Friday, July 14, 2017

Agai

Ben aslında kardeşime gitmeden evvel son işssizlik ödeneğimi çekecektim. İlçedeki ppt'deki kadınla seneler önceki bir durumdan ötürü tartışınca, Yeni Şakran'dan parayı çekmeye karar verdim.

GPS beni yanlış yönlendirdi. Şube diye gösterdiği yerde bir köprü ve yazlık evler vardı.
Ben de Agai Antik Kenti tabelasından devam ettim. Tabela kahverengi değil, yeşil bu arada. The tabela.
Ana yol üzerindeki kahverengi olan 2 senedir falan var. Aklımda gitmek vardı zaten. Ben de devam ettim.
Git git, yol bitmiyor.
Arkadan yeşil bir tofaş araba geliyor, içinde birkaç kişi. Daha önce Gümüşhane'de başıma gelemeyen gibi bir şey olabilir diye korktum. 3ncü köyde kenara çekip, beni geçmelerine izin verdim. Yoksa bir tırsaklıkla takip ediliyorum diye düşünmeye devam edecektim. Bu aralar planetler kadınlara karşı şiddeti işaret ediyor çünkü.
Neyse, içinden geçtiğim köylerde DSİ künk için yol kazısı yapıyordu. Sene 2017. Okullar tek derslikli. Bazen düşünüyorum, güneydoğudaki insanlara üzülüyoruz ancak buradaki durum farklı değil. Altyapı yok, okul yok, belki taşımacılıkla okula gidiyorlardır. Neden ikiyüzlü davranıyoruz?

The tabela demiştik. Bazı yerlerde "çare sarıgül" misali yolun ortasına ama bu sefer kırmızı sprey boya ile Agai yazmışlar.
Agai Kazısı Kampüsü tabelasını da arkamda bırakıp ilerlerken, GPS 0km diye gösterdi. Tee allam. Ptt için de böyle demişti bu gpes. Bilemedim. Kazının köy içinde olmasına ihtimal veremedim. Yollar fena, daha nereye kadar gideceğimi bilmediğim için, kampüs alanına dönmeye karar verdim. 1km gittikten sonra döndüm.
Kampüsten bir çocuk koşa koşa geldi beni görünce, "tamam hocam bakıyorum" diyerek. Ben de konuştum kendisi ile. Çocuk belli ki işini çok seviyor. O kadar detaylı anlattı ki, gitmiş kadar oldum. Teşekkür edip arabaya atladım tekrar.
Dediği yolu takip ederek, bahsettiği güvenlik kulübesine geldim.

Ayağımdaki şıpıdık terlikleri sipor pabuçlarla değiştirip, Benjamin'i kucakladığım gibi alana girecektim ki, güvenlik görevlisi "ben de geleyim" dedi. Yahu senin ne işin var?! 
Gerek yok dedim. Adam ısrar ediyor. Sonra bana dedi ki, "yılanlar oluyor bazen". Hmpff gözlerimi devirerek, tamam birlikte gidelim dedim. Olacağı varsa önleyemem değil mi? Yılan için ne yapmam gerektiğini biliyorum ama dağ başında kime ne haber vereceğim, ya yürüyemezsem geri?! O yüzden kabul ettim.
Başladık yürümeye.
 Arkeolog evladımın da dediği gibi kente nekropolisten giriliyor. Mezarlık ya da ölüler kenti denebilir.

 Aşağıdaki mezarın üzerinde papirüs, kalem göreceksiniz. Kendisi için öğretmenmiş dedi gg (güvenlik görevlisi). Çok önemli bir şahsiyetmiş, çok büyük adammış rahmetli. Öyle dedi.
 Bu kent keçi ile geçinirmiş. Hatta Agai keçi demekmiş ama kentin adı ile keçinin adının alakası olmadığını yazmış bir arkeolog. Kardeşime gidince araştırdım biraz.
Keçinin her şeyini kullanıyor olmaları lazım. Keçi derisini tabaklamak için de idrar kullanıyorlarmış.
Bana gg aşağıdaki tuvaleti gösterdiğinde, "burası umumi mi?" diye sorduğumda, evet dedi. Burada idrarı biriktiriyorlarmış. Bunun karşı köşesinde de büyük dışkı için üstü kırık bir küp var. İdrarı israf etmemişler.
 Kentin yolları çoğu yerde çok geniş. 
 Net çıkmamış ancak aşağıdaki kent meclisi. Gittiğimde saat 4e geliyordu ve 5te ziyarete kapanıyormuş. Çok soru sorup, detay inceleme yapamadım. Ama o basamaklara çıkmak isterdim.

 Bu da, fotoğrafta çok net olmasa da, bence gladyatöre benziyor ancak gg gardiyan dedi aşağıdaki kabartma için. GG bilir, ben bilmem.
 Aşağıdaki de, o vaktin 3 katlı agorasından ayakla kalan duvar. Ya evet, 3 katlı bir çarşıları varmış. Detaylar yine the tabelada.


 Aşağıdaki yOvarlak da, et ve balık pazarı :D
Balık da yılan balığıymış çoğunlukla. Anlatıcam.

