Thursday, June 1, 2017

Kucuk Sehir

Dun sehre inmem gerekiyordu. Indim.
Araci Aliaga istasyonunda park edip, Izban'a bindim. Daha erken gidecektim ama arkadas derdi oldugunu soyleyince, onunla cinar alti kahvehanelerinden birine gitmeye oncelik verdim.

Biraz konustuktan sonra ayrilmistim yanindan, Iskur'a gitmem gerekiyordu. Her seyi elektronik yaptigimiz bu devirde, sadece subeden alabilecegim bir belge icin Cigli'ye gitmeliydim!

Gugil mepsten baktim. Cigli Belediyesinin orada. Izban duragina cok yakin. Adres Serinkuyu diyor ama ben orasi neresi bilmiyorum. Cigli'ye gittim. Hafizama attigim haritadan ilerlerken taksi duragina sorayim dedim. Sofor Iskur tasindi demez mi!
Ay nasil gidecegim? Dolmusa bin dedi. Ya hofff. Eziyet.

Salata servis kasigi kafali, gamzeli surucuye iskura gitmem lazim dedim. Bindik araca. Nerden geliyormusum. Soyledim. O an soylerken hissettim zaten. Ulan 4ncu yas gunumun fotografinda arkada halilar toplanmis halde, sonra tayin buraya cikmis, o vakittir Izm'de buyumusum...

Iskura geldik. Sol tarafta. Adam dedi ki, donuste indireyim, girisi arka tarafta zaten. Oysa bir kopru vardi. Hemen taksimetreye baktim. 16tl. Gidiyoruz, ana yol ve elbette sola donus yok. Hoff pofflarken artik feribota kadar gelmistik.
Viyadukten donduk. Beni arka sokakta indirdi. Neymis, giris arkadaymis.
Koprude insem incilerim mi dokulurmus yani?

Kizdim adama ama icerden de meditasyon yapiyorum. 

22tlydi. 20 lira aldi benden ama ben susmadim. Cakallik mi yapti, iyi niyetli miydi anlamadim.
Ama naaaptim? Kendisini sevgi ile affettim. Ahahahaha
Bu tur durumlarda yapilacak sey bu. Vicdani varsa uzulur, yoksa sinirlenir. Sen yoluna gidersin. Benden aldigi ekstra parayla cocugunu sevindirsin diye dusundum.

Internetten alabilecegim ama sistemin izin vermedigi belgeyi alip, eve dondum. Baska bir yasal islem de vardi. Onu da yaptirdim. En buyuk kari bu oldu!

Tarla, toprak isleri, kus falan derken aklima tavuk tutamayan koylu kadin geldi.

Izmir'den donuyorum yine. Bu sefer arkadasimi da aldim, eve geliyoruz. Denize gidecektik ama cok ruzgarliydi. Bu sene mayista yagan nisan yagmurlari nedeniyle, dunya "may gray" yani gri mayis diye isim takmis.

Denize gidemeyince, deniz kenarindaki bir koye gittik. Insaatlasma yok, ilgimi cekiyordu hep. Oradan ev alirim diye dusunuyordum bir vakittir.

Bir yandan da arkadasima huzuru inek memesinde arayacagimi soylerken, inek besi ciftligine geldik. Yol bitti. Yol bitince, biz de etrafa baktik tabi. Ama ciftci kayboldugumuzu sandi. Ben o sirada inekcilik yapabilir miyim diye kendimi ve arkadasimi ikna etmek uzere car car konusuyordum.

Adama sorular sormaya basladim. Sagim hangi saatlerde oluyordu, elle mi makineyle mi, a makineyi gormustum simdi, calisacak adam ariyorlar miydi. Tam da sagim vaktiymis. Gelin bir cayimizi icin, sagimi esim ve yengem yapiyor, onlarla konusun dedi. Gittik. O vakit aklima Dogu'daki seyahatlerim geldi. Ozlemistim.

Gittik, bahcede oturmayi tercih ettik. Tepemizde dolasan kirlangiclardan, besideki ineklerden, buzagilardan, okuldan donen cocuklardan bahsettik.
Oraya buraya bak, koy gormemis sehirliler gibi, "a E, suna bak, buna bak" birbirimizi yorduk.
Baska bir kiz geldi, tombulcana sevimli. Tam Ege siveli.
Guya gizli gizli tavuk ve yumurta istedi. Babasi yollamis.
Kadin da git tut su tavugu dedi. Kiz 11 yasindaymis. Ben tutamam dedi, kadin ben de tutamam dedi. Ahahaha

Ramazan da geliyor dendiginde, kalkma vakti gelmisti. 
Meger sit alaniymis. Ondan insaat yokmus.

Biz kalkana kadar tavugu tutan olmadi. Teog sinavi vs konustuk. Araca bindik.

Koyluler bize öykunur, biz onlara. Ama baktik hic birimiz tavugu tutamiyoruz. Gulduk gittik.

Oldugumuz yerden ne zaman keyif alacagiz acaba?
Ben aliyorum! Biraktim gitti.



9 comments:

  1. Köylüler şehre özenir şehirliler köye. Galiba herkes elinde olmayanı istiyor.

    ReplyDelete
  2. İlk 3 senesi köyde, kalan 42 senesi şehirde geçen ve inşallah geçmeye devam etmeyecek yaşantımı şehire çok yakın bir köyde oturarak geçirmek,tamamlamak istiyorum. Denizi unuttum, yanlış mesaj olmasın evrene :)))

    ReplyDelete
    Replies
    1. Yazinca sozlesme yapmis oluyormusuz evrenle. O yuzden yazin :))
      Umarim gerceklesir.
      Ben de bahce ve deniz istiyorum.

      Delete
  3. tavuk yakalamada üstüme yoktur. Küçükken bir sene kadar bakmıştık. Akşam kümese girmeyen tavukları önce sakince gözler başka bir işle ilgiliymiş gibi yanına yaklaşır hopp yakalardık. Çok zevkliydi;çocukken oyun gibi gelirdi.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Saygiyla egiliyorum.
      Ben uzun sure bakarsam tiksiniyorum tavuklardan 😰

      Delete
  4. Köye dönüş projesine baktım senin ve benim için, kırk yaşını çok yaşlı bulmuşlar, geri ödemesiz kredi vermiyorlar.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Sizin koye doneriz? :))
      Koy cok, gitmek istedikten sonra. Paradan kurtulmak lazim esas. Fas'a gitmeyi dusunuyorum son bir senedir.

      Delete
  5. Ay sen beni öldürecen; "salata servis kaşığı kafalı" ne yaa:-)))
    Gözümün önüne geliyor kendim: çiftlik, çiftlik evim, ineklerim ve koyunlarım :-) üst katta güzel kütüphanem filan. Neden yapmıyorum. Neden yapamıyorum. Ne arıyorum daha bilmiyorum. Ay tamam seni de sıkmayayım. Sen devam et araştırmaya, olmadı yardım edecem ben sana. Şu an çalıştığım firma da koyun yünü ith-ihr yapıyoz söylemişmişyim:-)
    Şu sosyal hizmet-çi olayına taktım ama TR'de bir halt ilerleyemiyorum.İkna olduğumda bakacağım durumlara sanırım.
    Sevgiyle,

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ya benim komentlerimi gorememe sorunum var. simdi gordum bunu da.

      Valla artik baslamak lazim hemsiire. Sana istedigin arsayi buldum. Yeter ki basla.

      Delete