June 11, 2017

Toplu Tasima

Bilmem bilir misiniz, toplu tasima fobim vardi.
Bir kere Izmir merkezden, su an yasadigim ilceye, en parasiz oldugum bir vakitte, (2005) 200tl taksi parasi vererek gidip, gelmistim. 

Gecti o gunler. Izm'e gidip gelmelerimi Izban'la yapiyor, uzerine de metrosuna biniyorum. Ha bugun metroda, eski yasadigim yerin duraginda eskilerle karsilasma endisesi yasamadim degil. Kalbime inIcekti.

Neyse efendim. Kuzeyden guneye gittim. Iki gece farkli yerlerde kaldim ve ille de kendi evim dedim. Baskalarinin evinde kalmaktan rahatsiz olurum. Ancak ilki 90 senesinden beri arkadasim, dostum, en yakinim. Digeri kardesim. Yani hic sorun yok, saniyordum.

Kardesimin evinde kabus gordum. Gunduz niyetine anlatiyorum ozet halinde. Kapinin onune gelen ramazan davulcularina uzerimde bozuk para olmadigi icin, yanlarindaki tanidik araciligi ile 10 tl verdirtiyorum. Itiraz ediyorlar falan. Ben de kapiyi kapattip, iceri giriyorum. Birkac saat sonra kapi deliginden bakinca gittiler mi diye (cunku israrci bir yapilari vardi) apartman otomati yandi. Cingeneler kapinin onune cokmusler. Isik yaninda kalkip davul calmaya basladilar. Kaldigim yerde davulcu gecmesi mumkun degil, bunu da belirteyim.
Onlar kalkinca, neden bilmem kapiyi aciyorum, parayi aldiniz, ne bekliyordunuz diye. 4-5 kisi bunlar. Daha cok para ver diyorlar. Ben de yok diyorum. Sonra yaklasiyorlar bana, biri kapinin agzina gelip bicak cikariyor ve tehdit diyor beni. Bu adamlari aslinda cok iyi taniyormusum. Senelerce birlikte calismisiz falan.
Bicak cikinca ben geri adim atiyorum, kapiyi da aralik birakip kenardaki 100tllerden almaya gidiyorum. Ama aralik kapidan benim gizli yerimi gorebiliyorlar ve iceri giriyorlar, tamam diyorum, tum parayi alir simdi bunlar. Bir tanesini alip, digerlerini arkama saklasam diye dusunurken, oldurebilirler bile beni diyorum. Uyandim. Dusundugum guvendigim insanlar hakkinda bir daha dusunmek, daha tedbirli yaklasmakti uyandigimda.

Tabirlere falan bakmadim. 
Elimde kilic ciceklerimle metro ve izban evresini tamamladiktan sonra, ki izbanda 5 cocukla ayni vagondaydik, ruyam aklimdaydi hep, arabaya atladim. Hoslandigim muzikleri bagira cagira soyleyerek gidiyorum. Yolda birkac cocuk gordum. 4 kisiler ve otostop cekiyorlar. 

Ruyayi goren ben degilmisim ve daha 20 dk evvel aklima gelmemis gibi cocuklarin ilerisinde durdum. Bekledikleri yer de yol kenari. Onlar binerken arkada kuyruk olustu. Hatta birisi daha binmemis, ben hareket ettim. 

Eskisehir'e gidiyorlarmis. Amaclari Eskisehir'e gitmek degil, eglenceli sekilde otostop cekerek gitmekmis. Hee dedim, kemerini tak once. Kiliclarimi da aldim on yolcu kapisindan, kirilir belki diye. Bir sure gittik. Hicbirinden ses cikmiyor.
"Hakikaten cok eglenceli bir yolculuk oluyor" dedim. "Yoruldunuz mu?". Yine ondeki evet dedi.
Sonra onlari Manisa / Canakkale hangisi denk gelirse, belki birisi alir diye ortalik bir yere biraktim. Baska da konusmadik.

Annemin ablamdan asirdigi 3 kilicin ikisini kokleri ile bir saksiya dikip, hic aklimda olmayan bir dilek diledim. Digerini de 3e kestim. Dinlendiriyorum, yarin dikecegim lavanta tohumu saksima.

Onun disinda yegenimle bondaj yaptik. Birlikte uyumak istemis ben daha gelmeden. Ancak son dakika istemeyince, ki tum gece oksurmus yavrucak, ayri dustuk. Bana mektup yazdi iki tane. Bulamiyorum su an!
Bir de kollarimiza resim cizdi. Benim sol kolumdaki isteyebilecegim yalinlikta bir dovme oldugu icin fotografini cektim. Belki yaptiririm.