 GG bana yukarıdan kekikleri gösterdi. Nicedir eve kekik, adaçayı almaya çalışıyorum. İnternetten satın alıma son verdim facialardan sonra.
Agoranın ayaktaki duvarının arkasına geçip, bana kekik topluyor gördüğünüz üzere. Bir kucak dolusu kekik <3
 Bu da muazzam bir istinad duvarı. Agora'yı destekliyor. Buna benzer duvarları barajlarda gördüm ben. Bakınız İ.Ö.den beri ayakta!!!
 Yılan balıklarına dönersek, aşağıda gördüğünüz çaydan Aliağa'daki baraj yapılmadan önce bile sürüler (yumak dedi) halinde yılan balıkları gelir ve dere boyunca yumurtlarlarmış. Ancak barajla birlikte, açık denizden yılan balığı gelmez olmuş.
ÇED falan yok tabi o vakitler. Gerçi olsa ne yazar. Biz de ÇEDli işlerde çalıştık, biliyoruz elbet.
 İ.S. dönemi ile de bir şapel!! 
Fotoğrafta net çıkmamış, o yüzden koymadım buraya.
 Yazının başında demiştim ya, köye künkleri döşüyordular diye. İsa'dan Önce yapılan bu kentte alt yapı sistemi var. Zaten bu tür taşlar gördüğünüzde bilin ki, alttan atık su akıyor. Temiz su için de toprak borular var. Denizli'de son gittiğim yerde olduğu gibi. Bunlar ayrıca yağmur suları için de, binaların yanında boru indirmiş!! 
 Aşağıdaki boruyu görebiliyor musunuz? Dik duran toprak (terra cotta) boru?

Saat 4ten sonra olmasına rağmen, hava elbette leş gibi sıcaktı. GGnin ter damlaları yüzünü örtüyordu. Bir de fazla kilosu varmış sanırım. O soluk soluğa beni gezdirdi. Elimde Benjamin var diye de, kekikleri almamıştım. 
Geri geldiğimizde, manitadan çiçek alır gibi, kekikleri aldım. Teşekkür ettim.
"Bir daha gelin" dedi.
"Gelicem" dedim. Gittim. "Görüşürüz" :D

Biz çıkarken başka bir adam geldi ziyarete. GG ona dedi ki, "abi 5te kapanıyor ziyarete. Sağdan git, sonra sola dön, gel". Evet gg ona eşlik etmedi.

Ben tüm gün sıkılmıştır diye iyi niyetli düşünmüştüm. Gördüğünüz gibi, bana kekik verdi ve vedalaştık.

Girişte ücret yok. Kazı işleri sponsoru yok. O yüzden yavaş gidiyor sanırım. Birçok büyük işler yapılmış, yol ortaya geçen sene çıkarılmış ancak destek lazım.
İyi ki gitmişim.
GG'ye bana bir daha bu sıcaklarda gelmememi tembihlediğinde, "ben pttyi arıyordum aslında" dedim ve pttyi sorduğumda yolun diğer tarafında olduğunu söyledi. Acele etmememi, yolların mıcırla kaplı olduğu için tehlikeli olacağını da ekledi. "Yarın halledersiniz" dedi. Ne rahat insanlarız değil mi? Adamın daha yeni tanıştığı insanla yaptığı konuşmaya bak. "Yarın halledersiniz" :D

Ben yine de, yoldaki ağır tonajlı kamyonlara rağmen, pttyi buldum. Ama 5te kapatıyorlarmış. 2 geçiyordu gittiğimde. Kadın kasayı kapatmıştı. Ben de İzmir'de devam ettim.

Dahası var. Bu sadece Agai.
Umarım daha birçok şey ortaya çıkarılır, bu kenti ben pek sevdim. Bu arada kendisi Manisa ili sınırları içinde. Kazıda çıkanlar Manisa müzesinde!
Yenişakran'dan da gidiliyor ancak sanırım en az yarım saat yol gittim kent için. Daha uzun da olabilir.
Agai Antik Kenti Kazısı ile ilgili detaylı bilgi için;
www.aigai.info 

8 comments:

  1. Ne kadar nazik bir gg. Ben de seninle sevdim Aigai'yi. Bir de bu yazının girişi ayrı, gelişmesi ayrı, sonucu apayrı güzel olmuş. Pek tatlı.
    ltg

    ReplyDelete
    Replies
    1. Çümküü biz tatliyiz Itgcim <3
      Senin icin ciktim yola. Her seferinde aklima geliyorsun. Beni kamciladiign iicn tesekkurler.
      Bir kere instada demistin ya, "bu yerlerden orada yok mu" gibi bir sey. O vakitten beri aklimda :) <3
      Cok nazik bir ggmis hakikaten. Daha anlatÇaklarim var. :)

      Delete
  2. Aaaay cok guzelmis burasi. Ne iyi etmissin de PTT pesine dusmemissin, inat edip... Yarin halledersin ;-D Kih kih kih.
    Organik kekiklerini de afiyetle ye insallah.
    Sevgiler, serinlikler.
    M

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ay evet. Yine ayni yenisakran pttsinden aldim parayi :)
      Kekik falan gozumle gorup, toplayinca daha keyifli. Bir de evde biberiye tutturabilirsem!
      Sevgiler, :)))
      Daha gezdim, yazcam. Muck

      Delete
  3. Neye niyet neye kısmet.. Gezmeyi özledim:-(

    ReplyDelete
  4. Niyeyse bu tarz yerler gezmek hiç ilgimi çekmiyor. Çok denedim sevemedim. O sebeple böyle senin gibi meraklı insanlar görünce hevesleniyorum. Böyle ecnebiler gibi tek tek oku bak... bRAVO!

    ReplyDelete
    Replies
    1. Benim de cekmezdi. Senelerce kahverengi tabelalara 30km uzakta yasadim, calistim. Doguya gidince geldigim yerin tarihi hakkinda bilgi sahibi olmadigimi fark edince utanmistim. Su an cok buyuk bir kralligin topraklarinda yasiyorum ve bilgi topluyorum yavas yavas.
      Ayrica eski yasamlari da merak ediyor insan.

      Delete