Cok begendim.
Sag kola da diger yegen kalem tutmayi ogrenince cizer.
Neden olmasin?!

Gelmeden evvel de enisteye fal baktirdim. Yazip, uzerine de mail attim. Bakalim bu seferki cikacak mi!

Iki gundur ortaya cikan saglik sorunlarimi, dis fircasi ile derz arasi temizlikleri (prens marka temizleyici muhtesem bir seymis) ve uzun toplu tasima yolculuklarini arkamda birakarak, huzur icinde evimdeyim.

Tasinma gormedi yalniz falda.

Ama ben bu hayatim ve gelecegim icin asiri heyecanliyim.

<3

Friday, June 9, 2017

Dolunayda Kudurmak

I Bugun dolunay ve ben yerimde duramayip, yine bitki aldim. Dun geldiler. Evet iki kardes aldim bu sefer.
Yatak odasina aldim. Feng shui'ye gore, yatak odasinda her sey cift olmalidir. O yuzden iki tane. Hmm evet daha komodinleri almadim. O yuzden yerdeler simdilik.

Ancak usttekinin yapragi yarilmisti geldiginde. Soktan olurmus ama bence paketten. Pet bir cubukla yaprak arkasindan sabitlemeye calistim. Olmadi. Yaprak yuzeyinden yaptim simdi. O da pek umutlu degil.

Napmam gerekiyor bilen var mi? Keseyim mi, birakayim mi?

Yeniayda dipteki yapraklarla cogaltmayi planliyorum. Cogalsinlarr! Kudurmam bu yuzden.

Bugun dolunay var, aksam ustu dort gibi. Sevmediginiz huylarinizi, duygularinizi, dusuncelerinizi, aliskanliklarinizi vb dusunup, size gercekten hizmet etmediklerini fark ettiginizde, tesekkurler, artik sana ihtiyacim yok ancak senden ogrendim diyerek kirmizi kalemle yazin ve yakin. Aslinda amac onlara ihtiyaciniz olmadigini fark etmek.

Suyu tuvalete dokmeyin ama. Batilin da bir sayginligi var :))

Dun ben bir reiki sifa seansina katildim. Bu tur konularda cok hassasim ancak bunda icim disima cikti. Kardesimin esi de reikici bir seydi. Yarin detay ogrenip, icimdeki kalan gazi cikarttirabilirim. Ay evet, bu reiki bende gaz cikarttiriyor. Annanemin kursun dokerken yaptigi gibi :D

Hepimize sifa olsun!

Sunday, June 4, 2017

Her Yer Yesil Olsun

Kucuklugumden beri evde hep saksi bitkisi vardi. Su an annemin evindekileri kizlaaar diye selamliyorum, annemin diger kizlariii!

Bizim zamanimizda kadinlarin yaristigi seylerden biriydi sanirim; simdiki gibi ayakkabi, ev, araba yaristirmaktan daha iyi bir yaristi bu. Hatta, kim oldugunu hatirlamiyorum, bir teyzenin evi sarmasikla kapliydi. Tavandan sarmasiklar sarkiyordu, duvardan duvara gerilmis ipler uzerinden.

Ben her zaman saksidan tasan yesiller ile deve tabanini sevdim.

Dikili'de 2008de harika kilic ciceklerim vardi. Feng shuiye ilk adim attigim zamanlar. Evde keskin seyler enerjiyi keser diye okudugum ve topragi sineklendigi icin kapi onune biraktim bitkileri tasinirken. Dikili gibi bir yerde bile 5 senede 3 ev degistirdigim icin...

Annemin yazgisi bize gecti. Annemi 2008de Ankara'da sabitledim. Bakalim ben nereye bundan sonra. Hayalim bahceli deniz kenarli bir ev.

Konu neydi. Konu bitkiydi. 

Ogleden once dolulu, simdi de gurlemeli simsekli yagmurlu bir hava oldugu icin, dun yeni aldiklarimla bir yazi yazayim dedim.
Hem foto da cektim.

Gecen sene ofise feslegen almamla basladim sanirim bitki anneligine. Onceden denemelerim olmustu ve "ay bakamam benn"lerle bitki oldurmustum cok. Cok buyuk salaklik etmisim. 

Lise sonda dershaneye giderken, yazliga giden aile fertlerinden arkaya kalan yaz bekari babam da hovardaliga gidip gelmeyince, evdeki menekselerle konusmus, ayagim kadar buyumelerini saglamistim.
Iste her sey sevgi, ilgi bu dunyada.

Ofiste kendime aldigim feslegeni goren Zhu, ondan goren J, ondan goren Y, ondan goren M derken hepimize bitki almistim.
Feslegeni bahceye diktim eski is yerinde. Basketbol topu kadar buyumustu. Biberiye de orda hala. Ciceklenmeseydi sokup getircektim. Gerci onu da sokecekler, bakalim kurtarmaya ve eve almaya calisacagim.

Ne kadar yaygin yaziyorum. Ama duzeltmeyecegim.

Simdi eldekileri gostereyim.
Madagaskar Ejderha agaci. Internetten aldim. Evde devasa bitkiler olsun istiyorum. Olsun ama fiyatlar cok ucuk. Ben de yavru alip, buyutmeye karar verdim. O da bana sabri ogretecek. Belki de adini Sabrina koymamin nedeni bu fonetik benzerliktir.

Geldiginde kokunun ust kismi aciktaydi. Yaprak uclari kurumus, yapraklarda kahverengi delikler var. kendisini itina ile sulayarak, konusarak eski halinden iyisine getirmeyi dusunuyorum. Umarim olur. Geleli iki gun oldu ama bana cok guzel enerji veriyor. 

Bu, "yapragi guzel"i dun pazardan 1 tlye aldim. Renkler en sevdigim kombinasyon. Ama bu sene yesil giyemedigim icin ben de cicekte buldum artik. Yillik bir bitkiymis. Bakalim ne kadar yasayacak. Bunu sabah saksiladim. Aksam yatak odama koyacagim.
Nane ve feslegen. Yine sabah saksiladim feslegeni. Yagmur yagdigi icin de balkonu yikamadim. Nanelere cildiriyorum.
Sassy suyumu yaparken bunlardan kopariyorum. Kisin iceriye girecekler. Feslegeni de yatak odasina alabilirim, kafamdakileri edinene kadar.
Hidirellezdeki halinden sonra balkon gulum depar atti. Kangren olmus bir dal vardi. Kestim. Sonra her yerinden yaprak verdi. Serpildi masallah.

Yanindaki plastiklere lavanta tohumu ektim. Bakalim basarili olacak mi? Henuz bir hareket yok. Pek umutlu degilim.

Bu da leylak. Gecen sene almistim aksam piknigine gittigimizde. Eve donmek icin can atmistim. Geldiginde cicekliydi. Su vakte kadar bir morluk bisi gormedim. Ama kotu gorunmuyor. Elime bicak alip, tehdit etsem mi diye dusundum ama olmaz.
Konusarak buyutuyorum kendilerini. 
Sans bambularimi unutuyordum.
Butun A101lerini gezdim ilcenin uce tamamlayayim diye. Bunu da 4 aydir deli gibi ariyordum. Tesadufen karsima cikti. Ucuncuyu annem getirecek. Soyledim mi kardesim Izm'e tasiniyor. O burada dogdugu icin bir sey diyemiyorum ama sehir cok kalabaliklasmis. Hmpfff

Aloe vera gelecek. Bir de kilic bildigim. Baska ne varsa istedim.

Bunun yani sira koklemek icin reyhan koydum suya. Umarim olur. Her gun salata yerim o zaman. 

Almak istediklerime gelirsek; (dikim icin yeni ayi bekliyorum da belki gerek yoktur)

Deve tabani (tam 90lar oy oy)
Biberiye
Kekik
Adacayi
Egrelti otu (okulda biyoloji dersinin ilk konusudur, hic unutmadim FERNler!)
Yuka
Cin herdem yesili
Sarmasik
Gul, her renk
Sardunya
Palmiye
Benjamin
Kasimpati
Begonvil
Sumkat
Ceviz ahaha hala okuyor musunuz?

Bir de babamin hatirasina bir hatira ormani istiyorum. 

Su an dusunce asamasindayim, arastirmaya baslamadim.

Kaktusumu Zhu'ya birakmistim. Yenilerini alayim diyorum. Her yer yesil olsun. Instagramda takip ettigim her Kuzey Avrupa evimi, bitki varsa kalpliyorum, delirdim.

Bahceli eve gecince gorun beni!

Thursday, June 1, 2017

Kucuk Sehir

Dun sehre inmem gerekiyordu. Indim.
Araci Aliaga istasyonunda park edip, Izban'a bindim. Daha erken gidecektim ama arkadas derdi oldugunu soyleyince, onunla cinar alti kahvehanelerinden birine gitmeye oncelik verdim.

Biraz konustuktan sonra ayrilmistim yanindan, Iskur'a gitmem gerekiyordu. Her seyi elektronik yaptigimiz bu devirde, sadece subeden alabilecegim bir belge icin Cigli'ye gitmeliydim!

Gugil mepsten baktim. Cigli Belediyesinin orada. Izban duragina cok yakin. Adres Serinkuyu diyor ama ben orasi neresi bilmiyorum. Cigli'ye gittim. Hafizama attigim haritadan ilerlerken taksi duragina sorayim dedim. Sofor Iskur tasindi demez mi!
Ay nasil gidecegim? Dolmusa bin dedi. Ya hofff. Eziyet.

Salata servis kasigi kafali, gamzeli surucuye iskura gitmem lazim dedim. Bindik araca. Nerden geliyormusum. Soyledim. O an soylerken hissettim zaten. Ulan 4ncu yas gunumun fotografinda arkada halilar toplanmis halde, sonra tayin buraya cikmis, o vakittir Izm'de buyumusum...

Iskura geldik. Sol tarafta. Adam dedi ki, donuste indireyim, girisi arka tarafta zaten. Oysa bir kopru vardi. Hemen taksimetreye baktim. 16tl. Gidiyoruz, ana yol ve elbette sola donus yok. Hoff pofflarken artik feribota kadar gelmistik.
Viyadukten donduk. Beni arka sokakta indirdi. Neymis, giris arkadaymis.
Koprude insem incilerim mi dokulurmus yani?

Kizdim adama ama icerden de meditasyon yapiyorum. 

22tlydi. 20 lira aldi benden ama ben susmadim. Cakallik mi yapti, iyi niyetli miydi anlamadim.
Ama naaaptim? Kendisini sevgi ile affettim. Ahahahaha
Bu tur durumlarda yapilacak sey bu. Vicdani varsa uzulur, yoksa sinirlenir. Sen yoluna gidersin. Benden aldigi ekstra parayla cocugunu sevindirsin diye dusundum.

Internetten alabilecegim ama sistemin izin vermedigi belgeyi alip, eve dondum. Baska bir yasal islem de vardi. Onu da yaptirdim. En buyuk kari bu oldu!

Tarla, toprak isleri, kus falan derken aklima tavuk tutamayan koylu kadin geldi.

Izmir'den donuyorum yine. Bu sefer arkadasimi da aldim, eve geliyoruz. Denize gidecektik ama cok ruzgarliydi. Bu sene mayista yagan nisan yagmurlari nedeniyle, dunya "may gray" yani gri mayis diye isim takmis.

Denize gidemeyince, deniz kenarindaki bir koye gittik. Insaatlasma yok, ilgimi cekiyordu hep. Oradan ev alirim diye dusunuyordum bir vakittir.

Bir yandan da arkadasima huzuru inek memesinde arayacagimi soylerken, inek besi ciftligine geldik. Yol bitti. Yol bitince, biz de etrafa baktik tabi. Ama ciftci kayboldugumuzu sandi. Ben o sirada inekcilik yapabilir miyim diye kendimi ve arkadasimi ikna etmek uzere car car konusuyordum.

Adama sorular sormaya basladim. Sagim hangi saatlerde oluyordu, elle mi makineyle mi, a makineyi gormustum simdi, calisacak adam ariyorlar miydi. Tam da sagim vaktiymis. Gelin bir cayimizi icin, sagimi esim ve yengem yapiyor, onlarla konusun dedi. Gittik. O vakit aklima Dogu'daki seyahatlerim geldi. Ozlemistim.

Gittik, bahcede oturmayi tercih ettik. Tepemizde dolasan kirlangiclardan, besideki ineklerden, buzagilardan, okuldan donen cocuklardan bahsettik.
Oraya buraya bak, koy gormemis sehirliler gibi, "a E, suna bak, buna bak" birbirimizi yorduk.
Baska bir kiz geldi, tombulcana sevimli. Tam Ege siveli.
Guya gizli gizli tavuk ve yumurta istedi. Babasi yollamis.
Kadin da git tut su tavugu dedi. Kiz 11 yasindaymis. Ben tutamam dedi, kadin ben de tutamam dedi. Ahahaha

Ramazan da geliyor dendiginde, kalkma vakti gelmisti. 
Meger sit alaniymis. Ondan insaat yokmus.

Biz kalkana kadar tavugu tutan olmadi. Teog sinavi vs konustuk. Araca bindik.

Koyluler bize öykunur, biz onlara. Ama baktik hic birimiz tavugu tutamiyoruz. Gulduk gittik.

Oldugumuz yerden ne zaman keyif alacagiz acaba?
Ben aliyorum! Biraktim gitti.